Gündem
Türkiye haklarının gasbına izin vermez
TÜRPAV Milli Politikalar Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doğacan Başaran, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de sismik araştırma gemisi Oruç Reis’e saldırı girişimine ilişkin, Türkiye, hukuken haklı olan taraftadır. Bu haklılık çerçevesinde haklarının gaspına asla izin vermeyecektir ve denizdeki vatanını korumak için gerekeni yapacaktır” dedi.
“Türkiye vatanını korumak için gerekeni yapıyor!”
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de verdiği mücadelenin haklı bir mücadele olduğunu söyleyen Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doğacan Başaran, “Yunanistan’ın Mısır’la yaptığı anlaşma ve buna müteakip Türkiye’nin Oruç Reis gemisi ve beraberindeki deniz kuvvetleriyle sismik araştırma faaliyetlerinde bulunması, Ankara-Atina hattındaki gerilimin artmasına sebebiyet vermiştir. Bu noktada Türkiye’nin gerek deniz kuvvetleriyle ve gerekse de diplomatik düzeyde önemli bir duruş ortaya koyduğunu belirtmemiz gerekiyor. Zira Türkiye, kendi egemenlik haklarının bir oldu bitti yapılarak gasp edilmesine karşı haklı bir mücadele yürütmektedir. Doğu Akdeniz’deki durumun hukuki boyutuna bakıldığında Yunanistan’ın Mısır’la yaptığı anlaşmanın yok hükmünde olduğunu vurgulamamız gerekmektedir. Bunun iki nedeni vardır. Bunlardan ilki, Türkiye ile Libya arasında imzalanan anlaşma sebebiyle Yunanistan ile Mısır’ın deniz sınırının bulunmamasıdır. Dolayısıyla Türkiye-Libya anlaşması nedeniyle Yunanistan-Mısır anlaşması yok hükmündedir. İkinci nedeni ise Yunanistan ile Mısır arasındaki anlaşmanın adaların hukuki statüsünü görmezden gelmesidir. Bu da söz konusu anlaşmanın uluslararası hukuk nezdinde bir anlamının bulunmadığını göstermektedir. Dolayısıyla Türkiye, hukuken haklı olan taraftadır. Bu haklılık çerçevesinde de denizdeki vatanını korumak için gerekeni yapmaktadır” dedi.
Yunanistan Türkiye’yi güneyden kuşatmak istiyor!
Meselenin, yalnızca hukuki boyutlarıyla ele alınacak bir konu olmadığına değinen Başaran, “Doğu Akdeniz’deki jeopolitik gelişmeler de çok önemlidir. Bu kapsamda Mısır’la anlaşan Yunanistan’a, İsrail’den gelen destek açıklamaları manidardır. Öte yandan; Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki askeri varlığını artıracağını açıklaması, en hafif ifadeyle aymazlıktır. Fakat Paris’in bu konudaki tutumu, küresel aktörlerin de bölgedeki meseleye ilgi duyduğunu göstermektedir. Atina’nın AB’den yardım istemesi, Yunanistan’ın Türkiye’yi güneyden kuşatan geniş bir ittifak inşa etmek istediğini göstermektedir. Bu ittifaka küresel aktörlerden biri olan ABD’nin de dahil edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Zira Demokrat senatörlerden Bob Menendez ve Chris Van Hollen, Doğu Akdeniz nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulanması yönünde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’ya çağrıda bulunmuştur. Bu da Trump’ın kaybetmesi durumunda, kasım ayında yapılacak seçimlerden itibaren ABD’nin Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin karşısında konumlanabileceğine işaret etmektedir. İşte Türkiye’nin kendisini bölgede izole etmek isteyen bu kuşatma planını aşacak formüller üretmesi elzemdir” ifadelerini kullandı.