İSLAM
Televizyon çocuğumuzun kötü arkadaşı olmasın
Kültür ve coğrafya ayırımı yapmaksızın dünyanın her yerine aynı anda ulaşan televizyon, adeta medya imparatorluğunun bir merkez üssü niteliğindedir. Bilgi ve kültür alanında ne kadar faydalı veya zararlı olduğu tartışıla dursun; o, toplumun zengininden fakirine, aydınından cahiline, dindarından dindar olmayanına kadar her ailede evlerin baş köşesinde yerini almıştır. Evlerden dünyaya açılan bu küçük pencere kendisine has büyüsüyle, çocuğundan yaşlısına tüm insanları adeta kendisine esir etmiştir.
Çocuklarının Aşırı Televizyon İzleme Eğilimi Karşısında Anne Babaların Tavrı Nasıl Olmalıdır?
* Televizyon karşısında geçirilen zaman mümkün olduğunca azaltılarak bunun yerine çocuk için önceden seçilerek alınmış video cd. izletilmesi veya teyp kasetleri dinletilmesi cazip olacaktır. Çocuklara uygun radyo programları dinlemek için fırsat verilerek, komik ve eğlenceli kitaplar, dergiler çocuğun okumasına sunulmalıdır.
* Çocukların yeni oyun arkadaşlıkları kurmasına fırsat vermeli ve bu arkadaşlıklarını devam ettirebileceği uygun oyun ortamları hazırlanmalıdır.
* Okuma zevki ve alışkanlığı geliştirmek için ebeveynin okuma faaliyetini çocuklarla aynı ortamda ve aynı zamanda yapmaları, etkili bir örnek olmalarını sağlayacaktır.
* Televizyon izlemek; çocuklara anne babanın denetiminde önceden adı ve saati belirlenmiş uygun nitelikli programların izletilmesi şeklinde olmalı, anne veya babadan biri çocuğun yanında olma fırsatını bulduysa izlenenleri yorumlamada yardımcı olmalıdır.
* Zamanı doğru kullanma alışkanlığının kazandırılabilmesi için ödev ve sorumlulukların olduğu zamanlarda televizyon seyredilmesine izin verilmemesi lazımdır.
* Televizyonun çocukları zihinsel tembelliğe alıştırmasına karşı bir önlem olarak diğer zamanlarda çocuğun hayal gücünü geliştirecek ve yoğun zihinsel enerji sarf edeceği oyun ve faaliyetler tercih edilmelidir.
Burada dile getirdiğimiz ve diğer bazı önlemler ve alternatif eğlence şekilleri her şeye rağmen televizyonun yerini alamayacağı gibi onun muhtemel zararlı etkilerinden de tam anlamıyla çocuklarımızı koruyamayacaktır. Ancak bir bakıma hayatımızdan tamamıyla çıkaramayacağımız bu büyülü pencereyi en azından görmek istediğimiz ve göstermek istediğimiz dünya için kullanalım !?
Kaynak: Altınoluk Dergisi, Dr. Faruk Kanger 2003 – Subat, Sayı: 204, Sayfa: 56