İSLAM
Nazik, zarif, kibar bir Peygamber
Allah Teala şöyle buyurmuştur, "(Bütün insanlığı) hikmetle ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır; ve onlarla en güzel, en inandırıcı yöntemlerle tartış; şüphesiz, O’nun yolundan kimin saptığını en iyi bilen senin Rabbindir; ve yine doğru yola erişenleri de en iyi bilen O’dur." (Nahl, 6/125)
Rasûlullah aleyhisselam buyurdular:
“Kaba söz, ayıptan başka bir şey getirmez! Hayâ ve edeb de girdiği yeri süsler!”
Kubâs bin Üşeym:
“-Ben ve Hazret-i Peygamber Fil Senesi’nde doğduk” der.
Osman bin Affân (ra) ona:
“-Sen mi daha büyüksün, yoksa Peygamber Efendimiz mi?” diye sorar. O mübarek sahâbî, şu edep numûnesi karşılığı verir:
“-Peygamber (sav) benden çok çok ve târife sığmaz derecede büyüktür. Doğumda ise ben O’ndan eskiyim...” (Tirmizî, Menâkıb, 2/3619)
İşte örnek nesildeki rûh inceliğinin, lisâna aksetmiş bir hâli... Düşünmek îcâb eder ki, bu kadar nâzik, zarif ve ince bir lisan kullanmayı telkin eden gönül hassâsiyeti; hangi terbiyenin, hangi eğitimin mahsûlüdür?..