Gündem
Hasan abilere operasyonda FETö parmağı
Merhum Genel Yayın Koordinatörümüz Hasan Karakaya ve Yayın Kurulu üyemiz Hasan Hüseyin Maden’in 28 Şubat sürecinde Çete-Mete komplosuyla gözaltına alındığı operasyonu düzenleyen ekipte yer alan, Abdurrahman Yılmaz’a FETÖ davası açıldığı ortaya çıktı.
O polis eskisine FETö davası
Günümüzde Emniyet teşkilatını ‘şehit aileleri vakfı’ adı altında kurulan EMŞAV üzerinden markaja alan Abdurrahman Yılmaz’ın FETÖ bağlantılarıyla ilgili yargı harekete geçti. Gazetemiz Akit’in 2016 yılında “EMŞAV’da Paralel sızıntısı” haberiyle skandallarını gündeme getirdiği Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV) Başkanı Yılmaz hakkında 4 yıl sonra dava açıldı. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi, Yılmaz hakkında FETÖ davası başlattı. 2020/154 esas no’lu dava dosyasında FETÖ zanlısı Yılmaz hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ ve ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçlamalarının yöneltildiği öğrenildi. Abdurrahman Yılmaz’ın sanık sandalyesine oturacağı davanın ilk duruşması 13/10/2020 tarihinde gerçekleşecek.
Karakaya’ya kumpas ekibinde
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’e övgüler yağdırdığı paylaşımları kamuoyuna yansıyan, FETÖ firarisi Önder Aytaç’ın herzelerine sosyal medya hesabında yer veren EMŞAV Başkanı Abdurrahman Yılmaz’ın polislik geçmişi oldukça karanlık. Yılmaz, 28 Şubat sürecinde Akit’e yönelik düzenlenen baskınların Emniyet ayağında yer alıyordu. Merhum Genel Yayın Koordinatörümüz Hasan Karakaya ve Yayın Kurulu üyemiz Hasan Hüseyin Maden’in 28 Şubat sürecinde Çete-Mete komplosuyla gözaltına alındığı operasyonu düzenleyen ekipte bulunan Yılmaz, bileğine kelepçe vurulan Karakaya’nın koluna girerek adliyeye götüren kişiydi.
Çete-Mete tezgahı
Kamuoyunda ‘Çete-Mete Tezgahı’ olarak bilinen alçak operasyon, günümüzde Sözcü Gazetesi’nde yazan Emin Çölaşan’ın “Kim bu Hasan?” başlıklı yazısının Ankara DGM Savcılığı’nın ihbar kabul etmesiyle başlamıştı. Çete liderliği suçundan cezaevinde bulunan Kasım Gençyılmaz isimli çetecinin, “1997 yılında Akit Gazetesi’nde çalışan ve adı Hasan olan birisinin 2 milyon dolar karşılığında o zamanki Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden’i öldürmesini teklif ettiği” yalanı üzerinden kurgulanan operasyonla gözaltına alınan Hasan Karakaya ve Hasan Hüseyin Maden, Ankara DGM’ye sevkedilmişti. DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’in talimatıyla 7 gün gözaltında tutulan Karakaya ile Maden, DGM’de yüzleştirme sonrasında tezgahın çökmesiyle serbest bırakılmışlardı. 208 yıl hapsi istenen bir çetecinin hezeyanları üzerine gözaltına alınan Karakaya ile Maden, iddia sahibi Gençyılmaz ile yüzleştirilmiş, ancak çeteci Gençyılmaz Akit mensubu iki ‘Hasan’ı da tanıyamamıştı. Savcı Nuh Mete Yüksel’in düğmesine bastığı Akit’i bitirme operasyonu böylelikle darmadağın olmuştu.