İSLAM
Bardakoğlu: Biz İslâm'ı anlamadık
Diyanet İşleri Eski Başkanı Ali Bardakoğlu; İslam dünyasının tek Allah'a ve Peygamber'e inandığını ancak bugünkü haliyle Müslümanlar ile Kur'an-ı Kerim ve Hz. Muhammed'in sünneti arasında ciddi bir örtüşme görmediklerini söyledi.
2003-2010 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı yapan Ali Bardakoğlu, 2013 yılında kurulan Kur'an-ı Kerim Araştırmaları Merkezi'nin (KURAMER) müdürlüğü görevinde bulunuyor.
Kur'an-ı Kerim'i daha geniş bir çerçeve ile anlamak amacıyla kurulan KURAMER'de yapılan çalışmalar yakında okuyucuyla buluşacak. Bardakoğlu, İslam dünyasında yaşanan sıkıntıların en büyük nedeninin Kur'an-ı Kerim'i iyi anlamamak ve uygulamamak olduğunu belirtiyor. Bu nedenle Müslümanların başkalarını suçlamak yerine önce kendilerini eleştirmeleri gerektiğini söylüyor.
Son dönemde İslam ulemasını ciddi bir sorun olarak gördüğünü belirten Bardakoğlu, bu ulemanın Kur'an-ı Kerim'in mesajını 21. yüzyıla nasıl taşımak, dindarlığı nasıl inşa etmek gerektiğini konularında kafa yorması gerektiğini belirtiyor. Ali Bardakoğlu ile İslam dünyası ve Türkiye'deki sorunları, Kur'an-ı Kerim'i anlama çabalarını, KURAMER'deki çalışmaları konuştuk.
1,5 milyarlık bir İslam dünyası var ve İslam dünyası tek Allah'a, Hz. Peygamber'e, ahirete inanıyor, Kur'an-ı Kerim'i kutsal kitabı biliyor. Ancak bugünkü haliyle Müslümanlar ile Yüce Kitabımız ve Efendimiz'in sünneti arasında ciddi bir örtüşme görmüyoruz. Bir yerde bir arıza var, bir yerde bir şeyler yanlış yapılıyor oluyor olmalı. Su bu kadar bulanık kapımızın önüne gelmemeliydi. Bu su nerede kirlendi? Onun için biz bir grup, bu işin gönüllüsü, bu işin sızısını yüreğinde hisseden akademisyen, gönül insanı, işadamıyla Kur'an-ı Kerim Araştırmaları Merkezi'ni kurduk. Yüce Kitabımızı biraz daha derinden anlamaya ve anladıklarımızı toplumla paylaşmaya çalışalım dedik.
2013'te 90 civarında hocamızla birlikte altı büyük projeyi başlattık. Bunlar devam ediyor. 2016 yılı inşallah bunların ürün vereceği bir yıl olacak. Yazıların büyük bir kısmı geldi. Ne göreceğiz bu çalışmaların sonucunda? 10 - 12 ciltlik, Kur'an'ı sağlıklı doğru anlamanın olmazsa olmaz ön bilgilerini topluma sunmak istiyoruz. Kur'an'ı anlamanın zihni bilgi veri tabanları olacak bunlar. Ayrıca kavramlarla ilgili kitap çalışmalarımız var. Gayb, mucize, yaradılış gibi...
Din bir bütündür. O bütünlük içinde dini anlamamız lazım. Bugünkü Müslümanların bir sorunu da dinin belli alanlarına dindarlıklarını yoğunlaştırıp yani görselliği öne çıkarıp görsel dindarlığı öne çıkarıp diğer alanlarda adeta dünyevileştiler. Diğer alanlarda hayatlarını kendi akışına bıraktılar. Halbuki bütüncül bir din mesajını anlamamız lazım. Çevrede, insan haklarında, temizlikte, çalışkanlıkta, üretmede, çocukların eğitiminde, sağlıkta, sosyal adalette... Hayatın her alanında dinin o rahmetinin, adaletinin, merhametinin gerçekleşmesi lazım. Dindarlık tarzımızı, bilincimizi gözden geçirmemiz lazım. Daha kapsayıcı, daha bütüncül bir dindarlık tarzı inşa etmemiz lazım. O zaman zaten kendiliğinden sorunlar çözülür.
İslam dünyası olarak verdiğimiz dini eğitimin, din hakkındaki bilginin yeni baştan gözden geçirilmesinde fayda var. Ben bu kadarını söyleyemek zorundayım. Çünkü din hakkında verdiğimiz bilgilerin bir çoğunun gelişmeden sonra bu gelişmelerden sonra gözden geçirilmesi gerekiyor. Çünkü burada örnekler vererek tartışmayı başka alana çekmek istemem ama ben bugün din kültürü, din bilgisi, ilahiyattaki dini eğitim, İslam dünyasındaki dini eğitim, İslam dünyasındaki şeriat fakültelerinde dini eğitimin müfredatı içerdiği mesaj konusunda ciddi kaygılarım var. İslam dünyasının ulemasının şahsen bir ciddi bir sorun olarak görüyorum. Sadece Şia dünyasındaki Ayetullahları kastetmiyorum. Sünni dünyada da adı konmamış bir ulema hegemonyası oluştu. Fetva sektörü oluştu. Dini bilgi üretiminde kendini merkeze alan sansürcü anlayışlar oluştu ve bunların sonuçlarına bakarak ulemanın da kendilerini eleştirmesi tartışması biz nerde yanlış yapıyoruz demesi gerekiyor. Ulemanın, "Biz iyi anlatıyoruz ama toplum yanlış anlıyor" ya da "anlamıyor" diye sorumluluğu başından savması doğru değil. Şahsi kanaatim bu. 21. yy'da dini bilgiden ne kastediyoruz, dini ilimler nasıl olmalı, özü, mesajı ne olmalı konusunda İslam alimlerinin kafa yorması gerekiyor. Kendilerini eleştirmesi gerekiyor. İslam uleması 21. yy'da yaşadığının farkında olmalı. 21. yy Müslümanlığını dindarlığını nasıl inşa etmemiz gerektiğine kafa yormak zorundayız.
Kaynak: ALJAZEERA