AKİT MENÜ

Gündem

Osmanlı torunundan İstanbul Sözleşmesi yorumu: Fatih'in emaneti İstanbul'un adını itibarsızlaştırmak istiyorlar

İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin değerlendirmede bulunan son Osmanlı Padişahı Abdulhamid Han'ın torunu Kayıhan Osmanoğlu, "İstanbul Sözleşmesi olarak anılan bu melanet sözleşmeden derhal vazgeçilmelidir." çağrısı yaptı.

Taha Emre ÖZDEMİR  yeniakit.com.tr

Abdulhamid Han'ın torunu Kayıhan Osmanoğlu, yeniakit.com.tr'ye konuştu. İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin değerlendirmede bulunan Osmanoğlu, "Haçlı zihniyeti Osmanlı’dan intikam almak istiyor ama şunu bilmiyorlar ki Osmanlı'nın kandan ve candan torunları buna asla müsaade etmeyecektir." dedi.

"Osmanlı’nın sağlam devlet yapısının ardında yatan en büyük etkenlerden bir tanesi köklü aile geleneğidir." diyen Kayıhan Osmanoğlu, şunları söyledi:

"Aile yapısının dağıldığı bir ortamda devlet yapısının ayakta kalması mümkün değildir. Dedemiz Fatih ile beraber bu şehrin adı artık Konstantiniyye değil İstanbul olmuştur. Doğu Roma'nın egemenliği bu şehirde son bulmuş ve artık müjdelenen bu belde bir İslam şehri olmuştur."

'Adının İstanbul Sözleşmesi olarak anılması manidardır'

"Bizler asırlarca haçlı zihniyetinin kirli ideolojileri İslam toplumlarına hakim olmasın diye Avrupa ile cihad etmiş bir milletin torunları olarak ifsad yasası olan İstanbul Sözleşmesi'ni tarihin kirli sayfalarına gömmeyi çok iyi biliriz. Aileyi yıkan ve eşcinselliği meşrulaştıran sözleşmenin adının İstanbul Sözleşmesi olarak anılması bize göre manidardır."

'Bu kirli oyun bozulmalı'

"İstanbul, Batı dayatması ve Haçlı artığı bir zihniyetin hazırladığı bu sözleşme ile itibarsızlaştırılmak istenmektedir. Bizler Osmanlı torunları olarak bu sözleşmenin ülkemizde uygulanmasını da isminin İstanbul Sözleşmesi olarak anılmasını da kabul etmiyoruz. Yetkililerden bir an önce bu kirli oyunu bozmalarını ve yapılan yanlıştan dönmelerini istiyoruz."

'Günahsız yavrular aile sıcaklığını yaşamaktan mahrum bırakılıyor'

"2019 yılının verilerine baktığımız zaman boşanma davalarının evlenen çift sayısının yarısı kadar olduğunu ve kadın cinayetlerinin bu melanet sözleşmenin uygulanmaya başlamasından sonra katlanarak arttığını görüyoruz. Bu sözleşme aileye huzur değil; kan, gözyaşı ve ayrılık getirmiştir. Yuvalar yıkılmış, nice canlara kıyılmış ve günahsız yavrular aile sıcaklığını yaşamaktan mahrum bırakılmıştır."

'Aile olmaz ise huzur da olmaz'

"Gönül huzuru olmayan bir insan ne Kabe’de ne Mescid-i Nebevi’de ne de Ayasofya’da namaz kılarken huşuyu yakalayamaz. Ailenin temellerinde dinamitler patlatılırken o toplumda Hz Ömerler, Selahaddinler, Fatihler, Abdülhamid hanlar yetişmez. Bu melanet sözleşme reddedilmediği sürece siyonizmin yüreğine korku salacak, Mescid-i Aksa'yı Yahudi tasalludundan kurtaracak bir nesil yetişmez."

Yorumlara Git

‘Pedallamaya devam’ Taytlı Vali azgın azınlığın sesi Birgün'e konuştu!

15 Temmuz'un 10. yılında dev adım: Başkan Erdoğan’ın makalesi dünya basınında

ABD'nin saldırılarına İran'dan rest! Hürmüz Boğazı'nda savaş silbaştan!

İçişleri Bakanı güvenlik uyarısı yaptı Almanya’yı saldırı korkusu sardı

Burada kazan orada harca! Seküler beyaz Türkler Yunanistan'ı ihya etti