Gündem
Haçlı-Siyon güçten anlar
Mavi Vatan’daki haklarından zerre taviz vermeyen ve Doğu Akdeniz’de kararlı duruşunu sürdüren Türkiye’yi durdurmak için oluşturulan Haçlı-Siyon ittifakının tehtidini stratejistler, “Haçlı-Siyon ittifakı güçten anlar” sözleriyle değerlendirdi.
Tehdit üstüne tehdit
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye bir devletin, denizcilik alanını ihlal eden pozisyonu kesinlikle kabul edilemez. AB diyaloğa hazır, ancak, gerekirse Türkiye’ye yaptırımlar dahil olmak üzere maksimum sertliği göstermeye kararlı” şeklinde küstah ifadeler kullandı. Aynı üslubu kullanan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ise, “Akdeniz’in istikrarsızlaşmasını kabul etmiyoruz. Yunanistan’ın egemenliğini savunacağız” dedi. Haçlı Bakanların hadsiz sözlerinin ardından İsrail’den alçak bir tavır geldi. Terör devleti İsrail’de siyonist rejimin borazanlığını yapan Times Of Israel adlı gazete, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik iftira ve tehditler içeren makale yayınladı. Makalede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin iç meselelerine odaklanması gerektiği aksi halde “sonunun devrik Libya lideri Muammer Kaddafi, devrik Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ve Tunus’un devrik Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali gibi olacağı” tehdidine yer verildi.
Karşılarındaki tek engel Türkiye
Emperyalist planların önündeki en büyük engelin Türkiye olduğuna dikkat çeken Prof. Erol, “Düne kadar arka planda kalan İsrail’in ses vermeye başlaması ve daha temkinli, ortada bir politika izlemeye çalışan Almanya’nın tavrını birden keskinleştirmesi, haliyle tarihsel hafızayı bir kez daha devreye sokmaktadır. Bu kapsamda Akdeniz merkezli yaşanan gelişmeler akla öncelikle yüzyıl öncesini getirmektedir. Osmanlı’nın tasfiyesini gerçekleştiren ve ancak bu şekilde İsrail devletini kurabilen Haçlı-Siyonist ittifak, anlaşılan o ki şimdi de ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ adı altında ‘Büyük İsrail Projesi’ni gerçekleştirmek istiyor ve bunun önündeki en büyük ‘engeli’ de ortadan kaldırmaya çalışıyor. Türkiye’yi ‘saldırgan-emperyal’ bir devlet pozisyonuna sokma gayretlerinin, algı operasyonlarının arka planında bu hedef yatıyor.” diye konuştu.
Dünya eski dünya değil
Akdeniz’deki krizin Türkiye’ye yönelik kuşatma ve bölme senaryosunun bir parçası olarak da karşımıza çıktığına değinen ANKASAM Başkanı Erol, “Türkiye’nin öncelikle Akdeniz’deki çıkarlarının korunmasını esas alan bu doktrinin nihayetinde bölgede gerçekleştirilmeye çalışılan oyunu bozduğu gibi, yeni dirilişin de müjdesidir.” sözlerini sarf etti. M. Seyfettin Erol şunları söyledi: “Türkiye, kendisine ve tarihsel coğrafyasına yönelik meydan okumalara kayıtsız kalmayacağını ve anladıkları dilden cevap verileceğini çok net bir şekilde ortaya koyarken, Batının eski Batı, dünyanın da eski dünya olmadığının farkındadır. Dolayısıyla Türkiye’ye karşı olası bir müdahale sadece mevcut sınırlar ile sınırlı kalmayacaktır.” sözlerini sarf etti.
Karşımızda aç canavarlar var
Karada cevap verdik şimdi sıra denizde
Ateş, “Bu tehditler, diyalog masasına güçlü oturma manevralarıdır. Yunan’ın, Alman’ın, Fransız’ın, Siyonist’in birlikte hareket edip bizi tehdit ediyor gibi görünmeleri, savaşı göze alamayacak noktada olduklarını gösterecektir. Batı ve Siyonistler şunu bilmiyor: Mevzisi şehadet olanun mevzusu da şehadet olur. Akdeniz’de karşısına aldıkları Türkiye de mevzusu şehadet olan ve bedeli neyse ödemeye hazır olan bir ülkedir. Bu tehditleri Fırat Kalkanı, Barış Pınarı harekatları öncesinde de yaptılar. Sahaya indik, seslerini kestiler. Karada ağızlarının payını verdik, şimdi denizde aynı karşılığı alacaklar. Avrupalı’nın ve siyonistin canı kıymetlidir. İstedikleri kadar esip gürlesinler, iş savaşa geldiği zaman bunların hiçbiri Yunan’ın arkasında kalmayacak.” dedi.
Haçlı-Siyonistler güçten anlar
Ülkemizin tüm mekanizmalarıyla bedel ödemeye hazır olduğuna işaret eden Asım Ateş, şöyle konuştu: “Türkiye mukabelede bulunmaktan çekinmeyecektir. Diplomasiyse diplomasi, vuruşmaysa vuruşma. Tarlada izi olmayanın harmanda sözü olmaz. Bu coğrafyadan şehit millet çıkar ama esir millet çıkmaz, mahkum millet çıkmaz. Bütün gayesi konforunu artırmak olanlar bizim karşımıza çıkarsa bedelini de öderler. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi ‘biz bedel ödemeye hazırız.’ Bunun ötesi yoktur. Erbakan Hocamızın dediği gibi, ‘İsrail güçten anlar’. Bugün o gücü gösterme zamanıdır.”
Ateş, sözlerini şöyle noktaladı: “Türkiye diğerleri gibi toprak çalmaya, doğalgaz kaçırmaya gelmiyor. Türkiye Doğu Akdeniz’de kendi hakkı olanını istiyor ve bu kazanımlarını mazlumlarla, hakkı yenilenlerle paylaşmaya geliyor.”
İlişkili haber: