Dünya
Güçlü Türkiye Güçlü Kosova’dır
Güçlü Türkiye’nin, Kosova için büyük bir anlam ifade ettiğini belirten İDEA Derneği kurucularından Beni Kizolli, “Türkiye, politika yapmadı. Her alanda Kosova’ya yardım etti. Her şey Allah rızası için yapıldı. Türkiye burada olmazsa, bize kader diye biçilen, bu kanlı ovada tek başımıza kalacağız. Türkiye’nin ekeceği her tohum, Kosova topraklarında kök salıp, meyve verebilir” dedi.
Ayhan Demir/ayhan_demir@hotmail.com
Bağımsızlığın sekizinci yılını kutlayan Kosova’nın yaşadığı sorunları ve alternatif siyaset ihtiyacını İDEA Derneği kurucularından Beni Kizolli ile değerlendirdik.
Kosova, 17 Şubat 2008’de bağımsızlığını ilan etti. Bunun gerçek anlamda bir bağımsızlık olduğunu söylemek mümkün mü?
Savaşın ardından yaşanan tüm sıkıntılara rağmen bir bağımsızlık elde edebildik. Anayasamızın dayandığı Ahtisaari Paketi, maalesef, kendine özgü (sui generis) bir devlet olduğumuzu vurguluyor. Ahtisaari Paketi, diğer azınlıklar arasında, özellikle Sırplara farklı imkanlar sunuyor. Sırpların ardı arkası gelmeyen istekleri, haliyle, bitmek bilmeyen sorunlara yol açıyor. Ve bu sorunlar, özellikle, gündemin merkezinde tutuluyor. Kısacası, gündem oluşturamayan bir devletin ve yapay gündemlere tüketici rolü biçilmiş bir toplumun, sekizinci bağımsızlık yılını kutluyoruz.
KOSOVA’NIN SORUNLARI
Sizce Kosova’nın en önemli sorunları nelerdir?
Kosova’nın, gündeme gelen ve pek gündeme getirilmeyen, çeşitli sorunları var. Şu anda gündemde Sırp Belediyeler Birliği, Savaş Suçları Özel Mahkemesi ve DAEŞ terörü var. Bunlar halkın doğrudan sorunları değil. Halkın esas gündeminde devlet kurumlarının demokratikleştirilmesi, kalkınma, yatırım, hukuk, eğitim ve sağlık alanlarındaki sorunlar var.
Yerli ve yabancı yatırımcılara kolaylık sağlamak bir yana, yolsuzluk ve fırsatçılık iradesi sergileniyor. Eğitim alanındaki reformlar, ihtiyaçlara binaen değil, sadece taklitçi bir anlayış ile yapıldı. Bu iki ana sorun; işsizlik, İslamofobi, radikalizm, boşanmalar, alkol, fuhuş ve kürtaj gibi gayri ahlaki sorunları da beraberinde getiriyor.
Bugün Kosova’nın yaşadığı sorunların sorumlusu kimdir?
Yapılan bazı olumlu hizmetler olsa da, geride kalan 16 yılın baş sorumlusu mevcut iktidar ortaklarıdır. Bununla birlikte hizmete talip olmayanlar ve hizmet ufku bulunmayanlar da aynı ölçüde sorumludur. Her şeye rağmen umutsuz değiliz. Yaklaşan Cumhurbaşkalığı Seçimi, Kosova siyaseti için bir yenilenme imkanı olabilir. PDK Genel Başkanı Hashim Thaçi’nin Cumhurbaşkanı olması, bu partideki değişimi tetikleyebilir.
Dick Marty raporundaki iddiaları görüşecek Savaş Suçları Özel Mahkemesi’nin kurulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dick Marty raporundaki iddiaların arkasında farklı niyetler olduğunu düşünüyorum. Savaş Suçları Özel Mahkemesi, abdest yerine gusül almaktır. Savaş Suçları Özel Mahkemesi’ne değil, Savaştan Sonrası Suçlar Özel Mahkemesi’ne ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Ekonomi, hukuk, sağlık ve eğitim alanlarında alınan tüm kararlar incelenmeli. Fabrikaların özelleştirme süreci, UNMİK ve EULUX kararları, sağlık ve eğitim reformları bir özel mahkeme tarafından tetkik edilmeli.
ALTERNATİF İHTİYACI
Kosova muhalefeti, son bir yıldır parlamentoda gaz bombaları atıyor ve sokak gösterileri düzenliyor. Muhalefet ne istiyor?
Muhalefetin tarafında yer alırsanız, sadece hükümete karşı çıkmış olmuyorsunuz. Aynı zamanda çözümsüzlüğü savunuyorsunuz. Fakat hükümetten yana olursanız da, yolsuzlukların yanında yer alıyorsunuz. Kosova’da, sağ ve sol ayrımı oluşturulmak isteniyor. Bu ülkemiz için tehlikeli bir süreç. Arnavutluk’ta 25 yıllık bir tecrübe var. Yeni bir tecrübeye ihtiyaç yok.
Muhalefet, parlamentoda attığı gaz bombaları ve sokak gösterileri ile gündeme gelse de, bir çözüm önerisi ile gündeme gelemiyor. Seçimi kaybedenlerin sokağa çıkma hakkı yoktur. Muhalefet, hükümetin büyük ortağı PDK kadar olamadı. PDK, beş parti ile seçim öncesi işbirliği yaparak seçimi kazandı. Protestolara öncülük eden ana muhalefet partisi VV ise hiçbir koalisyonu kabul etmedi. Ana muhalefet partisi VV, iktidara gelmek istemiyor. “Ne istiyor” diye soracak olursanız, cevabım yok. Bu soruya, VV’nin de verecek cevabı olduğunu zannetmiyorum.
Kosova siyasetindeki tek sorun iktidar mı? Muhalefet sorunu da yok mu?
Elbette muhalefetin bir bölümü de bu süreçte yer aldı. Fakat onlar da bir farklılık gösteremedi. Bugün iktidar alternatifi olan ana muhalefet partisi VV ise kendi içerisinde fırtınalar yaşıyor. Tek stratejileri, hükümeti oluşturan PDK ve LDK’yı yıpratmak. Ardından kendilerine en uygun zamanda iktidara gelmeyi arzuluyorlar. Son seçimlerde Priştina Belediyesi’ni kazandılar. Bazı girişimleri olsa da, beklenen başarıyı gösteremediler. Birleştirici siyaset yerine, kavgacı ve bencil davranıyorlar.
Kosova’da sadece hükümete değil, muhalefete de muhalefet yapacak bir harekete ihtiyaç var. Bunu ancak İslami hassasiyete sahip olan bir siyasi hareket yapabilir. Toplum ve devlet, bu duyarlılığa sahip olan güçlü bir harekete ihtiyaç duyuyor. Fakat, bu hassasiyete sahip olanlar, beş parçaya bölünmüş durumdalar.
Türkiye’nin siyasi ve kalkınma tecrübesi bizim için büyük bir imkandır. Keşke bunun farkında olabilsek. Merhum Mehmet Akif’in ne güzel söylemiş: “Üç beyinsiz kafanın derdine, üç milyon halk. Bak nasıl doğranıyor?”
Türkiye’nin Balkanlara yönelik ilgisini “neo-Osmanlı” olarak nitelendirenler var. Türkiye’de eğitim gören Kosovalı bir Arnavut olarak buna katılıyor musunuz?
Bizler, bir zamanlar, aynı devletin topraklarında yaşayan tek bir millet idik. Bugün aynı devleti ya da toprakları paylaşmasak da, kader birliğimiz devam ediyor. Güçlü Türkiye, Kosova için büyük bir anlam ifade ediyor. Güçlü Kosova da, Türkiye için anlamlı ve gereklidir.
Bunu söyleyenler, sadece tatil için Türkiye’ye gidenler ya da “cemaatin” penceresinden Türkiye’yi öğrenenlerdir. Bunun doğru olamadığını biliyoruz. Türkiye, politika yapmadı. Her alanda Kosova’ya yardım etti. Her şey Allah rızası için yapıldı.
Türkiye burada olmazsa, bize kader diye biçilen, bu kanlı ovada tek başımıza kalacağız. Türkiye’nin ekeceği her tohum, Kosova topraklarında kök salıp, meyve verebilir. Yeter ki duygusallıktan uzak, kalıcı yatırım ve girişimlere imkan verilsin.
İDEA derneği, merkezinde insan olan bir sivil toplum kuruluşudur
Kurucuları arasında yer aldığınız İDEA Derneği’nden de bahsedebilir misiniz?
İDEA, “her şey insan içindir” felsefesiyle, merkezinde insan olan bir sivil toplum kuruluşudur. Kurucularımız arasında, Türkiye’de tahsil gören Bayram Pomak, Emir Hukallo ve Meriton Kazazi ve bendeniz yer alıyor. Prizren merkezli derneğimiz, fikri alternatifler sunmayı, toplumun sorunlarına çözüm üretmeyi, amaçsız gençlere, yol gösterici olmayı ve topluma faydalı nesiller yetiştirmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda, en büyük muhatabımız gençler.
İDEA’nın faaliyetlerinden de bahsedebilir misiniz?
İDEA kurucularının, Kosova Adalet Partisi ve Muhafazakar Parti Gençlik Kolları bünyesinde birçok faaliyetleri bulunuyor. Düzenli faaliyetlerimiz arasında aylık konferenslar, üç aylık açık oturumlar, eğitim programları, kitap atölyeleri, açık oturum analizleri, belgesel analizleri ve çeşitli sportif ve sosyal faaliyetler yer alıyor.Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile “Her bahar, bir çiçekle başlar” isimli bir eğitim akademisi programı gerçekleştiriyoruz. İDEA kurucuları olarak 2009 yılındaki Davos Zirvesi sonrasında, Prizren sokaklarını “Teşekkürler ERDOĞAN” afişleri ile donattık. 2010 yılında Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a fahri hemşerilik verilmesi için Prizren Belediye Meclisi’ne öneri sunduk. 2013 yılındaki Gezi Parkı olayları esnasında Prizren’deki, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine Destek Mitingi’ne destek verdi.
Türkmenistan’da Diplomatlar Günü kutlandı
¥ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Enstitüsü iş birliğinde Diplomatlar Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinlikler kapsamında, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden akademisyenlerle Dışişleri Bakanlığı mensupları, TİKA’nın organizasyonuyla Türkmenistan’a giderek, 15-18 Şubat’ta seminer ve konferans verdi.