AKİT MENÜ

Siyaset

Fransa'nın Kuzey Irak oyununa Türkiye'den karşı hamle

Düşmanca tavırlar ile Türkiye'nin bulunduğu yerlerde karşısına çıkan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu kez de Kuzey Irak'ta ortaya çıktı. Bağdat yönetimini Türkiye'ye karşı örgütlemeye çalışan Macron'a Türkiye'nin yanıtı Barzani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi ile verildi.

Düşmanca tavırlarla Doğu Akdeniz'de, Libya'da Türkiye'nin karşısına çıkan Fransa, bu kez de kendini Kuzey Irak'ta gösterdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un gündeminde Türkiye'nin terör örgütü PKK'ya karşı bölgede gerçekleştirdiği operasyonlar vardı. Macron, bunun için Irak'a üst düzey ziyaretlerde bulunarak hem Bağdat hem de Erbil'le görüşmeler yaptı.

Bağdat ve Erbil'i ikna ederek Türkiye'ye bölgede operasyon yaptırmamayı amaçlayan Macron'a Türkiye'nin cevabı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan-Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani görüşmesi ile verildi.

Macron'un Irak'a yaptığı sinsi ziyareti Haber7.com'a değerlendiren Yazar Faruk Aktaş, görüşme ile ilgili değerledirmelerde bulundu.

Faruk Aktaş, Barzani'nin ziyaretinin, Macron'un yaptığı görüşmenin hemen ardından geldiğini, Fransa Cumhurbaşkanı'nın Irak ziyaretinin terör örgütü PKK'ya kol kanat germe çalışmalarının bir ürünü olduğunu ifade ederek, Macron'un PKK'nın bir terör oluşumu olduğu için bunu açıkça söylemek yerine Türkiye'ye karşı iki tarafı da tepkisel aksiyon almak için harekete geçirmeye uğraştığını belirtti.

Aktaş, Türkiye'nin Barzani ile görüşme hamlesinden de bahsederek Türkiye'nin Erbil'e ve dolayısıyla Kuzey Irak'a karşı terör örgütü PKK'ya karşı bir olma mesajı verdiğini söyledi.

Bu hamlenin Türkiye karşıtı bir eğilime girilmemesi için yapıldığını ifade eden Faruk Aktaş, Barzani'ye telkinlerde bulunulacağını bildirdi.

Bütün açıklamaların bu yönde olduğunu vurgulayan Aktaş, Macron'dan bir hafta önce Fransız Savunma Bakanı'nın Bağdat ve Erbil'e bir ziyaret yaptığını, bu şekilde PKK'ya yönelik yürütülen operasyonları durdurmaya çalıştıklarını, muhtemelen Macron ile görüşmenin ardından Ankara'nın Barzani'yi acilen buraya çağırdığını belirtti.

Aktaş, Ankara'nın Irak'a Türkiye karşıtı eğilimlere girilmemesi, sınır komşusu ve kardeş olunduğu, dolayısıyla terör örgütüne karşı ortak hareket edilmesi gerektiği, bu hususta yanlış bir karar verilmemesi yönünde telkinlerde bulunulacağını düşündüğünü ifade etti.

Terör örgütü PKK'nın KDP ile yaşadığı husumetin giderek büyümesi sebebiyle bölgede çatışma noktasına gelinmesi hakkında da konuşan Aktaş, bu durumun Bağdat yönetiminden çok Erbil'i ilgilendirdiğini, Türkiye'nin yaptığı operasyonlar ile Erbil'le iyi bir diyalog sağlamış olduğunu, PKK'nın bu durumdan çok muzdarip olduğunu ve KDP ile çatışma raddesine geldiklerini bildirdi.

Aktaş, Türkiye'nin Erbil'le olan ilişkileri sıcak tutarak sahada ve diplomaside terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonları güçlendirerek sürdüreceği kanaatinde olduğunu haliyle Erbil yönetiminin Macron'un bu yönlendirmelerine uymayacağını düşündüğünü ifade etti.

"Türkiye'yi kıskaca almaya çalışıyorlar"

Faruk Aktaş, bölgede yaşanılanların, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa eli ile planlanan hamlelerin de Türkiye'ye karşı yürütülen politikaların unsuru olduğunu vurgulayarak eski Türkiye'yi yeniden canlandırmak isteyenlerin bu unsurlarla Türkiye'yi kıskaca almaya çalıştıklarını söyledi.

Aktaş, uzun süreden beri Türkiye'yi zayıflatmaya, eski Türkiye'yi geri getirmeye çalışanların terör örgütü PKK'yı bir İngiliz anahtarı gibi kullanmaya çalıştıklarını, Türkiye'nin PKK'yı zorladıkça, PKK'yı ortadan kaldırma ihtimalinin belirdikçe bu güçlerin telaşlandığını, bunların isteğinin terör örgütü PKK'nın canlı kalıp Türkiye'yi yıpratmaya devam etmesini sağlamak olduğunu bildirdi.

PKK ağır darbeler aldıkça bir şekilde bunun önüne geçmenin yollarını aradıklarını, ABD'nin Suriye'de PYD'yi kollama girişimlerinin de bunun bir ayağı olduğunu söyleyen Aktaş, zaten PKK'ya yönelik operasyonlar arttıkça Paris ve Washington'un terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD kısmını kollamak için Barzani'ye yakın Kürt unsurlarla bunları birleşitrme yoluna girdiklerini belirtti.

Bunların bir şekilde Türkiye'nin yumuşak karnı olarak gördükleri PKK'yı terörü canlı tutma ve kollama yönündeki girişimler olduğunu kaydeden Aktaş, Macron'un Bağdat'ı Türkiye'nin operasyonlarını engelleme yönünde cesaretlendirmeye çalıştığını, bunun adının açık açık PKK'yı kollama çabası olduğunu, Fransa'nın da, ABD'nin bir kısmının da, egemen dünyanın Türkiye'yi zayıf tutma çabaları olduğunu sözlerine ekledi.

Macron'un öncelikli siyasetinin Türkiye'yi kuşatmak üzerine kurmuş olduğunu ifade eden Aktaş, aynı yaklaşımın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili yaptığı skandal açıklama ile akıllara kazınan ABD'de Demokratların Başkan adayı Biden'da da bulunduğunu söyledi.

İkisi bu yönde uzlaştığını belirten Aktaş, öncelikli siyasetlerini, bölgede AK Parti hükümetini geriletmek ve eski Türkiye'yi getirmek çabasına yöneltmiş durumda olduklarını, Macron'un gerek Libya'da, gerek Güney Kıbrıs, Yunanistan ile ilgili Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile kurduğu diyaloglarının tamamının, Türkiye'yi bir cenderede sıkıştırıp buralarda geri adım attırmaya yönelik hamleler olduğunu ifade etti.

Macron'un Kuzey Irak'taki çabalarının da bu etkende okumak gerektiğine işaret eden Aktaş, terör örgütü PKK'nın orada varlığını devam ettirmesini sağlamak, PKK üzerinden Türkiye'nin yıpratılmasını sağlamak gayretleriyle bu hamlelerin yapıldığını vurguladı.

Peki Türkiye'nin kozları neler?

Türkiye'nin terörle mücadeledesinden taviz verilmeyeceğini, hiçbir şekilde geri adım atılmayacağını söyleyen Aktaş, bu noktada Bağdat ve Erbil'in de Türkiye ile karşı karşıya gelme cüretini gösteremeyeceğini söyledi.

Özellikle de Türkiye'nin su ve sınır kapıları üzerinden avantajlı durumda olduğunu ifade eden Aktaş, bütün bunların değerlendirildiğinde Macron'un telkinlerine kulak asılacağını sanmadığını bildirdi.

Türkiye'nin bunların hiç birinde Irak da dahil olmak üzere hiçbir alanda taviz vermeyeceğini belirten Aktaş, Bağdat ve Erbil yönetiminin bu hususta Macron'un telkinlerine uyacağını düşünmediğini, Türkiye'nin elinde ciddi kozlar bulunduğunu, Türkiye'nin elinde su ve sınır kapıları kozu olduğunu, bunların hiçbir şekilde Türkiye ile karşı karşıya gelme riskini atabileceği adımlar olduğunu düşünmediğini, hele Erbil'in bunu hiç yapmayacağını düşündüğünü belirtti.

Bunun için Ankara-Erbil ilişkilerinin bir şekilde canlı kalmaya devam edeceğini söyleyen Aktaş, bunun yakın zamanda PKK ile Peşmerge arasında bir çatışmaya yol açabileceğini ifade etti.

Yorumlara Git

Sarı kafa korkusu! NATO Genel Sekreteri Rutte, Trump'tan anlayış istedi

Pezeşkiyan’dan Trump’ın "İran’ı haritadan silme" açıklamasına tepki

Trump'tan İran'a "Yıkım" tehdidi: "Hak ettikleri cezayı alıyorlar!"

Fakirlik edebiyatı bitti, şaibeli servet patladı! Muhittin Böcek'in piyango yalanı deşifre oldu!

Hürmüz Boğazı'nda "koordinasyon" dönemi! İran'dan flaş karar: "Saldırıya katılmayan gemiler geçebilir!"