Gündem
İdam cezası geri gelsin! AB’nin dediği değil, milletin istediği olsun
Milletin; tecavüzcüler, darbeciler, teröristler ve vatan hainlerinin idam edilmesi yönündeki ısrarlı talebi bir defa daha gündemde. Siyasetçiler, idam cezasının hukukumuzda yer alması gerektiğini vurgularken hukukçular, “Milletin ezici çoğunluğu idam müeyyidesinin geri gelmesini istiyor. AB dayatmasıyla kaldırılan idam cezasının geri dönmesi, Avrupa vesayetinden kurtulmanın göstergesi olacaktır” dedi.
Avrupa dayatmasıyla kaldırıldı
Gazetemiz Akit’e konuşan Avukat Yaşar Gürkan, idam cezasının Avrupa dayatmasıyla kaldırıldığını hatırlattı. Hukukçu Gürkan, “İdam cezasının kaldırılması Avrupa Birliği’ne dahil olunmasının hukuki yapısının gereği diye Türkiye’ye dayatıldı. Zina nasıl suç olmaktan çıkarılması hadisesi vuku bulduysa idam da Avrupa’nın dayatmasıyla kaldırıldı. Bu karar toplumun beklentilerine tersti. Ayrıca idam kaldırılmasına rağmen yine de Türkiye’yi 20 yıldır AB’ye de almadılar. Kaldı ki AB’nin ileride dağılacağı ifade ediliyor. Toplumda infial meydana getiren ve maşeri vicdanı derinden yaralayan katliam, terör, tecavüz, kamu düzenini bozan darbe girişimlerine yönelik idam cezası uygulanmalıdır. Aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa’nın vesayetinden kurtulmasının açık bir tezahürü olur. Başkalarının dayatmasıyla yerli ve milli kanun olmaz” dedi.
Av. Gürkan, “İdam cezası belirli şartlar altında bütün milletin arzuladığı cezai müeyyidedir. Yıllardan beri dillendiriliyor ama idamla somut bir adım atılmıyor maalesef. Devlet Bahçeli’nin bu teşebbüsünü memnuniyetle karşıladık. Parlamentonun da milletin beklentisine cevap verecek şekilde gerekli çalışmayı yapmasını bekliyoruz” diye konuştu.
Kanunların toplumun ihtiyaçlarına göre belirlendiğini ifade eden Yaşar Gürkan, “Her memleketin kendine özgü kanunlarıyla idare edilmesi şarttır. Zina suç olmaktan çıktı da iyi mi oldu? Hayır. İdam cezası kalktı da iyi mi oldu? Hayır. Toplumda kime sorarsanız sorun zinayı kınar, idamı talep eder. Toplumun beklentilerini hukuk karşılamazsa, toplumda huzursuzluk, kaos, fena vakalar artıyor” sözlerini sarf etti.
Kısasta hayat var
İdamda metodun farklı olabileceğini kaydeden Gürkan, şöyle devam etti: “Cezanın fiili işlememe yönündeki caydırıcılık faktörü sağlamlaştırılmış olur böylelikle. Belki idam cezasının tatbik şekli asılarak değil de başka metodlarla olabilir. Mahkûma eziyet ettirecek şekilde infaz edilmesi hukuk devletine yakışmaz ama nasıl bir başkasının canına, ırzına kast ettiyse, o kişinin ölüm cezası mukadder olmalıdır. Kısasta hayat vardır.”
Hukukta millileşmek için idam geri gelmeli
Türkiye’nin sağlıkla, savunma sanayiinde, teknolojide ve pek çok diğer alanda millileşme anlamında önemli mesafe aldığını ama bu başarıya hukuk alanında ulaşamadığını ifade eden Av. Şenalp, “Ne yazık ki hukukta millileşmede geri kaldık. Halen temel kanunlarımızın isimlerinin başına ‘Türk’ diye yazsak da bu kanunlar şu anki halleriyle dahi kodifiye edildikleri milletlerin özelliklerini taşımaya devam etmektedir. Daha önce uluslararası baskılarla kaldırılan idam cezasının Türk hukukunda yeniden yerini bulması hukukta millileşme anlamında önemli bir adım olacaktır” diye konuştu.