AKİT MENÜ

İSLAM

Zekata tabi mallar

Define ve madenlerin vergilendirildiğine dair çeşitli rivayet ve bilgiler bulunur.

Fıkıh literatüründe 'rikaz' madenleri diğer yer altı zenginliklerini ve yer altında gömülü antika, hazine ve benzeri eşyayı ifade eden geniş bir kapsama sahiptir.

Zekat vermek

I. İLKELER ve AMAÇLAR

II. MAHİYETİ ve ÖNEMİ

III. ZEKÂTIN ŞARTLARI

A) YÜKÜMLÜLÜK ŞARTLARI

a) Mükellef ile İlgili Şartlar

b) Mal ile İlgili Şartlar...

B)GEÇERLİLİK ŞARTLARI

a) Niyet

b) Temlik

IV) ZEKÂTA TÂBİ MALLAR

A) ALTIN ve GÜMÜŞ

a) Mübadele Aracı Olması Bakımından Nakit veya Külçe Altın ve Gümüş

b) Altın ve Gümüşten Yapılan Ziynet Eşyası

c) Maden ve Kağıt Paraların Zekatı

B) TİCARET MALLARI

C) TOPRAK ÜRÜNLERİ

D) BAL ve DİĞER HAYVAN ÜRÜNLERİ

Fakihler, içinde yaşadıkları toplumların şart ve telakkilerini göz önünde bulundurmuş, bu metotlarının bir devamı olarak arı sahiplerinin elde ettiği balın zekâta tâbi tutulabilir bir zenginlik olup olmadığında farklı görüşlere sahip olmuşlardır. Hanefî ve Hanbelî mezheplerinin balı zekâta tâbi tutması, diğer iki mezhebin ise aksi görüşte olması, esasen bundan kaynaklanır. Balın zekât mallarından olduğu ve baldan 1/10 nisbetinde zekât alınacağı görüşünü savunan Hanefî ve Hanbelî fakihleri, bu görüşlerini konu ile ilgili Hz. Peygamber’den rivayet edilen hadislerle “Bal arı tarafından bir toprak ürünü olan çiçek özlerinden elde edilir. Hububata zekât farz olduğu gibi bala da farzdır” şeklindeki kıyasla delillendirirler. Şâfiî ve Mâlikî mezhebi fakihleri ise bu konuda sahih bir haberin mevcut olmadığını, balın süt gibi, bir hayvanın ürünü olduğunu, sütün zekâta tâbi olmadığında görüş birliği bulunduğunu, aynı şekilde balın da zekâta tâbi olmaması gerektiğini ileri sürerler. Ebû Hanîfe, ziraî mahsullerin zekâtı bahsinde ele aldığımız görüşüne uygun olarak balda da nisabın aranmayacağı, balın azından da çoğundan da zekât verilmesi gerektiği görüşündedir.

E) MADENLER ve DENİZ MAHSULLERİ

“Sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak ediniz...” (el-Bakara 2/267) ifadesi ile genel olarak ziraî mahsullerden zekât yükümlülüğüne işaret edilmiş olduğuna ve âyetteki “infak ediniz” emrinin, fakihlerin çoğunluğu tarafından “zekâtını veriniz” anlamında tefsir edildiğine yukarıda temas edilmişti. Allah Teâlâ topraktan çeşitli mahsuller bitirdiği gibi, O’nun yarattığı çok çeşitli madenler de yine topraktan çıkarılmaktadır. Bu sebeple, fakihler zikredilen âyetin umumi anlamı gereğince madenlerde de ödenmesi gerekli bir hakkın bulunduğunu düşünmüşlerdir. Hz. Peygamber’in hadislerinde ve sahâbe uygulamasında yer altında bulunan define ve madenlerin vergilendirildiğine dair çeşitli rivayet ve bilgiler bulunur. Fıkıh literatüründe “rikâz” madenleri, diğer yer altı zenginliklerini ve yer altında gömülü antika, hazine ve benzeri eşyayı ifade eden geniş bir kapsama sahiptir. Bu itibarla konu rikâz, madenler, deniz mahsulleri olmak üzere üçlü bir ayırım içinde ele alınabilir. (İLMİHAL I, İSAM-C.1, S. 449)

Yorumlara Git

Marmara’da sel ve sağanak kabusu büyüyor! İstanbul’un ardından 2 ilde daha okullar tatil edildi!

Bakan Kurum'dan İstanbul için "geçmiş olsun" mesajı

Önce okullar şimdi ise... İstanbul Valiliğinden peş peşe yasak kararları

İstanbul Valisi Davut Gül’den hayati uyarı! Yağış yarın Anadolu Yakası’nda şiddetleniyor!

İstanbul’da su birikintisine basan bir çocuk elektrik akımına kapılıp hayatını kaybetti