Gündem
CHP'li 'tecavüzcü başkan'ın bir pisliği daha ortaya çıktı
Aydın'nın Didim Belediye Başkanı CHP'li Ahmet Deniz Atabay'ın kendisine tecavüz ettiğini iddia eden kadın, suç duyurusunda bulundu. Kadın, İçişleri Bakanlığı müfettişlerine; oğlu ve ailesiyle tehdit edildiğini ayrıca bulunduğu ortamdakilerin sapıkça fantezileri olduğunu anlattı.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) patlak veren tecavüz skandalında yeni gelişme yaşandı.
Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay ve 2 kişi tarafından 2 ay boyunca "tehdit" ve "şantaj" ile cinsel istismara uğradığını iddia eden S.T. adlı kadın suç duyurusunda bulundu.
Mide bulandıran 'pisliği' anlattı
Avukatı ile birlikte Didim Adliyesi'nde gelen kadının anlattıkları mide bulandırdı.
İçişleri Bakanlığı müfettişlerine görüntülerin ailesine izletilmesi korkusuyla ses çıkaramadığını söyleyen S.T. şunları kaydetti:
"Bundan sonra yaklaşık iki ay boyunca A.Ç. beni aradı ve aynı çiftlik evine götürdü. Bu kişiler birbirlerine kadın giysileri giydirip, alkol ve kokain alıp, sapıkça fanteziler yapıyorlardı. A.Ç.'nin işi görüntü çekmekti. Bu yüzden ona 'Kadraj A.' diyorlardı. İki ay boyunca annemin ve oğlumun duymasından korktuğum için katlandım. Konuşmalarında başka kadınlara da benzer şeyler yaptıklarını söylüyorlardı. Bir süre sonra aramaları seyrekleşti. Ben de bunu fırsat bilip numaramı değiştirdim ardından da İzmir'e arkadaşımın yanına geldim. Vücudumdaki morluklar görünmesin diye hep uzun kollu giysiler giyiyordum"
Deşifre olmamak için konuşmadı
Tecavüze uğradığını öne süren S.T. isimli kadın ise kendisini kamufle ederken adliyede kendisine eşlik eden avukat Murat Sultansu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Sultansu, şunları söyledi:
"Suç duyurusunda bulunduk. Ayrıntıları anlatmamız imkansız içeriği çok vahim iddialar, vekilin iddiaları çok vahim. Biraz da sıkıntılı bir durum var. Gizlilik kararı talep ettik müvekkilin kimliğinin açıklanmaması tarafından. Bu talebimiz kabul edildi, Cumhuriyet savcısı tarafından. Dosyada gizlilik kararı alındı ve ifademizi verdik. Ayrıntılı şekilde açıklamamızı yaptık. Müvekkilimin sesi belli olmaması bakımından kendi ailesi var, yaşadığı çevre var onların deşifre olmaması gerekiyor. Bu nedenle konuşmak istemiyor"