Gündem
Fransız gazeteciden Macron'a olay sözler: Kör müsün yoksa sağır mı?
Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında haddini aşan sözler sarfeden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ülkesinde düzenlediği bir basın toplantısında hiç beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. Fransız bir gazeteci Macron'un ülkede yaşanan protestolara ve sorunlara karşı duyarsız kaldığını belirterek "Kör müsünüz yoksa sağır mı?" dedi.
yeniakit.com.tr
Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Libya'daki başarılarını hazmedemeyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron küstah açıklamalarda bulunarak açık bir şekilde Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye yaptırım uygulaması istedi.
Macron, "Erdoğan hükümetine karşı sert olmalıyız. Bizim sorunumuz Türk halkıyla değil Erdoğan'la" diyerek haddini aşan sözler sarfetti.
Türkiye'yi bölgede durdurmaya çalışan Macron Batı'nın şımarık çocuğu Yunanistan'ı da maşa olarak kullanmaya başladı. Ülkesindeki başarısızlığını, beceriksizliğini ve işbilmezliğini dış siyasette sergilediği saldırgan tutumla perdelemeye çalışan Macron'un bu tavrı büyük tepki topladı.
Fransa'da yaşanan sorunlarla ilgilenmek yerine her fırsatta Türkiye'nin ayağına dolanan Macron ülkesinde düzenlediği basın toplantısında hiç beklemediği bir tepkiyle karşılaştı.
Fransız bir gazeteci basın toplantısı sırasında Macron'u adeta yerden yere vurdu. Fransız gazeteci Macron'a "2017 yılında seçildiğinizde Fransa'nın istikrarsızlığından dolayı halkta bir öfke sezdiğinizi söylemiştiniz. Bu öfkeye karşı sağırlaştığınızı ve körleştiğinizi düşünmüyor musunuz? Bugün halkın ve Sarı Yelekliler'in verdiği mesajlardaki öfke size karşı. Bundan bir hatanız olduğunu düşünmüyor musunuz? Eğer cevap "evet" ise bu saflığınızdan mı kibirinizden mi yoksa tecrübesizliğinizden mi kaynaklı?" şeklinde tepkiyle karışık bir soru yöneltti.
Gazetecinin bu sorusu üzerine neye uğradığını şaşıran Macron bir süre bocaladıktan sonra birçok eksiğinin olduğunu belirterek şu cevabı verdi:
"Daha iyisini yapabilirim ama bütün hatanın bende olduğunu düşünmüyorum. Biz her zaman anlaşmazlıkların güçlü bir şekilde dile getirildiği sürekli eylemlerin yapıldığı bir ülkeyiz. Yapılan değişimler çok nadiren herkesin desteğini alıyor."