Gündem
Casusluk sanıklarına vize
Devletin gizli bilgilerini kamuoyuna servis eden Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün serbest bırakılmaları, sert eleştirileri de beraberinde getirdi. Akit’e konuşan hukukçular, mahkemenin Dündar ve Gül’ün dosyasını öne alıp karara bağlamasını “yargı fecaati” olarak yorumladı.
RAMAZAN ALKAN / ANKARA - Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi savcıların durduğu MİT TIR’larına ait görüntüleri ifşa ederek, devletin gizli bilgilerini kamuoyuna servis eden Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından “hak ihlali var” gerekçesiyle serbest bırakıldı. Akit’e konuşan hukukçular, mahkemenin sırada binlerce dosya varken, casusluk suçlamasıyla vatana ihanet gibi ağır bir suçtan yargılanan Dündar ve Gül’ün dosyasını öne alıp karara bağlamasını “yargı fecaati” olarak yorumladı.
DÜNDAR VE GÜL’E AYM AYRICALIĞI
Hukukçular Birliği Başkanı Alaaddin Varol, gazeteci Mehmet Baransu’nun da 1 yıl önce mahkemeye kişisel başvuru yaptığını söyledi. Varol, “Baransu, kendisinin de tutuksuz yargılanması yönünde başvuruda bulunuyor. Ancak mahkeme Dündar ve Gül’ün 26 Aralık’ta yapılan bireysel başvurularını birçok başvurunun önüne çekiyor. AYM, bir konunun çok medyatik olmasından etkileniyor ve o başvuruyu öne çekip karar veriyor. Bu objektif bir kriter değil. Bu kesinlikle adalet değil. Sıralama müracaat sırasına göre yapılmalı. Benzer dosyaları başvuru sırasına göre incelenmeli. Öte yandan; AYM’nin aldığı karar, bu kişilerin suçsuz olduğu anlamını taşımıyor. Mahkeme sadece yargılamanın tutuksuz yapılmasına karar verdi” diye konuştu.
MAHKEMENİN YAPTIĞI BÜYÜK ADALETSİZLİK
SETA İnsan Hakları Araştırmacısı Doç. Dr. Selman Öğüt de, “Devam eden bir davada AYM’nin davaya müdahil olması doğru değil. Mahkemenin davayı birçok dosyanın öne çekmesi de büyük adaletsizlik. Bu aynı zamanda mahkeme içerisinde paralel yapının halen güçlü olduğunu gösteriyor. MİT TIR’larının durdurularak devletin mahrem konularının ifşa edildiği bir konuyla ilgili mahkemenin alelacele sanıkları korumaya yönelik bir karar alması doğru değil. Burada hukuki ilkeler çiğnenmiştir. Mahkeme burada neye göre karar veriyor? Bunu açıklaması gerekiyor. Burada evrensel hukuk ilkelerine riayet edilmiyor. AYM’nin kararına nereden bakarsanız bakın fecaat” ifadelerini kuruldu.
AYM YETKİSİNİ AŞTI
AK Parti Bursa Milletvekili Av. Hakan Çavuşoğlu ise, “AYM’nin vermiş olduğu kararını ‘adalet tecelli etti’ şeklinde verenler, Dündar ve Gül’ün tutuklanmasına karar veren mahkemeyi ise ‘hain, iş birlikçi’ olarak ilan etmişlerdi. İşlerine gelince adalet, gelmeyince Saray’ın yargısı. Mahkemenin verdiği kararları beğenirlerse ‘adil’, beğenmezlerse, ‘taraflı’ olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım doğru değil” eleştirisinde bulundu. Çavuşoğlu, “Mahkemede binlerce vatandaşın bireysel başvuru dosyaları beklerken, aradan bu dosyanın gündeme alınması, mahkemenin iltimasını ortaya koyuyor. Burada adil davranılmadığını görüyoruz. AYM’nin, konunun muhtevasına yönelik karar vermesi kendi yetkisini aştığını gösteriyor” dedi.
ERDOĞAN'IN DOSYASI 2 YILDIR RAFTA
HARUN SEKMEN / İSTANBUL - Anayasa Mahkemesi’nin çıkardığı bu jet karar, akıllara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iki yıl önce yaptığı,‘’Hak İhlali’’ başvurusunun hâlâ sonuçlanmamasını ve diğer başvuruları getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatları, 18 Nisan 2014’te, sosyal medyada Erdoğan’ın kendisi ve ailesine karşı yapılan hak ihlallerinin kaldırılmasına yönelik mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle bireysel başvuru yaptı. Aradan geçen yaklaşık 2 yıllık süreçte görüşülmeyen bu dosyalar, Yüksek Mahkemenin önünde karara bağlanmayı bekliyor. Konuyu gazetemize değerlendiren siyasiler ve hukukçular, yargının herkese eşit sürede hizmet vermesi gerektiğini ifade etti.
AK PARTİ SAYESİNDE TAHLİYE OLDULAR
AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel, “Bu karar hukuk yollarının herkese açık olduğunun göstergesidir. Daha önce içeri aldıklarında bağıranlar, AK Parti’nin kendilerine sağladığı imkandan faydalanarak tahliye oldular. Başvurunun bu kadar acele karar verilmesinde Türkiye’deki malum yapıların hâlâ etkisinin olduğunu görüyoruz” dedi.
BERAAT ETTİ ALGISI OLUŞMASIN
Avukat Abdullah Arar ise, “Kamuoyunda bunlar tahliye oldu, beraat ettiler algısı oluşmasın. Mahkûm ya da beraat edecekleri yargılamadan sonra ortaya çıkacak. Yurtdışına çıkış yasağı konulmasına dikkat etmek lazım. Demek ki kaçma ihtimalleri var. Benzer sanıklar daha önce de kaçmıştı. Bir kamuoyu baskısı söz konusu oldu. Ana muhalefet partisi bu konuda öncülük yapıyor. Yurt dışına çıkış yasağı koyan esas mahkeme, hâlâ kuvvetli suç delili görüyor demektir” diye konuştu.
Avukat Kaya Kartal da, “Bizim, Anayasa Mahkemesi’ne yapmış olduğumuz birçok başvuru 6 ay, 8 ay bekliyor. Belirli davalarda çok hızlı, çok hassas davranan yargı, diğer insanlarla alakalı, tanınmayan bilinmeyen insanlarla alakalı alabildiğine yavaş davranıyor. Bu sadece Anayasa Mahkemesi’nin sıkıntısı değil, genel olarak diğer mahkemelerin de sıkıntısı. Mahkemeler, kamuoyu baskısıyla yahut belirli kişilerin konumunu gözeterek ekstra bir ayrımcılık uygulamamaları gerekiyor” şeklinde konuştu.
Kaynak: Yeni Akit Gazetesi