AKİT MENÜ

Aktüel

Uzmanlar, "BM bürokrasinin, zor zamanlarda daha kapsayıcı hale getirilmesi gerektiğini" düşünüyor

Veto yetkisinin yanı sıra BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve diğer Batılı ülkeler BM işlerinde aslan payını alıyor

ANKARA (AA) - İFTİKHAR GİLANİ - Dünya liderleri, salı gününden bu yana BM'nin 75. yıl dönümü için BM Genel Kuruluna hitap etmeye başlarken, uzmanlar, daha temsili ve kapsayıcı hale getirmek için örgütün bürokrasisinin revize edilmesi çağrısı yapıyor.

BM Güvenlik Konseyinin daha fazla temsil özelliğine sahip olması amacıyla genişletilmesi talebinin ötesinde uluslar arası bürokraside acil reforma ihtiyaç duyuluyor. BM sistemiyle ilişkili uzmanlar, örgütün personelinin kendi ülkelerinin çıkarları için çalışma eğilimine sahip olması dolayısıyla sisteme, yeteri kadar temsil edilmeyen ülkelerden insanları dahil ederek tarafsızlık getirilmesine ihtiyaç bulunduğuna inanıyor.

2019 Genel Kuruluna sunulan sekretaryanın muhteviyatına dair BM belgesine göre, 358 mevkiden 98'ine (yüzde 27'si), veto yetkisinin keyfini süren P5 veya BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi Çin, Fransa, İngiltere, ABD ve Rusya sahip oldu. Hindistan 12, Pakistan 4 ve Türkiye, "dünya örgütü" diye de tabir edilen BM'de bir bürokratik makamı elinde bulunduruyor.

Profesyonel personele gelince rakamlar daha endişe verici. 890 makamdan 521'i (yüzde 58'i) P5 ülkelerinin elinde. Hindistan, Pakistan ve Türkiye, buralarda herhangi bir pozisyona sahip değil. BM'nin toplam 37 bin 505 personelinin 5 bin 947'si (yüzde 15'i) P5 ülkelerinden. Türkiye'den 113 (yüzde 0,30) BM çalışanı varken, Hindistan ve Pakistan sırasıyla 571 ve 295 BM personeline sahip.

2007-2016 yıllarında BM Genel Sekreterliği yapan Ban Ki-mun, BM Sekreteryasına verim getirmeye çalıştığını ancak yarı yarıya başarılı olduğunu söyledi.

Merkezi Yeni Delhi'de bulunan Güney Asya Yabancı Gazeteciler Kulübünün üyelerine video bağlantısıyla seslenen Ban, üye devletlerle 7 yıl süren müzakerelerin ardından çalışanların meselelere hitap etmede sıklıkla kolları sıvamasını sağlamak amacıyla devingenlik unsurunu somut hale getirdiğini ifade etti. Ban, ancak görevden ayrıldıktan sonra bu unsurun askıya alındığını dile getirdi.

Kovid-19'u, etkisi bağlamında 11 Eylül saldırılarından veya 2008 küresel ekonomik krizinden çok daha korkunç diye tanımlayan Ban, küresel bir yanıt bulmak için bir araya gelmekten çok Avrupa ve ABD'nin ortak çıkarlardan ziyade kendi çıkarlarını tercih etmesini üzüntüyle karşıladı.

- Tek taraflılık yükselişte

Ban Ki-mun, "Uluslar arası iş birliğinin temel unsurlarına meydan okunuyor ve tek taraflılık yükselişte. Bu da gelişmekte olan ülkelerde sosyal, ekonomik ve politik olarak daha da büyük zorluklara neden oluyor." dedi.

2020 Genel Kurul toplantısında küresel krize müdahale için belirlenmiş bir uluslar arası yönetim sistemi kurmak için çalışılması gerektiğini belirten Ban, olağanüstü bir duruma etkin ve acil bir şekilde cevap verilmesi için sistemde BM'nin uzmanlaşmış kurumları ve ilgili kuruluşları DSÖ, Dünya Bankası ve IMF'nin yer alması gerektiğini ifade etti.

Suriye'deki talihsiz insanlara insani yardıma Rusya ve Çin'in engel olduğunu hatırlatan Ban, BM Güvenlik Konseyinin kendi görevini yerine getiremediğini söyledi.

Ban, "Genel Sekreter olarak bu durum benim için üzücüydü. Suriye'deki insanlara yardım edemedim. BM Güvenlik Konseyinde P5 ülkelerinin veto hakkını insani yardımı engellemek için kullanmamaları yönünde bir öneri var. Ancak bu asil öneri, birçok ülke tarafından da desteklenmiyor." dedi.

Uluslararası Ceza Mahkemesinin 2002'de kurulmasının yakın geçmişte elde edilen en büyük kazanımlardan biri olduğunu belirten Ban, bunun dünya liderleri ve suçlulara korku aşıladığını ve güçlü sinyaller gönderdiğini kaydetti.

BM'de Ban Ki-mun'un danışmanı olarak görev yapmış emekli Hint diplomat Vijay Nambiar, ülkelerin çok ulusluluktan çekildiği yönünde yükselen bir tehdit olduğunu ifade ederek, bunun birçok büyük dünya gücünün kibri yüzünden olduğunu söyledi.

- BM dışında grup kurma eğilimi

BM'nin çok geç olmadan reform ve temel yapısı üzerine düşünmesinin zamanı olduğunu vurgulayan Nambiar, ülkelerin bölgesel ve diğer uluslar arası örgütlere yaklaşarak sorunlarına çözüm arayışına girdiğine dair kanıtlar olduğunu dile getirdi.

Nambiar, "Mevcut durum veya çekip gitmek arasında bir tercih kabul edilemez. Bu nedenle, BM'nin reformlarına, gençleştirilmesine ve yeniden ayarlamasına yatırım yapmak gerekli." ifadelerini kullandı.

BM'nin olmadığı bir dünyanın daha korkutucu ve karmaşık olabileceğine dikkati çeken Nambiar, bu nedenle BM'nin olması gerektiğini kabul etti.

Nambiar, "Bu örgütün alternatifinin, baş etmesi çok daha zor olan hukukun üstünlüğünün yoksunluğu ve kaos olduğunu bilmeliyiz." dedi.

BM'nin başarısızlığı nedeniyle "dünya örgütü"nün dışında AB, G7, G20, NATO, Şanghay İşbirliği Örgütü, Güneydoğu Asya Uluslar Birliğinden (ASEAN) diğerlerine kadar yaklaşık 34 bölgesel ve uluslar arası gruplaşma ortaya çıktı.

BM sistemi dışında, Nükleer Güvenlik Grubu, Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi, Avustralya Grubu ve Wassenaar Düzenlemesi dahil 15 anlaşma daha gündeme geldi.

Hindistan'ın eski BM Daimi Temsilcisi Syed Akbaruddin, BM sisteminin reformuyla ilgili olarak sadece bir anlaşmazlığın dünya düzenini değiştirme potansiyeli olduğunu belirtti. Geçmişte, 1945'te 2. Dünya Savaşı'ndan sonra, 1814-15 yıllarında Napolyon Savaşlarının ardından Avrupa'yı yeniden düzenleyen Viyana Kongresi nedeniyle ve 1648'te İspanya ve Hollanda arasındaki "80 Yıl Savaşı"nı sonlandıran Westphalia Anlaşması dolayısıyla dünya düzeni değişti.

Kovid-19 salgını döneminde New York'ta bulunan Akbaruddin, salgını tartışmanın BMGK'nin 3 ayını aldığını kaydetti. Sadece huzur ve güvenlik için olduğunu söyleyerek bilfiil tartışmadan kaçındı. Konu tartışılıp bir sonuç kabul edildikten sonra ise uygulama aşamasında herhangi bir şey yapılmadı.

Ancak BM'siz bir dünyayı düşlemektense, tüm kırılganlığıyla BM'nin olması daha iyidir.

Yorumlara Git

Gürsel Tekin Sözcü TV'ye meydan okudu: "Hadi çağırın beni"

Binali Yıldırım Aksakallar Konseyi 19. Toplantısı'nda konuştu Orta Koridor Türk dünyasının omurgası

Tamar Tanrıyar'dan Halk TV ve Sözcü çıkışı: "100 milyon dolarlık medya-banka skandalı"

46 şirketi kamu ihalelerinden menetti Çin’den ABD’ye ambargo

Mason locaları CHP’nin idare ettiği belediyelerle içli dışlı! CHP’nin kaleleri Mason cenneti!