AKİT MENÜ

Gündem

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 28 Eylüllerdeki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, Sözcü gazetesinin 28 Eylül 2015 tarihli "İktidar terörle mücadelede askerin elini böyle bağlamış... İşte PKK'lılara dokunmayın'ın belgesi" başlıklı haberini yorumladı.

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçtiğimiz yılların 28 Eylüllerinin gazete birinci sayfalarındaki haberleri yorumladı.. Sözcü gazetesinin 28 Eylül 2015 tarihli, "İşte 'PKK'lılara dokunmayın'ın belgesi" manşetini yorumlayan Karahasanoğlu, belgede tam aksine, PKK'lılar saldırdığında misliyle mukabelede bulunulacağının yazılı olduğunu hatırlatıp, kemalist gazetenin yalancılığını yüzüne vurdu!

CUMHURİYET, 28 Eylül 2012

"EĞİTİMDE REZALET" Kemalist cumhuriyet gazetesi, okullarda başörtü yasağı uygulanır iken, "rezalet" demiyordu.. İmam Hatiplerin orta kısmı kapatıldığında "rezalet" demiyordu. Ne zaman ki, din dersi artırıldı, İHL'lerin orta kısımları açıldı.. "Eğitimde rezalet" başlığı ile çıkmaya başladı.. Aslında rezalet, eğitimdeki değil, medyadaki rezalet.. "Rezalet"e, "rezalet" demeyen, "rezalet" ortadan kaldırıldığında, "rezalet" diye ortalığı birbirine katanların yaptığı, aslında gerçek "rezalet"! RTÜK'te şu an CHP kontenjanından üyelik yapan, akit tv için hem ihbar, hem de ceza verilmesi için oy kullanma hukuksuzluğuna imza atan İlhan Taşçı'nın, Cumhuriyet muhabiri iken yaptığı "Fezlekeler yolda" başlıklı haberi, kimin kimle dans ettiğini gösteriyor. HDP milletvekilleri, PKK'lı teröristlerle sarmaş dolaş fotoğrafları yayınlandığında, soruşturma açılmış. İlhan Taşçı da, fotoğraflarla tescilli "sarmaşdolaş"lığı, masumlaştırmak için "Haberli buluştukları ileri sürüldü" ifadelerini kullanmış.

 

TARAF, 28 Eylül 2012

"TÜRKLER GÜL'Ü SEVİYOR"
CIA'nin Türkiye'de kimin yönetime gelmesini istediğini anlamak için, Taraf gazetesine bakmak yeterli. Taraf, "Türkler Gül'ü seviyor" diye haber yaptığına göre, CIA ve onun yönettiği FETÖ, 2012'den başlamış Erdoğan yerine Gül'ü getirme operasyonuna. Ama güçleri yetmedi.. Bu haberlerle, kimin kimi desteklediğini ispatlamış oldular, hepsi o kadar.

 

SÖZCÜ, 28 Eylül 2012

"BÜKEMEDİĞİ ELİ ÖPÜYOR"
Kemalist Sözcü gazetesi, Emin Çölaşan'a, "Bükemediği eli öpüyor" diye yazdırtıyor. Tayyip Erdoğan, PKK'yı sözümona yenememiş, onun elini öpüyormuş! yalanınınz batsın.. Bu ülkenin güvenlik güçleri ölmesin diye çözüm süreci başlatıldı, ama PKK ihanet edince, haddi bildirildi.. O süreçte Emin Çölaşan ne yaptı? 2012'de Erdoğan'ın bükemediği eli öptüğünü iddia ettiğini unutup, Emin Çölaşan'ın bizzat kendisi PKK ile işbirliği yaparak, HDP'nin barajı geçmesi için, oy verilmesi çağrısında bulundu. "Erdoğan'ı ancak böyle devirebiliriz" diyerek, Çölaşan PKK ile işbirliğine soyundu..
manşetleri de, tam bir ihanet.. Güye Erdoğan demiş ki, "Apo'yla masaya oturun, verin kurtulun!" Bu manşetin üzerinden 8 yıl geçti, Türkiye ne verdi, PKK'ya? Hiçbir şey.. Ne aldı? Teslim olmayan yüzlercesinin, binlercesinin canını..

Sözcü'ye ne düştü? Bu ihanet/iftira niteliğindeki manşetinin altında ezilmek.

 

CUMHURİYET, 28 Eylül 2013

"DOKTORA 'GEZİ' SORULARI"
27 Mayıs 2013'te gezi isyanı başlatılmış, okullarda müdürler, üniversitelerde rektörler, öğrencileri sokağa çağırmış, gösterilerde yaralananların hemen orda tedavi görüp, tekrar gösteriye devam etmesi için yüzlerce doktor sokaklarda gayrısıhhi şartlarda yaralalılara müdahale etmiş, eczanelerden illegal metodlarla ilaçlar alınıp, sokaklarda revirler kurulmuş. Bakanlık bu illegal işleri soruşturması, sanki suçmuş gibi haber yapılmış. Biz burdan hatırlatalım, o soruşturma neticesiz bırakıldı. Devletin içine çöreklenin FETÖ'cüler, o yüzde yüzlük suçları, ispatlı-belgeli suçları örtbas ettiler. FETÖ ile solcuların işbirliği ile yapılan o darbe girişimine verilen doktor, eczacı desteği yargılanamadı. Ama yakındır, o dosyalar yeniden açılacak. Kim, ilaçları eczanelerden toplayıp, sokaklarda acil yardım adı altında, göstericileri polise direnmeye, darbeyi zinde tutmaya teşvik etti ise, hepsi mahkemede hesap verecek.. Kobani olaylarının faillerinden, şimdi 6 yıl sonra dahi hesap sorulduğu gibi..

 

SÖZCÜ, 28 Eylül 2014

"MAZİYE BİR BAK!"
Kemalist Sözcü gazetesi, her şeyi başörtüye endekslemiş. Osmanlı döneminde yeni açılan kız lisesinde başı açık olan öğrencileri gösterip, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki okul fotoğrafı ile devam etmiş. Ve 2014'de kıyafet serbestisi getirilip, başını örtmek isteyenlere bu hakkın verildiği okuldan bir fotoğraf ile, dindar insanları tahkir etmeye kalkışmış.. "Osmanlı döneminde bile kızların başı açık iken, şimdi başlarını kapatıyorlar" demeye getirmiş. Şu an olan, özgürlük. serbestlik. İsteyen örtüyor, isteyen açıyor. İşte tam da bu özgürlük, Sözcü'yü delirtiyor. Zorbaları zıplatıyor. İstiyorlar ki, herkes zorla başını açsın..

 

CUMHURİYET, 28 Eylül 2014

"KILIÇDAROĞLU: YAZIK BU ÇOCUKLARA"
Ahmet Davutoğlu'ndan, Abdullah Gül'e kadar muhafazakarların, Yeni Asya'dan Milli Gazete'ye kadar dindar medyanın bugün desteğini alan Kemal Kılıçdaroğlu, bakın 2014'de Cumhuriyet'te, yasakçılığını/despotluğunu tescilleyen hangi sözleri yayınlanmış: "7 yaşındaki çocuğa türban takalım diye gündeme getiriyorlar. Çocuğu siyasi meta haline getiriyoruz." Kılıçdaroğlu, "Bunlarla ilgilenmeyelim" derken, aslında istediği ne? "Başörtü yasak olsun." Onu kendisi söylemiyor, CHP'den milletvekili yapılan Necla Arat, hemen Kılıçdaroğlu'nun haberinin altında söylüyor: "Kadınlar türbana tepki vermeli" diyor.. Olur Necla abla.. Sen emret, kadınlar başörtüye tepki versin, Başlarını açsınlar.. Sen emret, başka yerlerini de açsınlar.. Kadının vucudu, size göre, siyasi meta değil (bize göre siyasi meta da olmasın, bunun için de tam özgürlük olsun), ama para amaçlı bir meta, değil mi?
Kobani olaylarının iki hafta öncesinde, Kobani'ye TSK'nın girmesi istendiği günlerde, Cumhuriyet bakın ne manşet atmış: "Erdoğan'ın savaş kumarı" Sonra, TSK'nın girmemesi istenilince, bu sefer de sokaklar yangın yerine çevrildi. Cumhuriyet te, "Türkiye, Kobani'ye niye yardım etmiyor" dedi. Bunlardaki ilkesizlik, böylesine zirvede işte.. Asker yollanmadan önceki dönemde "savaş kumarı", asker yollanmayacağı açıklanınca "Niye yardım etmiyor"!

 

SÖZCÜ, 28 Eylül 2015

 "İŞTE 'PKK'LILARA DOKUNMAYIN'IN BELGESİ!"
Böylesine iddialı bir manşeti görünce, heyecanlandınız değil mi? Boşuna heyecanlandınız. O belgede, "PKK'lılara dokunmayın" denilmiyor. Tam aksine, herhangi bir saldırı olduğunda "misliyle karşılık verin" deniliyor.. Kupürünü yayınladıkları talimatı bile bu kadar çarpıtan adamlarda, söyler misiniz, basın ahlakı diye bir şey olur mu?
Ve rezil başlığa bakın: "Tayyip'i kastederek böyle haykırdı: Onun PKK'lı askerleri öldürdü oğlumu". Böyle bir sözü kim ederse etsin. İsterse şehid annesi olsun.. İftira değil midir? Nitekim görülmedi mi, o PKK'lı teröristlerin hepsi, Erdoğan'ın emri ile etkisiz hale getirilmedi mi? Daha önemlisi, bu Sözcü gazetesi, PKK'lı teröristlerle kolkola girip, HDP'ye oy istemediler mi? söyleyin yalancılar, söyleyin müfteriler, siz değil misiniz, 2015 seçimlerinde, HDP'ye oy isteyen hainler..

 

BUGÜN, 28 Eylül 2015

"TİVİBU'NUN YAPTIĞI SANSÜR VE ANAYASA'YA AYKIRI!"
FETÖ'cü Bugün gazetesi, örgütlerine bağlı televizyon kanallarına yönelik TİVİBU'nun aldığı kararı, sansür olarak nitelendirmiş. Bu nitelendirmeye kimler destek vermiş? CHP'li Levent Gök ve illegal basın konseyi Başkanı Pınar Türenç! Şimdilerde CHP'liler de, illegal basın konseycileri de FETÖ ile hep mücadele ettiklerini söylüyor değil mi? Biz de yalancılıklarının ispatı için, bu başlığı yüzlerine vuruyoruz!

 

Yorumlara Git

Sultangazi'de korku dolu anlar! 3 katlı bina tahliye edildi

Uluslararası ajanslar son dakika kodu ile duyuruyor! Hamaney'den görülmemiş açıklama

Zehir saçanlar engellensin! İstanbul'un göbeğinde sapkın konser

Yunanlılar çıldırıyor! Türkiye, Afrika’da güç imparatorluğu kuruyor

Siyonist zorbalığı genişletme peşinde: Şabat'tan başsavcıya akılalmaz talep