Gündem
Türkiye kazandı korsanlar kaybetti
Libya ile imzalanan deniz sınırı anlaşmasının BM tarafından onaylanmasıyla Mavi Vatan’daki kazanımlarını tescilleyen Türkiye, İsrail ve Yunanistan’ın başını çektiği korsan 5’liyi tuş etti. Uzmanlar, Türkiye’nin deniz kuşatmasını kırdığını ve masadaki zaferini perçinlediğini vurguladı.
5’li çete çatırdıyor
“Bundan sonra Libya’da olası dengelerin değişmesi durumunda bile Türkiye’nin etkisini zayıflatmayacak bir aşamaya gelinmiştir hamdolsun. Afrika ve Ortadoğu coğrafyasını darbe ve diktatörlerle şekillendiren Batı’nın Libya özelinde artık darbe girişimine kalkışmasının da önüne geçecektir bu hamle. Türkiye’nin etkisini zayıflatmak için bundan sonra Libya’da darbe bile yapacak olsalar Türkiye artık denizdeki kendi sınırını belirlemiş oldu, artık geri dönüş yok. Akdeniz’de Türkiye’nin karşısında 5’li korsandan İsrail geri planda kalıyor. Çünkü onun işlerini yürütecek devletçikler mevcut. Macron küreselcilerin yetiştirdiği bir kukla. BAE ve Suud’un iradesi ise ipotek altında. Bunların bu tarihten sonra Doğu Akdeniz özelinde Türkiye’ye karşı girişecekleri atraksiyonların başarıya ulaşma ihtimali sıfıra inmiştir. Özgül ağırlığı olmayan bu ülkeler devre dışı kalmıştır. Yunanistan ile Mısır arasındaki sözde deniz anlaşması da bu şekilde güdük anlaşma haline gelmiştir. Mısır, Türkiye’nin yanında yer alsa birçok kazanım elde edebilecekti ama Sisi iktidarı, buna yanaşmadı. Zaman Türkiye’nin zamanıdır.”
Kuşatma kırıldı
Strateji ve Yönetim Uzmanı Emkli Yüzbaşı Halil Mert ise, şunları ifade etti: “Türkiye en başından itibaren uluslararası hukuka saygılı davranıyor. Türkiye, diğerleri gibi haydut tavırlar içerisine girmiyor. Biz Akdeniz’de onyıllardır mağdur ülkeyiz. 1878 Berlin Anlaşması ile Kıbrıs’ı İngilizlere kiraya verişimiz ve ardından burasının işgal edilerek bizden koparılmasından itibaren Akdeniz’de hakları çalınan ülkeyiz biz. BM’nin bu kararıyla Türkiye denizden kuşatmayı kırmıştır ve başarılı olmuştur. Bunu yaparken de uluslararası hukuka dayalı olarak ilerledik ve haydut devlet değil haklı devlet olduk. Libya’da, Suriye’de, doğalgaz aramalarında ve Karabağ meselelerinde hep hakkaniyeti savunduk. Çalınan haklarımızı uluslararası hukuka riayet ederek geri alıyoruz. Cepheler büyüdükçe gücümüz de artmaktadır.”