Aktüel
Hayvan hakları savunucularından birlikte mücadele etme çağrısı
HAKİM Koordinatörü Fatma Biltekin: - "Hayvan hakları mücadelesini bir adalet mücadelesi olarak görüyoruz. Bu mücadele, kendi hakkını savunamayan canlılar için verilen bir mücadele. Herkesin bu mücadeleye katkı vermesi gerektiğini düşünüyoruz ve herkesi bu mücadeleye davet ediyoruz" - "Yaşam hakkından bahsediyoruz, bu politikalar üstü bir duruş, hangi politik görüşte olduğumuzun bir önemi yok, ortada canı yanan ve eziyet gören gariban hayvanlar var. Onların hakları için de herkesin bir noktada birleşebileceğini düşünüyoruz" - "Yapmamız gereken şey, önümüzdeki dönemde yasa için topluca mücadele etmeye devam etmek. Yasa gelmediği sürece failler daha da güçlenecek ve şiddet eylemlerine devam edecek"
İSTANBUL (AA) - ANDAÇ HONGUR - Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Koordinatörü Fatma Biltekin, hayvan hakları mücadelesinin kendi hakkını savunamayan canlılar için verilen bir mücadele olduğunu belirterek, "Herkesin bu mücadeleye katkı vermesi gerektiğini düşünüyoruz ve herkesi bu mücadeleye davet ediyoruz." dedi.
Biltekin, "4 Ekim Hayvanları Koruma Günü" dolayısıyla AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, pandemi sürecinde hayvanların yaşadıkları sorunların daha da derinleştiğini dile getirerek, "Bu süreçte gönüllüler, barınaklara gidemedi. Sokakta gönüllüler olmadığı için hayvanlar şiddete daha açık hale geldi. Çok azına ulaşabilmemize rağmen çok fazla işkence vakası raporladık. Kesme, göz oyma, organ çıkartma gibi sokakta yaşayan hayvanlara yapılan şiddet eylemleriyle karşılaştık. Bunların hiçbir yaptırımı yok. Sokakta yaşayan hayvana işkence etmenin cezası 947 lira. Sokakta yaşayan hayvana cinsel şiddet uygulandığında, bu suç olarak bile tanımlanmıyor, ceza yine 947 lira. Failler de bundan güç aldı ve ihlallere durmadı." diye konuştu.
Biltekin, hayvan hakları örgütlerinin pandemi nedeniyle yasa konusunda çok etkin olamadığına değinirken, şunları söyledi:
"Yıllardır verdiğimiz mücadelede çok iyi bir noktaya gelmiştik, hayvana şiddetin suç kapsamına alınması, hayvanat bahçelerinin yasaklanması, yunus parklarının kapatılmasını konuşuyorduk. Meclis bir noktada bu meseleye gözünü kapattı. Meclis açıldı ve biz önümüzdeki süreçte uzaktan da olsa ne yapabileceğimize bakacağız. Milletvekillerine ulaşmaya ve taleplerimizi yinelemeye çalışacağız. Hayvanlar konusunda bizim için mücadelenin bitmediğini ve devam ettiğini anlatacağız."
- Kanuna ilişkin talepler
Fatma Biltekin, 4 Ekim'in Hayvanları Koruma Günü olduğunu ancak tüm dünyada hayvanların korunmadığını ve ihlallerin devam ettiğini belirterek, "Yapmamız gereken şey, önümüzdeki dönemde yasa için topluca mücadele etmeye devam etmek. Yasa gelmediği sürece failler daha da güçlenecek ve şiddet eylemlerine devam edecek." dedi.
Hayvana şiddetin suç kapsamına alınmasıyla meselenin çözülmediğinin altını çizen Biltekin, taleplerinin tamamını içeren bir yasa değişikliği talep ettiklerini ve özellikle Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Raporu'ndaki hayvanlar lehine olan bazı maddeleri refere eden bir yasa taslağının kanunlaşmasını beklediklerini ifade etti.
Biltekin, kanuna ilişkin taleplerini şöyle sıraladı:
"Sahipli-sahipsiz hayvan ayrımının kaldırılması gerekiyor. Hayvan tanımının değişmesi gerekiyor. Hayvanlar mal statüsündeler, hayvanların duygulu varlıklar olarak tanımlanması gerekiyor. Hayvana şiddetin suç kapsamına alınması gerekiyor. Daha önce biz alt ceza sınırı için '2 yıl 1 ay.' diyorduk. İnfaz kanunu değiştiği için bu talebimizi değiştirdik. Yeni infaz kanununa göre, 1 kişinin 2 senelik cezası varsa mahkum olacağı süre 15 gün. Bu nedenle talebimizi alt sınırın 3 sene olması şeklinde güncelledik. Eğer bir kişi 3 sene ceza alırsa, yeni infaz kanuna göre 6 ay mahkum edilebiliyor.
Yunus parklarınının kapatılmasını ve oradaki hayvanların rehabilite edilmesi için belirli alanlara götürülmesini talep ediyoruz. Türkiye'de 41 tane hayvanat bahçesi var ve hala orada kaç hayvanın tutsak edildiğini bilmiyoruz. Hayvanat bahçelerinin yasaklanmasını, mevcut hayvanat bahçelerinin de yaban hayatı rehabilitasyon merkezlerine çevrilmesini talep ediyoruz."
Mevcut kanunun 6. maddesinin "Hayvanı al, aşıla, kısırlaştır, aldığın yere bırak." dediğini söyleyen Biltekin, daha önceki yasa taslaklarında aynı maddeye ilişkin "Hayvanı al, aşıla, kısırlaştır, aldığın yere bırak, ama aldığın yerde okul, hastane, cami varsa bırakamazsın." şeklinde öneriler olduğunu aktararak, "Bu, 'hayvanları dağ başlarına bırakalım' demek çünkü Türkiye'de caminin, okulun, hastanenin olmadığı bir mahalle yok. Bu maddenin olduğu gibi korunması en temel kırmızı çizgilerimizden biri." dedi.
HAKİM Koordinatörü Fatma Biltekin, şu çağrıda bulundu:
"Hayvan hakları mücadelesini bir adalet mücadelesi olarak görüyoruz ve her zaman hayvanların haklarını geri vermek zorunda olduğumuzu söylüyoruz. Bu mücadele, kendi hakkını savunamayan canlılar için verilen bir mücadele. Herkesin bu mücadeleye katkı vermesi gerektiğini düşünüyoruz ve herkesi bu mücadeleye davet ediyoruz. Yaşam hakkından bahsediyoruz, bu politikalar üstü bir duruş, hangi politik görüşte olduğumuzun bir önemi yok, ortada canı yanan ve eziyet gören gariban hayvanlar var. Onların hakları için de herkesin bir noktada birleşebileceğini düşünüyoruz."