AKİT MENÜ

Aktüel

Yemenli tarafların anlaşmazlıkları Riyad Anlaşması'na zarar veriyor

Yemen hükümeti ile BAE'nin desteklediği Güney Geçiş Konseyi (GGK) arasında imzalanan bu anlaşmanın tehlikeli bir durumda olduğu belirtiliyor - Hükümet, GGK'nın önce, anlaşmanın askeri kısmını yerine getirmesini isterken GGK, önce hükümetin kurulması sonra askeri meselelerin uygulanması konusunda diretiyor - Balıkçılık Bakanı Fehd Kifayin ise GGK'nın askeri nüfuzunu genişletme adımları nedeniyle Riyad Anlaşması'nın çökebileceğini ifade ediyor

İSTANBUL (AA) - MUHAMMED ES-SAMİİ - Yemen hükümeti ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Güney Geçiş Konseyi (GGK) arasında imzalanan Riyad Anlaşması'nın uygulanmasını hızlandırma konusunda yapılan ittifakın üzerinden iki aydan uzun bir süre geçmesine rağmen ciddi bir ilerleme kaydedilemediği, aksine anlaşmanın tehlikeli bir durumda olduğu belirtiliyor.

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da, 5 Kasım 2019'da Yemen hükümeti ile BAE'nin desteklediği GGK arasında imzalanan bu anlaşma, "hükümetin Aden'e dönmesi, siyasi bir hükümet kurulması, tüm askeri teşkilatların savunma ve içişleri bakanlıklarına bağlanmasına başlanması, tarafların ellerinde bulunan esirlerin karşılıklı değişimi" gibi temeller üzerine kuruluydu.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinden temmuz sonunda yapılan bir açıklamayla, Riyad Anlaşması'nın uygulanmasının hızlandırılması amacıyla bir mekanizmayı devreye koyacağı duyuruldu.

Hızlandırma mekanizması, GGK'nin ülkenin güneyindeki sözde "özerk" yönetiminden vazgeçmesini, kuzey ve güney arasında eşitliği sağlayacak şekilde bir hükümet kurulmasını kapsıyor. Aynı zamanda hükümet ile GGK arasındaki ateşkesin devam etmesi, askeri güçlerin Aden dışına çekilmesi maddeleri de yer alıyor.

Çatışan taraflar, bu mekanizma üzerinde anlaşmalarına rağmen Riyad Anlaşması'nın uygulanmasını hızlandırma konusunda ciddi anlamda harekete geçmiyor.

Güvensizliğin hakim olduğu bir ortamda taraflar, birbirlerine ayrıca anlaşmanın uygulanmasını engelleme suçlaması da yöneltiyor.

- Bazı küçük siyasi gelişmeler kaydedildi

Hızlandırma mekanizmasının açıklanmasının ardından küçük de olsa bazı siyasi gelişmeler yaşandı.GGK Sözcüsü Nizar Heysem, temmuz ayında Konseyin, Riyad Anlaşması'nın hayata geçirilmesi için özerk yönetimden vazgeçtiğini duyurdu.

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurrabbu Mansur Hadi de Suudi Arabistan'ın sunduğu öneri ve GGK'nin güney illerindeki "özerklik"ten vazgeçtiğini ilan etmesinin ardından çıkardığı kararnameyle Ahmed Salim Rabi'nin yerine GGK yöneticilerinden Ahmed Hamid Lemles'i yeni Aden Valisi olarak atadı. Tuğgeneral Muhammed Ahmed el-Hamidi ise tümgeneral rütbesine yükseltilerek Emniyet Müdürlüğüne getirildi.

Hadi, daha sonra Başbakan Muin Abdulmelik'i, Riyad Anlaşması uyarınca yeni bir hükümet kurmakla görevlendirdi.

Yeni Vali Ahmed Hamid Lemles'in yapılan görevlendirmeden birkaç gün sonra Aden'e gelmesi bekleniyordu. Ancak Lemles, görev yerine tayinin yapıldığı tarihten bir ay sonra ulaştı.

Söz konusu tavrın da Riyad Anlaşması'nın uygulanması konusunda nasıl bir ağır bir tutum içine girildiğini ortaya koyduğu ifade ediliyor.

- Yeni Aden Emniyet Müdürü görevine başlayamadı

Yemen hükümeti ile GGK'nın, Tuğgeneral Muhammed Ahmed el-Hamidi'nin yeni emniyet müdürü olması konusunda anlaşmasına rağmen, Hamidi şu ana kadar aktif olarak görevine başlayamadı.

Hükümete görevine başlayabilmek için çağrıda bulunan Hamidi, GGK'yı göreve başlamasını engellemekle suçladı.

Yerel raporlarda ise GGK'ya yakın eski Aden Emniyet Müdürü Helal Şayi'nin, Hamidi'yi kabul etmeyen ve bu konuda sorun çıkaran isim olduğu ifade ediliyor.

- Taraflar arasında "öncelik" anlaşmazlığı

Hızlandırma mekanizmasına göre, yeni hükümetin de ağustos sonu kurulması gerekiyordu. Ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıkları yeni hükümetin kurulması önünde engeller oluşturuyor.

Yemen hükümeti, yeni hükümet çalışmaları için GGK'nın önce Riyad Anlaşmasının askeri şıklarını yerine getirmesini şart koşuyor.

GGK ise önce hükümetin kurulmasını sonra askeri konuların uygulamaya konulmasını istiyor.

Bu kapsamda Yemen Dışişleri Bakanı Muhammed el-Hadrami, hükümetin, hızlandırma mekanizması çerçevesinde üzerine düşenlerin hepsini yaptığını, GGK'nın ise askeri meselelerle ilgili yerine getirmesi gerekenler konusunda oyalama taktiği uyguladığını belirtiyor.

Hadrami, GGK'nın, yükümlülüklerine saygı duymak, hızlandırma mekanizmasına göre kendisine bağlı askeri birlikleri ve güçleri Aden ve Sokotra'dan çıkarmak zorunda olduğunu aktarıyor.

- GGK sorumluklarının aksine askeri nüfuzunu artırıyor

Yemen hükümetinin ısrarcı tavrına ve çağrılarına rağmen, GGK, Sokotra'daki askeri nüfuzunu artıracak adımlar atıyor.

Sokotra Valisi Remzi Mahrus, 28 Eylül'de Cumhurbaşkanı Hadi'ye gönderdiği bir mektupta, meşru hükümetin izni olmadan ve liman makamlarının resmi protokolleri uygulanmadan iletişim araçları ve çeşitli ekipmanlar taşıyan bir gemiyle bölgeye pasaportsuz, vizesiz ve giriş mührü olmayan yabancı uyruklu kişilerin geldiğini, bölge dışından silahlı kişiler getirilmeye devam edildiğini, GGK'nin Sokotra halkıyla savaşması için paralı asker olarak 1000'den fazla kişiyi silahlandırdığını belirtti.

- Riyad Anlaşması çökebilir

Yemen hükümetinde Balıkçılık Bakanı Fehd Kifayin ise GGK'nın Sokotra'daki ihlalleri ve tansiyonu yükselten adımlarının, Riyad Anlaşması'nı tehlikeye attığını, anlaşmanın çökebileceğini ve sıfır noktasına geri dönebileceklerini ifade ediyor.

Sokotra Adası'na ağustos ayında farklı uyruklardan yabancıların resmi prosedüre uymadan ve vize almadan giriş yaptıklarına işaret eden Kifayin, bu durumun endişe verici ve kabul edilemez olduğunu söylüyor.

Bakanın açıklamaları ve BAE destekli GGK'nın Sokotra'daki faaliyetleri göz önüne alındığında Riyad Anlaşması'nın uygulanması önündeki zorluklar daha net biçimde kendini belli ediyor.

Öte yandan, BAE'nin de bir parçası olduğu Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, Yemen'deki meşru yönetimi zayıflatmakla suçlanıyor. BAE'nin ordu güçleri ile Husiler arasında çatışmaların olmadığı bir bölge olan Sokotra'da GGK'yı sahneye çıkarması da bu suçlamaları besleyen faktörlerden. Buna karşın koalisyon güçleri ise söz konusu suçlamaları reddediyor.

Tüm bu anlaşmazlıklar, siyasi hamleler ve taktiklerin ötesinde ülkede büyük bir insani kriz yaşanıyor. Birleşmiş Milletler'e göre Yemen'de nüfusun yüzde 80'i insani yardım ve korumaya ihtiyaç duyuyor.

Yorumlara Git

28 Şubat kafası Mersin'de hortladı

Sıcak açıklama: İsrail askerleriyle çatışıyoruz

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP'den istifa etti

İran’dan ABD’ye şartlı mutabakat! Hamaney çizgiyi çekti: Boyun eğmeyiz

Bolat: Kişi başı gelir 6 kat, ihracat 8 kat büyüdü! Türkiye yıllık 278 milyar dolar ihracat yapan ülke konumuna geldi