Gündem
Fransa’dan başörtüsüne bir yasak daha
Sözde uygar, özgürlükçü batıdan Müslümanlara yönelik bir yasak daha. İslam düşmanlığını arttıran Fransa, başörtülü Müslüman kadınları kademeli olarak toplum dışına itiyor. Daha önce ilk ve orta dereceli okullarda başörtüsü takmak yasaklanmış, özel sektörde başörtülülerin işten atılması kolaylaştırılmıştı.
Hasan Eğrigöz Ankara
2016’da havuz ve plajlara burkiniyle girilmesi engellendi. Son olarak, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçen Cuma günü “radikallikle mücadele reformu” adı altında İslam’ı hedef alan sözlerinden sonra gözler ülkede artan İslam karşıtlığına çevrilirken, başörtüsü takan velilerin, çocuklarının okul gezilerine, müsamerelere ve veli faaliyetlerine katılmaları, bir güven ortamı oluşturulması ve dinsel simgelerin kamusal alanda görünmemesi gerekliliği öne sürülerek yasaklandı. Konuya ilişkin Akit’e konuşan Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) Genel Başkanı Rıdvan Kaya, “İddialarının ne kadar tutarsız olduğunu, ne kadar sahtekar olduklarını o kadar net ortaya koyuyor ki şu muamele, her türlü cinsi sapkınlığı bir özgürlük kriteri olarak ve buna tahammül, demokrasinin zorunlu şartı olarak gören insanlar, ülkelerinde yaşayan yaklaşık 5 milyon insanın inancını doğrudan hedef alıyor. Bu, Fransa’nın şahsında haçlı mantığının aynen sürdüğünü görüyoruz” dedi. Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt de, “Medeniyetten bahsedenlerin, medeniyetten ne kadar uzak olduğunu görüyoruz. Biz de bu zulme karşı, Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği önünde basın açıklamasıyla tepkimizi göstereceğiz” ifadelerini kullandı.
Fransa’da Müslüman Kadınlar Hedef!
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçen Cuma günü “radikallikle mücadele reformu” adı altında İslam’ı hedef alan sözlerinden sonra gözler ülkede artan İslam karşıtlığına çevrildi. Fransa’da son dönemde devreye giren uygulamalarla Müslüman kadınlar toplumsal hayattan silinmenin eşiğinde. Fransa’da İslam’ın görünür hale gelişinin en öndeki müsebbibi olan başörtülü kadınlar, devletin onları yabancılaştıran toplumsal müdahalelerinin ilk kurbanı oluyorlar. İslam’ı “cumhuriyet değerleri içinde eritmeyi”, anayasada geçen tabirle “asimile etmeyi” öngören ve bunu da “İslam’ın varlığına karşı değiliz” ambalajı içinde “Fransa İslam’ı” projesiyle duyuran Fransız hükümeti, esasında dinini gündelik hayatın en doğal ve rutin pratikleriyle yaşamaya çalışan Müslümanların varlığına dahi karşı olduğunu bir kez daha açık etti. Fransa’da son yıllarda özellikle Müslüman kadınları hedef alan yasaklardaki artış gözlerden kaçmıyor. Adeta Müslüman kadınlar evlerine hapsedilme tehdidiyle karşı karşıya.