AKİT MENÜ

Gündem

Erdoğan olsaydı Karabağ gitmezdi

Dağlık Karabağ’daki son gelişmeleri, Azerbaycan 2. Cumhurbaşkanı Ebülfez Elçibey’in damadı ve Ebülfez Elçibey Vakfı Başkanı Akil Samedbeyli’yle konuştuk. Karabağ meselesinin dününü ve bugününü anlatan Samedbeyli, Moskova’daki barış anlaşmasının Ermenistan’a zaman kazandırmak olduğuna ve Türkiyesiz bir çözüm masasının sadece Ermeni tarafının lehine olacağını işaret etti. Samedbeyli, “Erdoğan, Elçibey döneminde olsaydı Karabağ işgalden kurtulmuş, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kara yolu bağlantısı sağlanmış ve Türk birliği kurulmuş olurdu” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan’ın efsane Cumhurbaşkanı Ebülfez Elçibey’in damadı ve Elçibey Vakfı Başkanı Akil Samedbeyli, Karabağ’daki askeri hareketliliği ve Moskova’da varılan geçici ateşkesi Akit’e değerlendirdi. Azerbaycan Türklerinin Karabağ’da büyük bir insanlık dramına maruz kaldığını belirten Samedbeyli, bir milyon 300 bin Azerbaycan Türk’ünün dramına kör kalanların, 50 bin Ermeni için ‘barış’ diyerek ayağa kalkmasının samimiyetsizlik örneği olduğunu kaydetti. Karabağ meselesinin 30 yıldır çözüme kavuşturulmadığını belirten Samedbeyli, küresel bir güç haline gelen Türkiye’nin sınırsız desteğinin Azerbaycan’dan yana olduğunu belirterek çözüm masasında Türk dış işleri diplomatlarının da olması gerektiğine aksi halde lehte bir çözüm olmayacağına işaret etti.

Karabağ işgalinin dününü ve bugününü sizden dinleyebilir miyiz?

Ruslar İstanbul’a hakim olmak için Kafkasya üzerine yoğunlaştılar. Burada kukla bir Ermenistan devleti kurdular. 1988’de Gorbaçov liderliğindeki Sovyet Rusya döneminde Azerbaycan’ın diğer bölgeleri ile Nahçivan arasında 40 km derinlikte bir Ermeni seddi çekerek aslında Türkiye ile Azerbaycan’ın karayolu bağlantısını koparmayı başardılar. 28 Şubat 1988’de de Ermenistan’daki Türkler göçe zorlandı ve ilk göç kafilesi Azerbaycan’a gelmeye başladı. Bu dönem biz yalnızdık. Hiç kimse sesimizi duymuyordu. Öz ata yurdundan, öz evinden Türkler-Müslümanlar kovulurken, katliamlara maruz kalırken kimse sesini çıkarmadı. Ermenistan’dan Türkler kovulurken 70 Türk çocuğunu demir borunun içine doldurarak ağzını kapatmış ve altında ateş yakarak diri diri yakmışlardı.

Hocalı’da yapılan katliamdır

Hocalı’da da büyük bir insanlık dramı gerçekleşti değil mi?

 Hocalı’da Ermenilerin yaptığı birebir soykırımdır. O dönemlerde tek umut kapısı olarak gördüğümüz Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti bize destek veremedi. Türkiye sevdalısı, gerçek Müslüman ve mümin Ebulfez Elçibey sivilleri Kelbecer’den çıkarmak için helikopter istedi veremediler.

Bugün gelinen noktada Türkiye’nin desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bugün çok şükürler olsun, Türkiye her şeyimle Azerbaycan’ın yanındayım diyor. Nerden nereye. Demek ki, liderlerin rolü çok çok önemlidir. Eğer Elçibey döneminde Türkiye’nin başında Sn. Recep Tayyip Erdoğan gibi cesur ve vizyon sahibi bir lider olsaydı, Karabağ tam işgalden kurtulmuş, Azerbaycan-Türkiye arasında karayolu bağlantısı temin edilmiş, Türk birliği çoktan kurulmuştu.

Türkiye’nin olmadığı çözüm masasına oturulmaz

Azerbaycan’ın çatışmalarda askeri üstünlük sağlaması sonrası yapılan barış çağrılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ermeniler tüm Karabağ’ı işgal ettikten sonra 1994’de Ateşkes anlaşması imzalandı. Karabağ düğümünü çözmek AGİT çerçevesinde oluşturulan Minsk Grubu’na havale edildi. Bu üçlü grubun tamamı doğrudan veya dolaylı olarak Ermenileri desteklemektedir. Bunların derdi Karabağ’ın Ermenilerde kalmasıdır. Yaptıkları şey sadece ve sadece bizi oyalamaktır. 27 Eylül’de Ermenilerin hücumuyla başlayan savaş, Azerbaycan Ordusunun ilerlemesiyle devam edince hemen harekete geçtiler. Oysa 30 yıla yakın bir süredir Karabağ işgal altındadır, 800.000 insan Karabağ’dan öz yurdundan, 500.000 insan Ermenistan’dan öz ata yurdundan kovulmuşlardır. Toplam bir milyon üç yüz bin insanın gasp edilen ve çiğnenen hakları görmezden gelinirken, toplam sayısı 50 bin kalmış Karabağ Ermenisi neden bu kadar kıymetli?

Moskova’da varılan anlaşmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye olmadan masaya oturulmamalı. Moskova’dan bizim lehimize sonuç beklemek mantıklı değil. Bizim Dışişleri Bakanı, 10 saat boyunca iki Ermeni’ye karşı direndi. Sonuçta ateşkes hakkında muğlak bir metin ortaya çıktı. Azerbaycan halkı da Azerbaycan ordusu da bunu kabul etmedi. Ermeni’yle barışın sonucunun ne olacağı bellidir. Zaman kazanmak, tekrar dağılmış güçleri toparlamak, silah desteyi alarak tekrar saldırmak.  Nitekim Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev Rusya’dan Ermenistan’a sivil uçaklarla silah taşındığını açıkladı. Rusya’ya silah taşıması için İran hem hava, hem de karayolunu açık tuttu. Sözde Müslüman İran bunu yaparken, Hıristiyan Gürcistan hem hava, hem de karayolunu Rusya’ya kapattı.

Türkiye artık süper güç

Türkiyesiz bir çözüm mümkün mü?

Azerbaycan’ın haklı davasında her aşamada, her masada, her sürecin içinde Türkiye mutlaka ve mutlaka olmalıdır. Aksi taktirde Azerbaycan orada olmamalıdır! Şimdi hem Azerbaycan eski Azerbaycan değil hem de Türkiye eskisinden çok çok güçlü ve dünyanın da ciddiye aldığı bir büyük güçtür.

Yorumlara Git

Böyle medyaya yazıklar olsun! Sonunda ‘dolandırıcı’ Haluk’u da akladılar

İran'dan ABD'ye açık açık savaş ilanı! Hürmüz Boğazı'nda namlular o düşmana çevrildi!

Erakçi 'İsrail, muhalifleri susturmanın yolunu bulmuş' ABD'linin dolarıyla ABD'li satın alıyor

Bir Ahbap’çıdan daha aynı taktik! Hem bilmiyor hem hatırlamıyor

Genelkurmay çatı davasında karar çıktı 135 FETÖ'cü alçağa ceza yağdı