Ekonomi
Uzay yatırımları artacak
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, “Üst seviye hedefleri yerine getirmek üzere çok ciddi yatırımlar altına girilecek. 1-2 sene içinde özellikle 400 ve 400 kilometre ötesindeki yörüngelere ulaşabilecek büyük motorları yerli ve milli imkanlarla geliştirmek üzere çok ciddi bir yatırım programı içerisindeyiz” dedi.
Türkiye’yi uzaya taşıyan ROKETSAN, geliştirdiği teknolojileri denemek amacıyla bu yıl yeni bir roket fırlatmaya hazırlanıyor. Şirket, daha büyük hedeflere ulaşmak için de ciddi bir yatırım programını hayata geçirecek.
2015’te düğmeye basıldı ROKETSAN
Genel Müdürü Murat İkinci, şirketin uzay çalışmaları hakkında bilgi verdi. Şirketin, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından Türkiye’nin uzay programını gerçekleştirmek üzere görevlendirildiğini belirten İkinci, 2015’te geliştirdikleri sistemlerle uzaya erişime ilişkin faaliyetleri hayata geçirdiklerini söyledi.
İlk hedef 400 kilometre
İkinci, uzaya ilk erişimi 2018’de bir sonda roketiyle sağladıklarını anımsatarak, Türkiye’nin ilk uzaya erişiminde 130 kilometrelik mesafeye çıktıklarını bildirdi. Murat İkinci, şöyle konuştu: “Yıl sonu itibarıyla yeni denememizi gerçekleştireceğiz. Önceki fırlatmada deneyemediğimiz ve bu süre içinde geliştirdiğimiz itki sistemlerinin, manevra kontrol sistemlerinin, itki yönetim sistemleri üzerindeki bazı aviyonik sistemlerin test ve denemeleri yapılmış olacak. Bundan sonraki aşamada ise ilk hedefimiz, kısa süre içinde 100 kilogramlık bir yükü 400 kilometredeki yörüngeye yerleştirebilecek ve ülkemizi ‘kendi uydusunu kendi yörüngesine yerleştirebilecek ülke’ statüsüne eriştirecek çalışmanın tamamlanması olacak. Bunun için de özellikle yakıt teknolojileri konusunda ROKETSAN kendi imkanlarıyla ve endüstrinin bütün imkanlarını kullanarak geliştirme yapıyor. Buradaki temel gaye, tamamen kendi mühendislerimizle, ekosistemimizle, partnerlerimizle böyle bir çalışmayı nihayetlendirebilecek aşamaya gelebilmek.”
“Taahhütleri zamanında gerçekleştireceğiz”
Gidişata bakıldığında Türkiye’nin bu çalışmalardan çok başarılı sonuçlar elde edebileceğini söylemenin mümkün olduğunu vurgulayan İkinci, “Türkiye uzayda yeni bir oyuncu. Aradaki mesafeyi kapatabilmesi için çok yoğun bir çaba içinde olması lazım. Çünkü çok temel teknolojileri milli ve yerli olarak gerçekleştirebilmek için çok fazla insan gücü ve çalışmaya ihtiyacımız var. Gelinen noktada ROKETSAN, SSB’nin ve Türkiye’nin uzay programına olan taahhütlerini yerine getirdi. Bundan sonraki aşamalarda da taahhütlerini zaman kısıtları da dahil olmak üzere, yerli ve milli imkanlarla geliştirmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.
Yetişmiş insan gücü
Uzaya erişim noktasında hem Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamayı hem de uluslararası alanda çok saygın bir uzay şirketi olmayı hedeflediklerini dile getiren İkinci, teknoloji geliştirme çalışmalarının yanında uzaya erişimi sağlayacak mühendislik ve insan gücünü oluşturmak üzere de çalışmalar yürüttüklerini ve bu sayede Türkiye’nin uzay programının çok hızlı şekilde ilerleyeceğine inandıklarını kaydetti.
“Mevcut kabiliyetler üst seviyeye çıkacak”
Şirketin uzay teknolojilerine yönelik yatırımlarına ilişkin de bilgi veren İkinci, şu değerlendirmede bulundu: “Bundan sonraki aşamalarda üst seviye hedefleri yerine getirmek üzere çok ciddi yatırımlar altına girilecek. Bunların bir kısmı şu anda devletimiz tarafından destekleniyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve SSB bu işin ciddi destekçilerinden. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın vermiş olduğu talimatlarla yatırımlarımızı hızlandırdık. Bundan sonraki 1-2 sene içinde özellikle 400 ve 400 kilometre ötesindeki yörüngelere ulaşabilecek büyük motorları yerli ve milli imkanlarla geliştirmek üzere çok ciddi bir yatırım programı içindeyiz. ROKETSAN mevcut kabiliyetlerin çok daha üst düzeye çıkartılacağı, çok daha büyük ve güçlü motorların yerli ve milli imkanlarla gerçekleştirileceği bir yatırım planlaması içerisinde. SSB ve Cumhurbaşkanlığımız koordinasyonunda yol haritasını oluşturuyor. Bu yol haritası işlemeye başladı. Önümüzdeki dönemde çok daha üst seviye motor, itki ve roket sistemlerinin geliştiğini ve bunların sahada operasyonel olarak çalıştığını göstereceğimiz bir süreç bizleri bekliyor."