Siyaset
Güvenliğimiz sınırlarımızın ötesinden başlıyor
Suriye Görev Gücü Değerlendirme Çalıştayı’nda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Orta Doğu’da emperyalistlerin teröre senaristlik ve rejisörlük yaptığına dikkat çekerek, “Türkiye’nin orada ne işi var?” diye soranlara, “DEAŞ-PKK ve bunların uzantılarına karşı kurduğumuz saha baskısı, içeride terörle mücadelemiz, güvenliğimizin esas itibariyle sınırlarımızın ötesinde başladığını net bir şekilde ortaya koymuştur” cevabını verdi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “21. yüzyılın gelişmiş medeniyetleri ne yazık ki Orta Doğu’da istikrarsızlığa ve teröre senaristlik ve rejisörlük yapmaktadır.” dedi. Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde bir otelde düzenlenen “Suriye Görev Gücü Değerlendirme Çalıştayı”nda Suriye’de görev yapan İçişleri Bakanlığı personeliyle bir araya gelen Soylu, programın açılışında değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de 2015’in son ayları ile 2016’da yaşanan terör saldırıları ve can kayıplarına değinen Soylu, şöyle konuştu: “10 Ekim 2015’te 100, 17 Şubat 2016’da 29, 13 Mart 2016’da 36, 12 Mayıs 2016’da 16, 28 Haziran 2016’da 46, 20 Ağustos 2016’da 57, 10 Aralık 2016’da 46, 31 Aralık 2016’da 39 kişi. Sadece 14 ay içinde ve sadece 8 adet olan bu saldırılardaki kayıplar, toplam 369 kişi ve bunların hiçbiri, fiilen 3’e bölünmüş Irak’ta, 9 yıldır iç savaş yaşayan Suriye’de veya 20 yıldır terörle anılan Afganistan’da yaşanmamıştır. Bunların hepsi, bizim ülkemizde yaşandı. Bunların hepsinin yurt dışı destekli ve kurulumlu, DEAŞ ve PKK gibi küresel terör örgütlerinin işidir. Ana eylem sahaları, yaşam alanları Orta Doğu’dur ve bunlara çizilen ana hedef, bunlara verilen talimat, bu bölgeyi istikrarsızlaştırmaktır.
21. yüzyılın gelişmiş medeniyetleri ne yazık ki Orta Doğu’da istikrarsızlığa ve teröre senaristlik ve rejisörlük yapmaktadır. Elbette ki bu analizin küresel güçlerle ilgili boyutu, keza Türkiye’nin 15 Temmuz öncesi yaşadığı güvenlik süreci, 15 Temmuz’da yaşadığımız elim hadise, bunun yanı sıra maruz kaldığımız göç baskısı, çok sayıda analize konu olmuştur. Burada odaklanmamız gereken konu, Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı harekatlarının, bu gelişim süreci içinde bizim için neyi ifade ettiğini doğru tarif edebilmektir. 15 Temmuz sonrasında, bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızın yönlendirmesi ve yönetimiyle uyguladığımız yeni güvenlik konseptimiz, gerçekleştirdiğimiz bu üç harekat ve bu harekatlar doğrultusunda bölgede izlediğimiz ilkeli siyaset, DEAŞ-PKK ve bunların uzantılarına karşı kurduğumuz saha baskısı, içerde terörle mücadelemiz, güvenliğimizin esas itibarıyla sınırlarımızın ötesinde başladığını net şekilde ortaya koymuştur. Bunu ‘Türkiye’nin orada ne işi var?’ diye düşünenlere anlatıyorum. Libya’ya gidiyoruz, ‘Libya’da ne işin var? Suriye’de ne işin var? Doğu Akdeniz’de ne işin var? Irak’ta ne işin var?’ Keşke bir işimiz olmasaydı ama vekalet savaşına ciro ettikleri, güvenlik sömürgeciliğiyle yönetmeye çalıştıkları 21. yüzyılda ayakta kalabilmek için bu adımları atmak, şarttır.”