İSLAM
Hiç olmazsa mı Olmazsa olmaz mı?
Okuma ve öğrenmenin amacı bir meslek erbâbı olmaktan ziyade kulluk (abd) makamının hakkını vermektir. Öncelikle okumanın farz-ı ayn ve farz-ı kifaye diye iki bölümde ele alındığını bilmekte fayda var.
Kuran-ı Kerim’in sure ve ayetlerinin lafzı ve nazmı kadar iniş sırası ve nüzul sebebi de biz muhatapları için gayet mühim hikmetlerle doludur. Mesela; ilk inen Alâk suresinde okumaya, ikinci inen Kalem suresinde ise yazmaya teşvik vardır. Biz Müslümanlar için okuma-yazma emr-i ilahîdir. Fakat neyi, nasıl ve niçin okuyacağımızı bilmek şartıyla. Okuma ve öğrenmenin amacı bir meslek erbâbı olmaktan ziyade kulluk (abd) makamının hakkını vermektir. Öncelikle okumanın farz-ı ayn ve farz-ı kifaye diye iki bölümde ele alındığını bilmekte fayda var.
Farz-ı ayn olan okuma: Akıllı, ergenlik çağına gelmiş her Müslümanın Rabbini ve Peygamberini bileceği kadar okumasıdır. Bu okumanın da ilk öğretmeni hiç şüphesiz anne ve babalardır. Anne ve babaların önce bu konudaki eksikliklerini tamamlaması ve çocuklarına ilk öğretmenlik vazifelerini yerine getirmeleri olmazsa olmazdır. Zira mahşerde bu konudaki hesabı hesaba katmalarında fayda vardır. Hz. Ömer(r.a)’in de buyurduğu gibi; bir çocuğun en büyük düşmanı, ona Allah’ı anlatmayan ve hiç ölmeyecekmiş gibi yetiştiren anne ve babasıdır.
Farz-ı kifaye olan okuma ise; İslam’ın, müspet aklın, ahlâkın ve insanlığın faydasına ve ihtiyacına göre okumadır.
Üzülerek ifade edelim ki, bugünün Müslüman anne ve babaları ilk öğretmenlik vazifesini ihmal edip; aman çocuklarımız çağın gerisinde kalmasın, bir diploma sahibi olsun, bir mesleği olsun ve hatta rızkı verenin Allah olduğuna iman ettiği halde yine de aç kalır korkusuyla, Alah’ı bilmekten uzak, dünyaperest bir neslin vebalini yüklenmiştir. Daha da ileri gidip, çocuğunu tehdit ederek; eğer güzel bir lise kazanamazsa onu Kur’an kursuna veya imam hatibe vermekle tehdit eden anne babalara diyecek bir laf bulamıyorum. Bir de kendisini teselli edercesine; güzel bir okula yerleşemedi, hiç olmazsa Allah’ını bilsin düşüncesiyle, hayatın olmazsa olmazı Allah’ı bilme mükellefiyetini ‘hiç olmazsa’ ifadesiyle değersizleştirmesi modern zamanların manzarasıdır ve itikadî bir tehlikedir. Bu dil ve tehdit yöntemini kullanan anne ve babalar bilmelidir ki; rıza-i ilahiyi ilk sıraya koymayanlar, hem rıza-i ilahiyi hem de ondan öne geçirdikleri dünyalığı kaybetmeye mahkûmdurlar!
Zaten bu yöntemle yetiştirilen neslin de, işine yaradığında Allah’a başvurması, sınavdan bir hafta önce namaza başlayıp sınav sonrası namazı terk etmesi, dini bir stepne olarak değerlendirme neticesi önce Allah’ı unutması sonra ‘çağdaş’ çöplükten her bulduğunu yutması kaçınılmaz olacaktır.
Anneliğin doğurmaktan, babalığın da doyurmaktan ibaret olmadığını her Müslüman anne ve babanın idrak etmesi temennisiyle. Selam ve dua ile.
Salih KIRMIZI