İSLAM
Tasarruf eden zenginleşir, israf eden fakirleşir
Cimrilik gibi, israf da kötü bir alışkanlıktır. Dinimiz her işte orta halde olmayı emreder. Aza kanâat eden, rızkını kolaylıkla temin eder, geçim sıkıntısı çekmez. Bu bakımdan daimi huzurlu olur.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) kanaat ve tasrruf hakkında şöyle buyuruyor:
Yetecek rızka sahip olan ve Allah’ın kendisine verdiği rızka kanâat eden müslüman kurtulmuştur.” (Müslim)
“Sakın tamahkâr olmayın! Çünkü tamahkârlık fakirliğin ta kendisidir.” (Taberânî)
Ey insanoğlu! Elindeki ihtiyacına yeterken, kendini azdıracak olan, daha fazla mal istiyorsun, aza kanâat etmiyor, çok ile de doymuyorsun. Ey insanoğlu! Vücudun afiyette, nefsin emniyette ve günlük ihtiyacın mevcud olarak sabahladığında artık dünya senin demektir. (Beyhakî)
İktisad eden, sıkıntı çekmez. (Taberânî)
Kurtarıcı üç şeyden biri, varlıkta yoklukta, zenginlikte, fakirlikte iktisada riayet etmektir. (Bey hakî)
Geçimde iktisad etmek, peygamberliğin yirmide biridir. (Ebû Dâvûd)
İktisad eden zenginleşir, israf eden fakirleşir. (Bezzâr)
Ey insanlar! Rızkınızı güzel yollardan arayın! Herkes kendisine takdir edilenden fazla rızka kavuşamaz. Takdir edilen rızka kavuşup onu yemedikçe dünyadan göçmez. İstemese de rızkı kendine verilir. (Hâkim)
Cebrail aleyhisselâm bildirdi ki: Rızrd kını yemeden kimse ölmez. Öyle ise Allah’dan korkun. Rızkınızı güzel yollardan arayın. (Hâkim)
Kaynak: Âile Saâdeti, Sâdık Dânâ, Erkam Yayınları
(İslâm ve İhsan)