Dünya
Suriye’de güvenli bölge kurulmalı
ABD’de düzenlenen sığınmacı krizi konulu toplantıya telekonferans sistemiyle katılan AFAD Başkanı Fuat Oktay, “Sivillerin korunması için sınırın Suriye tarafında bir tür güvenli alan oluşturulmalı” ifadesini kullandı.
WASHINGTON - Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Fuat Oktay, merkezi ABD’nin başkenti Washington’da bulunan Turkish Heritage Organization adlı sivil toplum kuruluşunun Sığınmacı Krizi konulu toplantısına telekonferans yoluyla katıldı. Suriye’den Türkiye’ye ilk sığınmacıların Nisan 2011’de geldiğini hatırlatan Oktay, o tarihten itibaren Türkiye’nin kapılarının şiddetten kaçan yardıma muhtaç Suriyelilere açık olduğunu kaydetti.
2 MİLYON 750 BİN SIĞINMACI VAR
Oktay, “Bugün itibarıyla sığınmacıların ağırlandığı 26 kampta 300 bin insanın bakımını üstleniyoruz. Ancak şu anda Türkiye’de yaşayan 2 milyon 750 bin Suriyeli sığınmacı bulunuyor. Bunların büyük çoğunluğu da kamp dışında, kentsel alanlarda yaşıyorlar” dedi.
461 MİLYON DOLAR YARDIM ALDIK
Türkiye’nin bugüne kadar sığınmacılar için harcadığı 10 milyar dolara karşın uluslararası toplumdan gelen yardımların yetersizliğini bildiren Oktay, “Krizin başladığı günden itibaren son beş yılda biz toplam 461 milyon dolar yardım aldık. Bu rakam bizim harcadığımıza bakıldığında tabii ki hiçbir şey” dedi.
SURİYE’DE GÜVENLİ ALAN ŞART
Oktay, Suriyeli sığınmacı krizine karşı pragmatik bir çözüm bulmak için Suriye içinde güvenli bir bölgenin oluşturulmasının gündeme getirildiğini ancak bunun bir türlü hayata geçirilmediğini anlattı. Son dönemde Rusların sivilleri bombalamasıyla yine çok sayıda insanın evlerinden olarak yollara dökülebileceğine işaret eden Oktay, “Sivillerin korunması için sınırın Suriye tarafında bir tür güvenli alan oluşturulmalı” ifadesini kullandı.
AMACIMIZ 2017 SONUNA KADAR ÜCRETSİZ EĞİTİM HİZMETİ SUNMAK
AFAD Başkanı Oktay, “Türkiye’de hedefimiz eğitim gören sığınmacıların sayısını bu yılın sonuna kadar 450 bine çıkarmak. 2017 yılı sonuna kadar ise herkese eğitim sunmak için elimizden geleni yapacağız. Bizim bu noktadaki asıl hedefimiz okul çağındaki öğrenciler arasında kayıp bir nesil oluşmaması” değerlendirmesinde bulundu.