Aktüel
Anadolu İrfanı İslam mirasıdır
Anadolu irfanının İslam düşünce mirası olduğunu belirten Prof. Dr. Ömer Türker, “Anadolu irfanı, modernleşmeyle birlikte eski konumunu kaybetti” dedi.
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Türker, Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen seminer programları kapsamında “Gelmeyen Gelenek ve Bilmeyen İrfan: Nazari Düşünce Geleneğimizin Bileşenleri” konulu söyleşi gerçekleştirdi. Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki söyleşide İslam düşünce geleneğinin Anadolu’daki mirası hakkında konuşan Türker, İslam düşünce geleneklerinin, kelam, felsefe, fıkıh veya tasavvuf geleneklerinin Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan önce teşekkül ettiğini anımsattı. Türker, “Yani daha önce çeşitli aşamalardan geçmiş düşünce Osmanlı’da buluştu. Bu nedenle Osmanlı dönemi iki özelliği nedeniyle diğer dönemlere göre temayüz eder. Birincisi uzun süre istikrarlı bir merkezi yönetime sahip olması, ikinci olarak ise düşünce geleneğinin en kapsamlı haliyle tevarüs etmesidir” dedi.
“Gelenekten kopmanın iki büyük maliyeti var”
Batılılaşma ile birlikte İslam düşünce geleneğinden kopmanın iki büyük maliyeti olduğunu dile getiren Türker, şunları söyledi: “Birincisi Osmanlı dönemi bütün bir geleneğin üslup haline geldiği bir dönemdi. Yani İslam medeniyetinin ürettiği bilgiyi Osmanlı hayat tarzı haline getirmişti. İkincisi ise tarihte görülmediği kadar Türkçe dili güçlenmişti. Batılılaşma sürecimizde eski dilimizden kopma olduğu için onun kazandırdığı bu incelik kayboldu. Maalesef bu hikmet yavaş yavaş elimizden çekilip alındı. İşte kala kala ‘Anadolu irfanı’ diye Anadolu’daki insanların gündelik tecrübeye dayalı sağduyusu kaldı. Halbuki ‘Anadolu irfanı’ 8. Yüzyıldan 18. Yüzyıla kadar tüm insanlığın düşünce merkezi olan İslam düşünce mirasıydı. Bu temsil kabiliyeti modernleşme süreciyle birlikte eski konumunu kaybetti ve biz onun kazanımlarını yitirdik.”