Aktüel
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (2)
"Suriye'de de Karabağ'dakine benzer bir barış ve huzur döneminin en kısa sürede başlamasını canıgönülden arzu ediyoruz. Bunun için öncelikle Suriye topraklarını kana bulayan rejimin ve terör örgütlerinin devre dışı bırakılması gerekiyor" - "Ülke halkının iradesiyle biçimlenecek yeni bir Suriye'nin inşası için, Rusya başta olmak üzere, bölgede etkin olan güçlerle daha yakın çalışmaya hazırız" - "Karabağ'da nasıl kısa sürede adil bir barış tesis edildiyse, samimi bir iş birliğiyle, Suriye'de de benzer bir adımın atılabileceğine inanıyoruz" - "Doğu Akdeniz'de Yunan ve Rum tarafının şımartılmasından vazgeçilmesi halinde kısa sürede hakkaniyete dayalı bir anlaşmanın mümkün olduğunu düşünüyoruz" - "Halklarını kardeş, kendilerini dost olarak gördüğümüz tüm bölge devletleriyle, yeni dönemde birlikte hareket etmek istiyoruz" - "Kimseye karşı gizli veya açık ön yargımız, husumetimiz, karanlık hesabımız yoktur" - "Tüm samimiyetimizle herkesi, huzurlu, güvenli, adil, sevgi, saygı çerçevesinde yeni bir dönemi birlikte inşa etmeye çağırıyoruz"
TBMM (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye'de de Karabağ'dakine benzer bir barış ve huzur döneminin en kısa sürede başlamasını canıgönülden arzu ediyoruz. Bunun için öncelikle Suriye topraklarını kana bulayan rejimin ve terör örgütlerinin devre dışı bırakılması gerekiyor." dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Suriye'de de Karabağ'dakine benzer bir barış ve huzur döneminin en kısa sürede başlamasını canıgönülden arzu ettiklerini söyledi.
Bunun için öncelikle Suriye topraklarını kana bulayan rejimin ve terör örgütlerinin devre dışı bırakılması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, "Doğrudan ülke halkının iradesiyle biçimlenecek yeni bir Suriye'nin inşası için, Rusya başta olmak üzere, bölgede etkili olan güçlerle daha yakın çalışmaya hazırız. Bu konuda Rusya Federasyonu ile olan ilişkilerimiz, irtibatımız gerek başta Sayın Putin, bunun yanında ilgili bakanlar, bizimle gerek şahsım, gerek ilgili bakan arkadaşlarım, gerek İstihbarat Başkanı'mız sürekli irtibat halinde olup, Suriye'deki bu süreci de süratle, suhuletle bunu halletmenin gayreti içindeyiz. Karabağ'da nasıl kısa sürede adil bir barış tesis edildiyse, samimi bir iş birliğiyle, Suriye'de de benzer bir adımın atılabileceğine inanıyoruz." diye konuştu.
Libya'da süren siyasi görüşmelerin de tüm kesimler için kabul edilebilir, makul ve sürdürülebilir bir anlaşmayla sonuçlanmasını temenni eden Erdoğan, "Burada da yine ilgili tüm birimlerle görüşmelerimizi yapıyoruz. Zaman zaman arkadaşlarımızı Libya'ya gönderiyoruz. Zaman zaman onları buraya davet ediyoruz. Çalışmalarımızı bu şekilde sürdürüyoruz. Doğu Akdeniz’de Yunan ve Rum tarafının şımartılmasından vazgeçilmesi halinde kısa sürede hakkaniyete dayalı bir anlaşmanın mümkün olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
- "Üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız"
"Türkiye olarak, bölgemizde barışın, huzurun, güvenin, refahın kök salması için üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız." diyen Erdoğan, bölge ülkeleri olarak, salgınla birlikte daha da hızlanan yeni küresel siyasi ve ekonomik düzende hak edilen yeri alabilmelerinin, anlaşmazlıkları süratle çözüme bağlayarak, hep beraber hareket etmekle mümkün olduğunu söyledi.
Avrupa Birliğinin içinde bulunduğu ve artık gizlenemez, saklanamaz bir hale gelen krizden kurtuluş yolunun da buradan geçtiğinin altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Amerika'daki seçimlerin ardından bölgemizde ortaya çıkan belirsizliği ortadan kaldırmak için diplomasi ve uzlaşma kanallarının sonuna kadar açılması şarttır. Bu anlayışla hem sahadaki varlığımızı güçlendirmeye, hem diplomasi kanallarını etkin şekilde işletmeye devam edeceğiz. Halklarını kardeş, kendilerini dost olarak gördüğümüz tüm bölge devletleriyle, yeni dönemde birlikte hareket etmek istiyoruz. Kimseye karşı gizli veya açık ön yargımız, husumetimiz, karanlık hesabımız yoktur. Tüm samimiyetimizle ve muhabbetimizle herkesi, huzurlu, güvenli, adil, sevgi ve saygı çerçevesinde yeni bir dönemi birlikte inşa etmeye çağırıyoruz. Bugün Türkiye, her alanda güvenle ve kararlılıkla sahada ve masada gücünü sergileyebiliyor, sözünü dinletebiliyorsa, bunu son 18 yılda gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşüme borçluyuz. Bu dönüşümü, demokrasi ve kalkınma ekseninde hayata geçirdik."
-"Hedeflerimizden kopmamayı başardık"
Milletin hasretle beklediği temel hizmet alanlarında, eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden sosyal desteklere tüm başlıklarda eşi benzeri görülmemiş yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, "Hamdolsun bugün Türkiye, temel hizmet alanları ve altyapı konusunda gelişmiş ülkelerin gerisinde değildir, tam tersine pek çok hususta ilerisine geçmiştir." dedi.
Erdoğan, bu çerçevede ekonominin, önceliklerinin daima en başında yer aldığına işaret ederek, şunları kaydetti:
"Büyümeden enflasyon ve faizlere kadar her alanda tarihimizin en iyi makroekonomik göstergelerine bizim dönemimizde ulaşıldı. IMF'ye olan borcu tamamen kapatmak ve ülkemizi bu boyunduruktan kurtarmak da bize nasip oldu. Hatırlayın göreve geldiğimizde 23,5 milyar dolar IMF'ye borcumuz vardı. Mayıs 2013, sıfırladık ve artık bizim IMF'ye bir kuruş borcumuz yok. Nereden nereye geldik? Yaklaşık 10 yıl önce milletimizle paylaştığımız 2023 hedeflerimiz, orta vadede yakalamayı planladığımız seviyenin ifadesiydi. Bu hedefler doğrultusunda hızla ilerlerken, bir anda kendimizi ülkede siyasi ve sosyal kaos çıkarmaya yönelik karanlık senaryoların içinde bulduk. Ülkemizin terörden darbeye kadar pek çok yol kullanılarak maruz kaldığı saldırıların en önemli hedeflerinden biri de ekonomimiz olmuştur. Aldığımız tedbirler ve geliştirdiğimiz mücadele yöntemleriyle ekonomimizi ayakta tutmayı, hedeflerimizden kopmamayı başardık. Bunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği hızlı karar alma ve etkin uygulama imkanlarının çok büyük katkısı vardır. Her ne kadar eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanlar kabul etmek istemese de ülkemiz bu sistem sayesinde koalisyonlu yılların kaotik ortamına geri dönmekten kurtulmuştur. Sistemin en büyük faydalarını, mart ayından bu yana yaşadığımız salgın sürecinde gördük."
(Sürecek)