AKİT MENÜ

Dünya

İran, Türkiye'den yardım istemişti! Bölgede tehlike çanları çalıyor

İran'da bulunan ve yeniden canlandırma çalışmalarının 2027 yılında tamamlanacağı açıklanan Urumiye Gölü, kuruma tehlikesini artık çok net bir şekilde hissediyor. İranlı yetkililer, konuyla ilgili Türkiye başta olmak üzere birçok ülkeden yardım istemişti.

İran'ın Batı Azerbaycan eyaletindeki, dünyanın en büyük tuz göllerinden Urumiye Gölü'ndeki canlandırma çalışmalarının 2027 yılında tamamlanacağı ve gölün eski günlerine kavuşacağı belirtildi. İran hükümeti, Urumiye Gölü'nü canlandırmak için yaptığı çalışmalardan bir netice alamayınca Türkiye başta olmak üzere uluslararası kamuoyundan destek talebinde bulunmuştu.

İran'ın kuzeybatısında Türkiye sınırında yer alan ve adını Urumiye şehrinden alan Urumiye Gölü, bir önceki yıla kadar tamamen kuruma tehlikesiyle karşı karşıyaydı.

Hasan Ruhani hükümetinin en önemli projelerinden biri olan gölün canlandırılması çalışmaları yaklaşık 6 yıldır devam ediyor. En derin noktası 16 metre olan ve yaklaşık yüzde 95'i kuruyan göl, sürdürülen çalışmalar neticesinde yeniden canlılık kazandı.

İran Çevre Koruma Kurumu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı İsa Kelanteri, AA muhabirine yaptığı açıklamada dünyadaki önemli çevre olaylarından biri olan Urumiye Gölü'nü güçlendirme çalışmalarını ve her sene kış aylarında ülkenin öncelikli sorunları arasına giren ve başkent Tahran'ı etkileyen hava kirliliğini anlattı.

Urumiye Gölü çalışmalarıyla ilgili mühendislik faaliyetleri ve ağır yapım işlerinin bu sene tamamlanacağını belirten Kelanteri, "Urumiye Gölü'nü projesinin ilk 3 yılı durum tespitiyle geçti. Canlandırma çalışmaları 4. yılda başladı. Bu sene sürecin 3. yılındayız. Urumiye Gölü projesinin 2027 yılına kadar tamamlanmasını ve gölün ekolojik açıdan ideal seviyeye ulaşmasını öngörüyoruz." bilgilerini paylaştı.


Çalışmaların tamamlanmasıyla gölün genişliğinin 4 bin 300 kilometrekareye çıkacağını ve yaklaşık 15 milyar metreküp su olacağını aktaran Kelanteri, şunları anlattı:

"Göl ideal seviyeye ulaştığında tuzlu yüzeyin tamamı da su altında kalacak ve tuz oranı yüzde 25 olacak. İlk attığımız adım göle gelen su kaynaklarının kullanımın azaltılmasıydı. Yaptığımız incelemelerde gölün su kaynakları olan nehirlerin yüzde 40'ının tarım faaliyetlerinde kullanıldığını tespit ettik. Bu güne kadar bunu yüzde 38 azaltmayı başardık. Bu suların tüketimini daha da azaltmayı hedefliyoruz."

Urumiye Gölü'nün canlandırılması için 1 milyar dolar harcandı

Geçmişte arpa, buğday ve üzüm gibi ürünlerin Urumiye'de ekildiğini ancak barajların yapılmasından sonra bunların çeşitlendiğini ve yüzlerce kaleme çıktığını ifade eden Kelanteri, "Şimdi mısır ve benzeri ürünler de ekiliyor ancak bunlar çok su tükettiği için sadece eyalet dahilinde tüketilebilecek kadar ekilmesine izin veriyoruz." diye konuştu.

Kelanteri, Urumiye Gölü'nün dünyada kuruyup yeniden ihya edilen ilk göl olduğunu ve bunun için 1 milyar dolar harcandığını söyledi.


Trump'ın yaptırımları Tahran'daki hava kirliliğini de etkiliyor

Tahran'ın hava kirliliğinin 2,5 mikrondan küçük toz parçacıklarından kaynaklandığını ve bunun da doğal olmadığını dile getiren Kelanteri, "Tahran'daki hava kirliliği fosil yakıtlar, mazot ve benzinden kaynaklı. Normal binek araçların hava kirliliğinde çok etkisi yok." dedi.

Enerji santralleri ve fabrikaların yakıt için mazot kullandığını ve kamyon ile otobüslerin de eski olduğuna işaret eden Kelanteri, "Fabrikalara mazot kullanmamaları gerektiğini söyledik. Çünkü bunun şehre direkt etkisi oluyor. Mesela Tahran'ın 90 kilometre batısında bir fabrika var ve rüzgar batıdan doğuya estiğinde oradaki kirliliği şehre taşıyor." şeklinde konuştu.

ABD'nin uyguladığı yaptırımların çevresel şartlara etkisiyle ilgili olarak da Kelanteri, şunları anlattı:

"Trump'ın uyguladığı yaptırımların ardından toplu taşıma araçlarını yenileyemedik. Her yıl ulaştırma sektörüne 70 bin yeni araç almamız gerekiyordu fakat dövizdeki kısıtlamalar nedeniyle bunu yapamadık."

Vali, Urumiye Gölü'nün alarm veren durumunu anlatmıştı

Geçen yıl AA muhabirine konuşan Batı Azerbaycan Valisi Muhammed Mehdi Şehriyari, "Urumiye Gölü'nün etrafında yaklaşık 15 milyon insan yaşıyor. Allah göstermesin eğer Urumiye Gölü kurusaydı tuz fırtınaları meydana gelebilirdi ve bu büyük krizlere neden olurdu. Böyle bir felaketin meydana gelmesi durumunda Kazvin Ovası ciddi olarak etkilenirdi. Gölün kuruması ve onunla bağlantılı olarak meydana gelecek felaketler yaklaşık 20 milyon insanı etkileyebilirdi. Bu da milyonlarca insanın göçüne ve sosyal problemlere yol açardı." ifadelerini kullanmıştı.

Tahran yönetimi, gölü 10 yıl içinde eski haline getirme hedefiyle çevre projeleri başlatsa da henüz önlenemeyen kuraklık bölge halkının yaşamını olumsuz etkiliyor.

Urumiye Gölü'nun suyu, kuraklık nedeniyle 2003'te azalmaya başlamış ve göl 2013'te tamamen kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Ülke genelinde gölün kurtarılması için gösteriler düzenlenirken İran hükümeti, Urumiye Gölü'nü canlandırmak için yaptığı çalışmalardan bir netice alamayınca Türkiye başta olmak üzere uluslararası kamuoyundan destek talebinde bulunmuştu.

Yorumlara Git

Suriyeliler, tüm bölgenin teröristlerden temizlenmesi için ayakta! Bölge halkı YPG/PKK’nın her yerden çıkarılmasını istiyor

İsrail Suriye’nin köylerine ve tarım arazilerine uçaklarla zehir püskürtüyor!

Kurtulmuş'tan "Suriye" mesajı: Terörsüz Türkiye hedefimizi güçlendirmektedir

Arınç bir öyle bir böyle! Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli'yi, Hz. Ömer ile Nurşirevan’a benzetti

İslam Memiş: Gram altın Kapalıçarşı’da 14 bin TL