Dünya
Doğan Bekin değerlendirdi: Azerbaycan-Ermenistan anlaşmasının detayları
Yeniakit.com.tr'ye konuşan Yeniden Refah Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanan anlaşmanın maddelerini değerlendirdi.
Taha Emre ÖZDEMİR yeniakit.com.tr
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin yeniakit.com.tr'ye konuştu. Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanan anlaşmanın detaylarını değerlendiren Bekin, "Azerbaycan ile Ermenistan arasında yapılan ateşkes anlaşması Azerbaycan'ın 1991-1994 yılları arasında kaybettiği topraklarını geri alması bakımından önem arz etmektedir." dedi.
'Ermeni nüfusun sevki nasıl gerçekleşecek?'
"Ermenistan 1988 yılından beri nüfus yoğunluğu bakımından fazla olduğu bölgeleri korumayı başardı." diyen Bekin, "Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgal dönemi 30 yıla yakın bir dönemi kapsıyor. Dolayısıyla o bölgeye büyük bir Ermeni nüfusu taşındı. Bölgede 600 bin kadar Ermeni nüfusu var. O zaman 2-3 yaşında olan Ermeni çocukları şu anda 30 yaşını aşmış durumdalar. Yani o toprakları işgal eden ermeniler şu anda orada torunları ile yaşıyorlar. Bu Ermeni nüfusun geri dönmesi nasıl olacak? Bu durumun ileride Azerbaycan açısından sıkıntı oluşturup oluşturmayacağı meçhul durumda. Temenni ediyoruz ki ileride yeni anlaşmazlıklara sebep olmaz." ifadelerini kullandı.
'Rusya neden tek karar mercisi?'
Bölgede Rusya'nın tek insiyatif sahibi olduğunu hatırlatan Bekin, "Bölgedeki insiyatifin sadece Rusya'da olması ve Rusya'nın tek karar mercisi durumunda bulunması ve Türkiye'yi Barış Gücü karar mekanızmasının dışında tutması Türkiye açısından bir kazanım değildir. Türkiye Yukarı Karabağ dışında bir bölgede Barış Gücü'nün işleyişini kontrol edecek." diye konuştu.
Doğan Bekin sözlerine şöyle devam etti:
"Nahçıvan koridorunun nereden açılacağı ve nereden geçeceği konusunda da henüz bir netlik yok. Sevk ve idarenin Rusya'nın elinde olacağı bir düzenleme yapılacak. Buranın güvenliğinin nasıl sağlanacağı hususunda da bir belirsizlik var. Rusya'ya nasıl güvenileceğinin altının da çizilmesi gerekmektedir."