AKİT MENÜ

Siyaset

Ali Babacan şimdi de kendini Gezicilere yamamaya çalıştı

Muhalefetin desteğini almak amacıyla Gezi olayları davasında davacı, mağdur ve şikayetçi olmadığını söyleyen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 2013 yılında "Gelecekte görmek istediğimiz gençlik bu değil" diyerek olayın vahametinden bahsetmişti.

Güncelleme Tarihi:

DEVA Parti Genel Başkanı Ali Babacan, 2013 yılındaki Gezi davasına ilişkin yaptığı açıklamada, "Ben davacı değildim, şikayetçi değildim, mağdur da değildim. Savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur olarak değerlendirdi.” ifadelerini kullanarak çapulculara kendini şirin göstermeye çalıştı. Ancak, arşivler Babacan'ın iki yüzlülüğünü gün yüzüne çıkardı.

Muhalif isimlerin gazına gelerek AK Parti’den ayrılan ve hükümete karşı kolları sıvazlayan Ali Babacan, CHP’yi aratmayan siyasetiyle emin adımlarla ilerliyor. Bir söylediği bir söylediğini tutmayan tutarsız açıklamalarıyla maskara olan Ali Babacan gezi davasında davacı ve mağdur olmadığını söyledi.

Ali Babacan Gezicilere göz kırptı

Kendini muhalefete yamamak için; devlete karşı bir kalkışma girişimi olarak uzun bir süre hazırlığı yapılan ve kamuya milyarlarca zararı olan Gezi olaylarıyla ilgili açıklamada bulunan Babacan, "Ben davacı değildim, şikayetçi değildim, mağdur da değildim. Savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur olarak değerlendirdi. Hukukçu arkadaşlarımızla oturduk konuştuk. Araştırdım, davadan çekilmek kanunen mümkün değildi. İşte bugün buradan savcılara sesleniyorum: Ben bu davanın mağduru değilim. Silin benim adımı.” ifadelerini kullandı.

Arşivler Babacan'ı yalanladı

Ancak arşivler Babacan’ın iki yüzlü açıklamalarını gün yüzüne çıkardı. Bugün Gezici tayfasının desteğini alabilmek için ‘masumane’ açıklamalarda bulunan Babacan, 2013 yılında Gezi olaylarına karışan eylemcilerle ilgili, "Gelecekte görmek istediğimiz gençlik bu değil" ifadelerini kullanmıştı.

Gezi eylemlerine katılanlarla ilgili bugün güzellemede bulunan Babacan 2013 yılında yaptığı açıklamada, "İletişim kanallarının sürekli açık olması, beklentilerin, arzuların, isteklerin, endişelerin, korkuların açıkça ifade edilebilmesi son derece önemli. Ama bunun medeni yollarla, barışçıl yollarla yapılması bir başka önemli konu. O çizgiyi geçip, eğer iş şiddete geliyorsa, eğer karşıdakine zarar vermeye dayanıyorsa, molotof kokteylileriyle, demir bilyelerle araçları, otobüsleri yakıp yıkmayla bazı mesajlar verilmeye çalışılıyorsa kimse kusura bakmasın bu bizim gelecekte görmek istediğimiz bir gençlik davranışı değil" şeklinde konuşmuştu.

Yorumlara Git

İsrail'de Arad bilançosu ağırlaşıyor: 84 yaralı!

Batı Yaka’da İşgalci Vahşeti: Filistinli Aileleri Diri Diri Yakmaya Çalıştılar

İsrail'den İran'a misilleme: Tahran'da yaşlı çocuk demeden vuruluyor

Trump'tan İran'a 48 saat süre: "Açmazsanız santralleri vururuz!"

Süleyman Soylu'dan dikkat çeken açıklama! "300-400 bin şehit veririz, İsrail diye bir memleket kalmaz"