Ekonomi
'Pandemi döneminde de aktif oranını arttırdı'
Yerli üretim yapan ve dışa bağımlılığı aşağı çeken firmalara nakit tedarik eden Emlak Katılım, ekonominin durma noktasına geldiği pandemi sürecinde büyümeyi başardı. Banka; üretimin ve ihracatın yavaşladığı zorlu süreçte aktif toplamını yüzde 16, kullandırılan fon bakiyesini yüzde 23 arttırdı.
Akit Ekonomi
Türkiye Emlak Katılım Bankası (Emlak Katılım), reel ekonomiye güç katmaya devam ediyor. İthal ikame yatırımlarını fonlamak ve stratejik sektörlerde yerlilik oranını yukarı taşımayı eksene alan banka, ekonominin daraldığı ve fabrikalar ile kepenklerin kapandığı salgınla mücadele döneminde de iyi bir sınav verdi.
Önemli atılım
Sıkıntılı dönemde firmaların fonlara erişimlerinin önünü açan Emlak Katılım, mali yapısını ise kuvvetlendirmeyi sürdürdü. Banka, ilk 6 ayda 9.6 milyon lira kâr elde etti. İlk çeyrek sonunda 11.1 milyar lira olan aktif toplamını ikinci çeyrekte yüzde 16 arttırarak 12.9 milyar liraya çıkarttı. Kullandırılan fonlar (nakdi krediler) bakiyesini yüzde 23 arttırarak 6.7 milyar liradan 8.3 milyar liraya yükseltti. Toplanan fon büyüklüğünü yüzde 17 arttırarak 7.4 milyar liradan 8.6 milyar liraya taşıdı.
Faaliyetler hız kazandı
Personel sayısı ise 500’ü aşan Emlak Katılım’ın Genel Müdürü Nevzat Bayraktar, salgın tehdidinin gölgelediği aylarda dahi büyümeye devam ettiklerini dile getirdi. Bayraktar, “Sosyal ve ekonomik sorunlara rağmen faaliyetlerimize ara vermedik. 2020 hedefimizi tutturmak ve şube adedimizi arttırmak için elimizden geleni yaptık” açıklamalarında bulundu. Bayraktar, şubeleşme gibi dijitalleşmeye de önem verdiklerini belirtti. “Kıymetli maden alım satımını mobil ve internet bankacılığı kanallarına aktararak dijitalleşme yolunda bir adım daha ilerledik” dedi.
Gerekli tedbirler alındı
Corona virüsünün (Covid-19) yayılımını durdurmak için gerekli tedbirleri aldıklarını anlatan Bayraktar, “Çalışanlarımızı virüse karşı korumak için tüm imkânlarımızı kullandık. Evden çalışma uygulamamızı haziran ayına kadar devam ettirerek riski minimum seviyeye indirdik. Kritik dönemde tüm kamu ATM’lerinden günlük para çekme limitini 6 bin liraya çekerek şube çalışanlarımızı ve müşterilerimizi virüs riskine karşı koruduk” ifadelerini kullandı.
Ekonomiler sos veriyor
2020 ikinci çeyreğinin dev ülkeleri sıkıntıya soktuğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti: “Bahar ayları, Çin’de ortaya çıkan ve süratle dünyaya yayılan Covid-19’un olumsuz etkilerinin hissedildiği farklı bir dönem olarak tarihteki yerini aldı. Salgın dolayısıyla sosyal hayatın felç olması, tüketimin durma noktasına gelmesi ve dünyanın her ülkesinden günlük olarak açıklanan vaka sayılarının oluşturduğu panik hali bu dönemde her kesimi derinden etkiledi. Arka arkaya açıklanan ekonomik tedbirlere rağmen gelişmiş ülkeler, pandemiden dolayı yılın ilk çeyreğinde negatif büyüme ilan etti. Japonya, 2019 yılının yılın son çeyreği ve 2020 yılının ilk çeyreğinde küçülerek resesyon sinyalini veren tek gelişmiş ülke oldu. İmalat sektörünün yılın ilk çeyreğinde yavaşlamasıyla PMI oranları tarihi dip seviyeleri görmüşken, pandemiye bağlı ekonomik kapanmaların gevşemesiyle birlikte gelen normalleşme süreci sonrası ABD ve Çin verileri eşik değer olan 50 seviyesinin üzerine çıktı. Üretimi ve dolayısıyla ekonomik etkinliği gösteren söz konusu PMI oranı ülkemizde de haziran ayında 53.9 olarak gerçekleşerek imalat sektörünün tekrar yukarı yönlü ivme kazandığına işaret etti.”
Çin ile ABD küçüldü
Salgının üretim ve hizmet sektörlerine darbe vurduğunu vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti: “Bu durum, istihdam, dış ticaret gibi temel kalemler üzerinde baskı oluşturdu. Ülkelerin kendi ekonomilerini düzeltmek üzere açıkladıkları teşvikler bu baskıyı bir nebze kırdı. Ancak salgının devam ediyor olması ve öngörülebilir bir tarihte sonlanmayacak olması şirketlerin yatırım ile üretim motivasyonlarını baskılamayı sürdürdü. Ve dünyanın üretim merkezi konumunda olan Çin, yılın ilk çeyreğinde yüzde 6 küçüldü. Güçlü markaları ve firmalarıyla ön planda olan ABD’nin ekonomisi ise yüzde 5 daraldı. Parasal genişleme politikaları, ülkemizi de doğrudan etkiledi. Gelişmiş ülkelere benzer şekilde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) nisan ve mayıs aylarında politika faizini aşağı yönlü revize etti. İkinci çeyrek başında yüzde 9.75 olan seviyeyi yüzde 8.25’e çekerek genişlemeye katkıda bulundu. Ayrıca daha evvel ilan edilen ödemesiz dönemli kredi paketleriyle pandeminin zirve yaptığı aylarda ekonomik darboğazın etkileri hafifletildi.”
Türkiye şoklara karşı dayanıklı
Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dayanıklı olduğuna işaret eden Nevzat Bayraktar, şunları söyledi: “Dünyanın ilk kez bu kadar ciddi bir sınav verdiği ve neredeyse bütün ülkelerin küçülmeye gittikleri bir dönemde ekonomi yönetimimiz tarafından alınan nitelikli tedbirler sayesinde Türkiye, yılın ilk çeyreğinde yüzde 4.5 büyümeyi başardı. Üretimin ve ithalat ile ihracatın yavaşlamasından ötürü dış ticaret hacmimizde düşüş yaşandı. Nitekim yılın ilk çeyreğinde yüzde 75’in üzerinde olan ihracatın ithalatı karşılama oranı ikinci çeyrekte yüzde 70 seviyesine geriledi. Uluslararası uçuşların askıya alınması, ülkemizin turizm gelirlerinden mahrum kalmasına ve cari açığın artmasına neden oldu. Ne var ki ikinci çeyrekte ekonomi toparlandı ve gerek üretim gerekse üretim alanında önemli başarılar elde edildi.”