AKİT MENÜ

Aktüel

Siyonist rejimin Küdüs'teki emelleri değişmeyecek

“Dünya Müslümanlarının, Kudüslü Müslümanların ihtiyaç çağrısına cevap verme, dertlerine derman olmak sorumluluğu vardır” diyen Mirasımız Derneği’nin Genel Başkanı Muhammet Demirci, korona sürecinde bu sorumluluğun zorunluluk halini aldığını söyledi. Demirci, Amerika’daki seçim sonuçlarının Siyonist rejimin Kudüs üzerindeki emellerini değiştirmeyeceğini ifade etti.

13 yıldır Kudüs ve civarındaki Osmanlı mirasının ihyası, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için hayatlarını ortaya koyan Kudüslülerin insani ihtiyaçlarının giderilmesi ve Kudüs davasının ülkemiz başta olmak üzere dünya insanlığına anlatılması için sürdürülebilir çalışmalar yapan Mirasımız Derneği’nin Genel Başkanı Muhammet Demirci ile özellikle koronavirüs sürecinden olumsuz etkilenen Kudüs’ü ve yapılması gerekenleri konuştuk.

Yakın gelecekte Kudüs’ü, özelde ise Mescid-i Aksa’yı bekleyen tehlikeler nelerdir?

Son yıllarda fanatik Yahudilerin belirli zaman aralıklarında Mescid-i Aksa’ya yaptıkları baskınlar, Müslümanlara yönelik yaş sınırlamaları, Kudüs’e giriş çıkışlarda yapılan kısıtlamalar giderek artıyor. Esasında işgal rejiminin burada yapmak istediği şey, Kudüslü Müslümanlara; “Kudüs bizim, sizi istediğimiz zaman içeri alırız, biz izin vermezsek Mescid-i Aksa’da namaz bile kılamazsınız” demek suretiyle onların psikolojisini çaresizliğe evirmek ve manevi savunma mekanizmalarını çökertmek. Amerika, seçim sonuçlarının Siyonist rejimin Kudüs üzerindeki emellerini değiştirmeyeceğini, aksine Müslümanları daha da zor günlerin beklediğini düşünüyorum. Trump gibi Biden’da İsrail’in yanında olacak. Sonuçta Amerika’da seçimleri kim kazanırsa kazansın, her iki adayın da sponsoru Siyonist sermaye çevreleri.

Koronavirüs sürecinde Kudüs’ün mevcut durumu nedir?

Kudüs’teki Müslümanların meseleye sahip çıkmaktaki samimiyetleri ve gayretleri burada çok önem arz ediyor ve Ürdün bunun farkında. Türkiye’nin Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya sahip çıkan duruşu da İsrail’in kolay hareket etmesine engel oluyor. Ürdün gibi Türkiye’de Kudüs ve Filistin topakları için garantör ülke sayılır. Türk diplomasisinin en büyük avantajı, Türk halkının Kudüs ve Mescid-i Aksa davasına ciddi anlamda sahip çıkıyor olması. Bu durum diplomasinin elini güçlendiriyor. İşgal rejimi Kudüslü Müslümanların ekonomik olarak direncini kırmak için de elinden geleni yapıyor. Kudüs’ü etrafındaki Gazze ve Batı Şeria gibi Filistin beldelerinden tamamen ayırmak sureti ile ekonomik olarak desteklenebilir döngüden uzak tutmaya çalışıyor. Yüksek vergiler, ürün girişindeki fiyatların pahalılığı Kudüs esnafının belini büküyor. Özellikle kadim Kudüs’teki esnaf, farklı ülke ve şehirlerden gelen Müslümanların yaptıkları ticaret ile ayakta duruyordu. Korona süreci bu ticareti neredeyse tümüyle sonlandırdı. Biz yıllarca “farklı şehirlerden Kudüs’e yaptığımız otobüs seferleri iki hafta durursa Kudüs esnafı iflas eder” dedik ve gelinen noktada maalesef öngörümüz doğru çıktı. İşgal rejiminin korona sürecinde Müslümanlara ait Makassed Hastanesi gibi birçok hastane desteklenmediği için korona hastaları bu hastanelere alınmıyor. Kudüslüler kendi başlarının çaresine bakmak durumunda kalıyor. Korona sürecine, sokağa çıkma yasaklarına rağmen, Kudüs ve civarının Yahudileştirilmesi planı maalesef işledi. Çok sayıda ev ve işyeri yıkıldı, Müslümanlara ait el konulan arazilerde Fanatik Yahudiler için yeni yerleşim birimleri inşaatları son sürat devam ediyor.

 

Yaşanan tüm bu sıkıntılar çerçevesinde, dünya Müslümanları ne yapmalılar? Müslümanlar, ‘Kudüs’ü korumaya yönelik neler yapıyor, yapabiliyor mu?’

Bunu da konuşmak lazım. Korona sürecinin başlamasıyla birlikte Kudüs’e olan seferler iptal edilmeye, giriş çıkışlar yasaklanmaya başladı. Ziyaretlerde en büyük destek, dünyanın farklı ülkelerinden gelen Müslümanların Kudüslülere verdiği moral ve motivasyondu. Diğer yandan Kudüs esnafından alışveriş yaparak maddi anlamda bir katkı sağlıyorlardı. Müslümanların hastaneleri acil ihtiyaç malzemelerini almakta, personellerine maaş vermekte zorlanıyorlar. Virüs nedeniyle evlere çekilmek zorunda kalan Kudüslülerin gıda ihtiyaçları daha da arttı.

Mirasımız Derneği Kudüs’te neler yapıyor?

Kadim Kudüs’te yaşayan Müslümanların evleri tarihi ve çok eski. İmkansızlıklar sebebi ile tefrişat yahut restorasyon yapamadıkları için evler bakımsızlık nedeniyle nem ve rutubetten oturulamaz hale gelmiş durumda. Bizler bu anlamda Müslümanların evlerinin restorasyonlarını yaparak hem kadim mirasımıza sahip çıkmak hem de dünya insanlığı adına mücadele veren Müslümanların daha nezih bir ortamda hayat sürdürmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Kudüs’teki yetimlerin desteğe ihtiyacı var. Kimisi anne veya babasını, kimisi her ikisini kaybetmiş yüzlerce yetim çocuk var. Bir de anne veya babası müebbet hapse mahkûm olmuş yahut yıllar boyu hapis yatmak zorunda kalan ailelerin çocukları var. Biz bunları da yetim statüsünde değerlendirip her ay ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Düzenli olarak desteklediğimiz aileler var. Ayrıca yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine kumanya dağıtımı yapıyoruz. Ailelere yardım yapmakla kalmıyor onların sürekli geçimini sağlayabilmeleri adına projeler üretiyoruz. Örneğin; arazisi müsait ama imkanı olmayan kardeşlerimizin arazilerine zeytin fidanı dikiyoruz. Zira zeytin ve zeytinyağı orada önemli bir ticari gelir kaynağı. Son cümle olarak şunu söylemek isterim; Dünya Müslümanlarının, Kudüslü Müslümanların ihtiyaç çağrısına cevap verme, dertlerine derman olmak sorumluluğu vardır. Korona sürecinde bu sorumluluk, zorunluluk halini almıştır.

Yorumlara Git

Bölgede tansiyon yükseliyor! İran'dan "düşürdük" açıklaması

Trump'tan İran açıklaması! "Kabul edilemez"

TRT ekranlarında skandal! "Patili anne" güzellemesiyle kutsal annelik kavramı ayaklar altına alındı

Fas'tan açıklama geldi! Kayıp ABD askerlerinden birinin cansız bedenine ulaşıldı

Netanyahu'dan dünyayı ateşe atacak çıkış! "İran ile savaş bitmedi" diyerek nükleer tesislerin imhasını istedi!