Gündem
Türkiye ve Katar ilişkilerinde dikkat çeken detaylar
Türkiye ile Katar arasındaki stratejik işbirliği ne zaman başladı, nasıl ve hangi şartlarda bugüne geldi? İşte iki ülke arasındaki ilişkilerde tüm merak edilenler...
Katar ile Türkiye arasındaki ilişkiler ülke liderlerinin şahsi dostluğundan derin ekonomik bağlara kadar gidiyor.
Katar sermayesi artık Borsa İstanbul'da hissedar, Tank Palet Fabrikası'nın işletme haklarını devralmış durumda. Türkiye ekonomisinin zor günlerden geçtiği dönemlerde Katar devreye girerek ülkeye gelen yatırımın kaynağı oldu.
Peki Türkiye ile Katar arasındaki stratejik işbirliği ne zaman başladı, nasıl ve hangi şartlarda bugünlere geldi?
Katar'ın Türkiye yatırımları 1990'larda başladı
1939'dan bu yana açık denizlerinde petrolün ve ardından doğalgazın varlığını keşfeden Katar, bugün dünyanın bilinen en büyük üçüncü doğalgaz rezervine sahip. Qatargas, dünyanın en büyük sıvışaltırılmış doğalgaz şirketi. Buradan gelen yüksek gelirle Katar, 1990'larda uluslararası piyasaya açılımını hızlandırdı. Türkiye de yatırım yaptığı ülkelerden biriydi.
Dönemin Katar Emiri Hamad bin Halife el Sani, Türkiye'ye ilk ziyaretini AK Parti döneminden önce, Aralık 2001'de yapmıştı.
Türkiye'den Katar'a ilk ziyareti ise, o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2005'te gerçekleştirdi. Ziyaretlerin sayısı arttıkça Katar'ın Türkiye'deki yatırımları da, neredeyse tamamı özel şirketlere olmak üzere hız kazandı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2002'de iki ülkenin dış ticaret hacmi 26,23 milyon dolardı.
2005'te bu tutar hızla artarak 132 milyon doların üzerine çıktı. 2011'de ise 669 milyon dolar oldu.
2019'da 1,4 milyar dolara yükselen dış ticaret hacmi için iki ülkenin orta vadeli hedefi 5 milyar dolar.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre Katar'ın 2019 yılında Türkiye'nin toplam ihracatındaki payı %0,7'ydi ve en fazla ihracat yapılan ülkeler arasında 34. sıradaydı.
Aynı yıl Türkiye de Katar'ın ihracat yaptığı ülkeler arasında 15. sırada yer aldı.
Katar'ın ithalatında Türkiye'nin payı yüzde 4,1 iken ihracatta bu pay yüzde 1,2.
Türkiye, Katar'a ithalat yapan ülkeler arasında ise 7. sırada.
Yani hem mevcut veriler hem de hedeflenen ticaret hacmi, hızlı artışa rağmen iki ülkenin de dış ticaretinde çok büyük bir yer kaplamıyor. Ancak yatırımlar konusunda Katar'ın Türkiye için önemi büyük.
Ticaret Bakanlığı'nın uluslararası doğrudan yatırım verilerine göre 2010-2018 arası toplandığında, Katar yabancı yatırımcı ülke olarak 19'uncu sırada yer alıyordu.
2018'de Katar'ın Türkiye'ye yatırımları 6,2 milyar dolardı.
Ancak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Eylül 2020 tarihli "Uluslararası Yatırım Pozisyonu" raporuna göre Katar 2019'da "Yurt Dışında Yerleşik Kişilerin Türkiye'deki Doğrudan Yatırımları" sıralamasında Hollanda'dan (32,477 milyar dolar) sonra 21,886 milyar dolarla ikinci sıraya yükseldi. Yani bir yıl içinde yatırımlar 3,5 katına çıktı.
Katar için ise yurtdışı yatırımlarındaki sıralamada Türkiye aynı konumda değil. Ülkenin Maliye Bakanı Ali Şerif el Emadi, Katar Varlık Fonu'nun değerini 2020'de 320 milyar dolar olarak açıklamıştı. Ekonomi haberi yapan uluslararası yayın kuruluşları ise Katar'ın yurtdışı yatırımlarının toplamının 400 milyar doları bulduğunu belirtiyor. Bu miktarın yaklaşık yüzde 5'i Türkiye'deki yatırımlara harcandı.
Fon, dünyadaki en varlıklı fonlar arasında 9. sırada. Katar, Varlık Fonu aracılığıyla İngiltere'de Harrods mağazasını ve başkent Londra'nın en yüksek binalarından Shard'ı satın aldı. Ülkenin en büyük havalimanı olan Heathrow'da ve en büyük ikinci süpermarket zinciri Sainsbury's'de de Katar'a ait hisseler var.
Katar, Barclays ve Credit Suisse bankalarına, Volkswagen ve Porsche'a da milyarlarca dolar değerinde yatırım yaptı.
Son yıllarda dikkatini ABD'ye yönelten Katar, New York'taki Times Meydanı ve 5. Cadde'deki birçok değerli mülkü portföyünde tutan bir emlak yatırım şirketinin 5,6 milyar dolarlık hisselerine de bir başka ABD emlak şirketiyle birlikte ortak oldu.
Katar Petrolleri de gelecek yıl ABD'deki petrol tesislerinde 9 milyar dolarlık proje yürüteceğini açıkladı. Tüm bu yabancı yatırımlar arasında Türkiye'ye yapılan yatırım küçük bir yer tutuyor.
Ancak tüm bu verilerde son birkaç yılda yaşanan artışa ve stratejik önemdeki yatırımların ön plana çıkmasına dikkat çekmek gerekiyor. Bunun asıl sebebi de Arap Baharı'yla birlikte stratejik işbirliğini artıran iki ülkenin yakınlaşmasının ticarete de yansımış olması.
Arap Baharı'nda aynı tarafta yer aldılar
Katar ile Türkiye arasındaki ideolojik yakınlığın ortaya çıkışı, Libya ve Suriye'deki iç savaşlarda aynı grupların desteklenmesi ve ardından Mısır'da 30 yıllık Hüsnü Mübarek rejiminin 2011'de yıkılıp ardından 2012'de Muhammed Mursi'nin başa geçmesiyle oldu.
Haziran 2012'de Cumhurbaşkanı olan Mursi, Müslüman Kardeşler'in kurduğu Özgürlük ve Adalet Partisi'nin lideriydi. Cumhurbaşkanı seçilmesinden birkaç ay sonra, Eylül 2012'de Mursi, AK Parti kongresi için Ankara'daydı. Kongre'de yaptığı konuşmanın ardından Erdoğan, konuşma için "Kardeşliğimizin bir nişanesi" dedi. İki ülke arasında ticari anlaşmalar imzalandı.
Aynı dönemde Katar'ın Mısır'daki yeni hükümetin altyapı projelerine ve özel şirketlerin yatırımlarına verdiği destek, Reuters haber ajansına göre en az 10 milyar dolardı.
Temmuz 2013'te eli kanlı sözde general Abdulfettah Sisi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteğiyle darbe yaparak Mursi'yi devirdi ve başa geçti.
Darbe karşıtı eylemlere sert şekilde müdahale eden Sisi'nin emrindeki silahlı güçler, çoğu Müslüman Kardeşler destekçisi çok sayıda kişinin şehit olmsına ve yaralanmasına yol açtı. Rabia Meydanı'nda Mursi yanlılarının oturma eylemine 14 Ağustos 2013'te yapılan müdahalede onlarca kişi şehit oldu.
Erdoğan, darbeyi kınayarak "Mısır'da verdikleri oyun hesabını sormak isteyen binlerce masum katledildi" dedi. Darbeci Sisi de Türkiye ile Mısır arasında yapılan anlaşmaların süresini uzatmayacağını duyurdu.
Erdoğan, ardından Arapça 'dört' anlamına gelen Rabia Meydanı'nı anmak için kullandığı el işaretini meydanlarda selamlama olarak kullanmaya başladı. 2017'de yaptığı bir konuşmada ise "Rabia işaretini hala bilmeyenler var. Bizim partimizin de işareti bu. Şimdi bunun felsefesi de belli. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet." açıklaması yaptı.
Katar Dışişleri Bakanlığı ise "Mısırlı kardeşlerinin siyasi tutukluları serbest bırakması" çağrısı yaptı.
Suriye ve Mısır 2013'te, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri de 2014'te Müslüman Kardeşler'i "terör örgütü" ilan etti.
Örgütün Mısır'daki yöneticileri Katar'a giderek buradan faaliyetlerine devam etti. Bu sırada Libya'da Katar ve Türkiye'nin destek verdiği gruplara karşı Suudi Arabistan, BAE ve Mısır'daki darbeci Sisi yönetimi General Halife Hafter'i desteklemeye başlamış; Hafter 2014'te Trablus'taki hükümete karşı savaş başlatmıştı.
Mısır'daki darbe sürecinde Müslüman Kardeşler'e verdikleri destekten dolayı bölge ülkeleriyle gerilim yaşayan Katar ve Türkiye, birbirine daha da yakınlaştı.
2013'te Katar'ın ilk özel bankası Commercial Bank, ABank'ın yüzde 75 hissesini aldı. 2014'e gelindiğinde Katar, zırhlı araç ve tanklar dahil savunma sanayi araçları üreten BMC'nin yüzde 49 payına sahipti.
2015'te iki ülke arasında Yüksek Stratejik Komite (YSK) mekanizması oluşturuldu ve her yıl birçok ticari ve mali anlaşmaya imza atılan zirveler başladı.
Temmuz 2015'te çözüm süreci biterken Türkiye Irak'ın kuzeyindeki PKK kamplarını bombaladığında Arap Birliği, Türkiye'yi kınayan bir açıklama yaptı.
Katar ise açıklamaya şerh koyarak Dışişleri Bakanlığı açıklamasıyla Türkiye'ye destek verdi: "Katar, sınırlarını korumak için attığı adımlarda Türkiye'yle dayanışma içindedir."
Bu işbirliği, askeri alana da yansıdı.
Türkiye ve Katar arasında askeri işbirliği
İki ülke arasındaki askeri işbirliği, Arap ülkelerindeki ayaklanmalar başladıktan kısa bir süre sonra, Mayıs 2011'de yapılan bir savuma sanayi ürünleri anlaşmasıyla hız kazanmaya başladı.
O dönem yurt dışına yaklaşık 1 milyar dolarlık savunma ürünleri satan Türkiye, Katar'a da 10 adet Bayraktar insansız hava aracı sattı. Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre, 2,5 milyon dolar değerindeki satışla Bayraktar, Katar ordusunun envanterindeki ilk insansız hava aracı oldu.
2014 sonunda Türk ve Katarlı savunma bakanları ile genelkurmay başkanları arasındaki ziyaretler sıklaştı. Nihayet 20 Aralık 2014'te Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Sani, Türkiye'ye bir ziyaret gerçekleştirdi ve bu kez iki ülkenin karşılıklı olarak birbirinin topraklarında asker konuşlandırabilmesini öngören bir askeri işbirliği anlaşması imzalandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Atacağımız adımlar her iki ülkenin de bölgesel anlamda neler yapabileceğinin bir teminatıdır" dedi.
Al Sani ise "Savunma konusunda Türkiye'den destek beklemekteyiz" açıklaması yaptı.
Aralık 2015 ve Nisan 2016'da iki ülke arasında jandarma ve askeri personelin eğitimi, ortak tatbikatlar ve özel kuvvetlerin Katar'da konuşlandırılabilmesi için iki ayrı protokol imzalandı. Böylece Türkiye, kendi toprakları dışındaki ilk büyük askeri üssünü kurmak için hazırlıklara başladı.
2017'nin ilk yarısında bazı Türk birlikleri Katar'da konuşlanmaya başlamış; Havelsan'ın helikopter simülatörleri Katar'a satılmış; Katar'daki hava üssünde Türk pilotlar 55 Katarlı askeri helikopter pilotuna eğitim vermişti. Haziran ayında iki ülkeyi daha da yakınlaştıran bir gelişme daha oldu.
Körfez ülkeleri Katar'a ambargo uyguladı, Türkiye yardıma koştu
5 Haziran 2017'de, Suudi Arabistan'da kısa bir süre önce Veliaht Prensliğe yükselen Muhammed bin Salman öncülüğünde BAE, Mısır ve Bahreyn'in de katıldığı ülkeler, Katar'a Müslüman Kardeşler'e verdiği destek ve İran'la ilişkilerini gerekçe göstererek ambargo uygulamaya başladı.
Ambargonun kalkması için şartlar arasında Katar'daki Türk askeri üssünün kapatılması, Müslüman Kardeşler üyelerinin ülkeden çıkması da vardı.
Türkiye ilk aşamada arabuluculuk yapmaya çalışsa da birkaç gün içinde açıkça Katar'dan yana tavır aldı. Aralık 2015 ve Nisan 2016'da imzalanan protokoller TBMM'ye geldi, buradan hızla geçerek 8 Haziran'da Erdoğan tarafından da onaylandı.
Askeri üssün boşaltılması talebini "ikili ilişkilere müdahale" diyerek eleştiren Ankara, 2018 sonuna kadar 3,000'den fazla askerini üsse gönderdi. Katar'a yüzlerce zırhlı araç satılması için anlaşma imzalandı.
Aynı zamanda onlarca kargo uçağıyla Katar'a Türkiye'den, İran hava sahasını kullanarak her gün tonlarca süt ürünü, meyve, sebze gibi gıda maddeleri gönderildi.
5-25 Haziran 2017 arasında Katar'ın Türkiye'den ithalatı üç katına, 32,5 milyon dolara çıkmıştı.
Kaynak: BBC Türkçe