AKİT MENÜ

Gündem

Ramak kaldı! Dünya yakında Türk İHA/SİHA teknolojisini isteyecek

Türk tekniğine ve teknolojisine 2010’lu yıllara kadar hiçbir dünya devletinin güvenmediğine dikkati çeken İstanbul Medipol Üniversitesi Havacılık Yönetimi Bölüm Başkanı Dr. Murat Düzgün, Türkiye’nin geliştirdiği İHA ve SİHA’larla bu durumun değişmeye başladığını yakın bir zamanda da tüm dünyanın Türk İHA ve SİHA teknolojisini isteyeceğini söyledi.

İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Havacılık Yönetimi Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Murat Düzgün, Türkiye'nin havacılık konusunda yavaş yavaş otorite olmaya başladığını ifade ederek, "SİHA ve İHA'lardaki başarısını dünyaya kanıtlayan Türkiye’nin diğer bütün teknikleri ve teknolojileri de dikkat çekecek" dedi.

Uçan araçlar her alanda

Uçan hava araçlarının temelde yük ve yolcu taşıdığını, askeri alanda silah ve çeşitli mühimmatların söz konusu olduğunu aktaran Düzgün, şunları söyledi: "Türkiye’nin terörle mücadelesinde ve yurt dışı operasyonlarında bu araçların etkisini tüm dünya gördü. İleride askeriye için daha büyük drone’ların yapılması da söz konusu. Ancak şu anda daha çok gözlemsel ve operasyonel olarak kullanılıyor. Sivil hayata geldiğimiz zaman dronelerin yapabildikleri işler ve taşıyabildikleri şeyler farklı. En basit ve net olanı, lojistik sektörüdür. İkinci olarak da inşaat sektörü. Burada zooloji mühendisliğinden tutun da arkeolojiye kadar giden her türlü faaliyeti içeren geniş bir yelpaze var. Bunun yanı sıra tarımda kullanımlar var. İlaçlamadan bitkinin yeşerme ve canlanmasının termal çekilmesine kadar bir yelpaze var. Sağlık sektöründe fazlaca kullanılıyor. İleride şehir içinde kentsel lojistik dediğimiz türde de droneler kendilerini yavaş yavaş göstermeye başladı. Hava taksiler de çok yakında hayatımızın bir parçası olacak.”

Türkiye'de insansız hava araçları yatırımlarına da değinen Düzgün, "Bu alandaki geçmişimiz sanıldığı gibi birkaç senelik bir olay değil, uzun bir geçmişi var. Türkiye'de belli kişilerin şahsi gayretleri ile bu işin altyapısı 1990'lı yıllarda atıldı. Dünyada ise 1980'li yıllardan önce atılmıştı. Bugün gelinen noktada güzel bir bilgi birikimi ortaya çıktı. Hatta Türkiye bu konuda yavaş yavaş otorite olmaya başladı. Bu gerçekleşme öncelikle askeri oldu. Zaten dünyada teknolojik gelişmelerin çoğu önce askeri olarak yapılır. Dolayısıyla doğru bir yerden başladık. Türk ordusuna direkt can damarı olmuş SİHA'lardan bahsediyoruz. Siz bir malı ürettiğiniz zaman bunu kullanabilirsiniz ama bunu geliştirmek istediğiniz zaman belli bir gelire sahip olmanız gerekiyor. Devlet veya belli sponsorlarla bu işi yürütebilirsiniz ama bu işi en iyi yapmanın yolu hem üretip hem satmaktır. Şimdi marketi genişletebilirsek sadece askeri için değil, sivil havacılık için de bu teknolojiye daha fazla yatırım yapıp bu teknolojiyi daha yükseğe çıkartabiliriz. Öyle bir an gelir ki bütün dünya, bu teknolojiyi sizden talep etmeye başlar. Şu anda Türkiye için buna ramak kaldı" dedi.

Tamamdır bu iş

Düzgün, Türk tekniğine ve teknolojisine 2010'lu yıllara gelene kadar hiçbir dünya devletinin güvenmediğini ifade ederek, "SİHA ve İHA'lardaki başarısını dünyaya kanıtlamayı başaran Türkiye’nin diğer bütün teknikleri ve teknolojileri de dikkat çekecektir. İHA ve SİHA konusunda Türkiye inşallah uzman konumuna gelir. Böylece Türk tekniği de dünyanın tanıdığı bir teknik olarak ortaya çıkar. Çok iyi yoldayız, çok iyi bir konumdayız. Pazarlamasını iyi yapabilirsek bu iş tamamdır" diye konuştu.

Yorumlara Git

Aynı derin yapının farklı yüzleri: “FETÖ, Ergenekon, Balyoz Karahahasanoğlu: Darbecilerin ortak hedefi Erdoğan'dı

Muhalif Gazeteci Uyuşturucu Satarken Yakalandı!

Gazze'de ateşkese rağmen ölüm yağdı! Siviller yine hedefte

Muhalif mahallede işler karıştı: Uğur Dündar’dan Haluk Levent hakkında bomba tefecilik iddiası!

İran'dan dünyayı sarsacak açıklama: Hürmüz Boğazı açılmayacak!