AKİT MENÜ

İSLAM

Modayla değil Ayetle kapalıyız!

Konumuz modayla yıkılan tesettür! Peki tesettür niçin gereklidir? Ve islamiyete uygun tesettür nasıl olmalıdır? Bu iki soruyu sırayla cevaplayalım.

Nasıl ki kuzunun kurdun önünde bak ben ne kadar güzelim diye arz-ı endam etmesi abes ise kadınında yakınları dışındakilere kendini göstermeye çalışması bu kabildendir. Nur suresinin 31. ayetinin bir kısmında “Mümin kadınlara da söyle …zinetlerini teşhir etmesinler.” buyruluyor. Zinet sözcüğü çoğu yerde süslü takıları temsil eder. Ancak buradaki anlamı süslü takılardan ziyade kadındır. Kadın ve kadın bedeni. Allahu Teala kadını zinet olarak yaratmıştır. Ve Allahu Teala kadını arsız bakışlardan korumak adına tesettürü farz kılmıştır. Bu cümle tesettür niçin gereklidir sorusunun cevabıdır. Hepimiz biliriz bu kalıbı
“değerli şeyler gizlenir.” Kadın, öncelikle islam dininin kadına değer verdiğini bilmelidir. Bu değer de ancak tesettürle mümkün olacaktır. Çoğu zaman tesettür kadının bir parçasıymış gibi kabul edilir. Ve bu algı kadının tesettürle tamamlanacağını, kadın ve tesettürün bir bütün olduğu gerçeğini gözler önüne serer. Aslında tesettür, göz zinasının doruklarda yaşandığı bir zamanda nazarlara, bakışlara karşı giyilen zırhtır.

İkinci soruya geçelim. İslamiyete uygun tesettür profili Nur suresinin 31.ayetinde çizilmiştir. Ayeti inceleyelim. “Mümin kadınlara da söyle …görünen kısımları müstesna zinetlerini teşhir etmesinler. Burada bahsedilen görünen kısımlar el ve yüz olarak kabul edilir. -bazı kaynaklarda ayak da dahildir.- Burada ki zinetten kasıt kadın bedenidir demiştik. Kadın vücut hatlarını belli etmeyen bol kıyafetler giymelidir. Kısaca kadın kendine yapışmayanı giymelidir. “Başörtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler.” Anlıyoruz ki boyun ve kulak uzuvları tesettüre dahildir. Çoğu tesettürlü(!) bayan kardeşimizde boyun ve kulak gibi uzuvların moda illeti yüzünden teşhir edildiğini görüyoruz. Bu ihlalin bir nedeni de zannediyorum ki Kur’an’ı Kerim’i okumayışımız veyahut okuyup, anlayıp, hayata geçiremeyişimizdir. “…gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar.” Burada bahsedilen dikkat çekicek tarzda yürümemenin gerekliliğidir. Dikkat çeken başka bir şeyde topuklu ayakkabıdır. Topuklu ayakkabı ve topuk sesidir. Daha da dikkat çekeni ise topuklu ayakkabı ile tamamlanmış tesettürdür. Bu yanlış tesettürün cazibe unsuru olarak kullanıldığı gerçeğini gözler önüne seriyor. Toplumun bazı kesimlerinin topuklu ayakkabının kadına modern bir hava katacağı düşüncesi var. Bu yanlış düşünce reklamlarla, vitrin kıyafetleriyle, modayla vb. araçlarla doğruymuş gibi kabul ettirilmeye çalışılıyor. Oysaki şuurlu müslüman bir kadın tesettürüyle islamiyeti temsil ettiğini bilir. Ve tesettürünü modaya göre değil ayetlere göre şekillendirir. Çünkü biliyoruz ki Asrın tarzına uyan değil Allah’ın farzına uyan kazanacak.

Ve sen tesettürlü kardeşim. Tesettür yalnızca örtüye bürünüp bedeni gizlemek midir? Yoksa bir mümin kadın yürürken, konuşurken, alışveriş yaparken vb. hayat akışındaki rollerinde tesettürlü olarak yaşayabilir mi? Ve senin derdin başörtümü pardesüme, pardesümü ayakkabıma, ayakkabımı çantama, uydurayım değil de konuşmamı, gülmemi, oturmamı, kalkmamı vb. davranışlarımı tesettürüme göre ayarlayayım olsun.
Tesettüre moda kaçmış.
Tesettür modayla yıkılmış.

Oysa tesettür ben kula kapandım Ya Rabb! Sana (c.c.) açıldım demekti.

Büşra Örs / Genç Doku Dergisi

Yorumlara Git

Zekeriya Say'dan Aliyev'e sert sözler: Hiçbir zulüm sonsuza dek sürmez

Ekonomi devi JP Morgan Türkiye'den çekiliyor mu?

Türkiye-Libya anlaşmasına Muharrem İnce'den büyük destek!

Bakan Fidan ilk kez açıkladı! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Miçotakis'e sürpriz teklif

Yeni bir ittifak doğuyor! Mekke’den sonra şimdi de Bedir