AKİT MENÜ

Aktüel

Uzmanlara göre Ürdün'de halk, Kovid-19 tehlikesi geçtikten sonra özledikleri gelenekleri yeniden canlandıracak

Yermuk Üniversitesi'nde psikoloji profesörü Muhammed Savalha: - "Kovid-19 bittikten sonra ters tepki olacak ve insanlar eski geleneklerine özlemle bu tür münasebetlere yoğun ilgi gösterecek"

AMMAN (AA) - LEYS EL-CUNEYDİ - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle halk Ürdün'de düğün ve taziye gibi münasebetleri sosyal medya üzerinden gerçekleştirmeye alışmış görünse de uzmanlar, virüsün tehlikesinin geçmesinden sonra eski geleneklerin yeniden canlanacağını düşünüyor.

Kovid-19, 2020'de Ürdün'de hızlı bir şekilde yayılıp, virüs kaynaklı ölüm ve vakalarda ciddi artış sonucu salgına karşı alınan tedbirler nedeniyle halk, düğün ve cenaze merasimleri gibi sosyal münasebetlerde zor durumda kaldı.

Sosyal mesafe, tüm dünyada olduğu gibi Ürdün’de de virüsle mücadele kapsamında alınan önlemlerin başında yer aldı ve hükümet bu önlemin ihlal edilmesinin önüne geçmek için, Ürdün halkının alışık olduğu ve çok sayıda insanın aynı anda bir araya geldiği düğün-cenaze törenlerini ve taziye çadırlarının kurulmasını yasakladı.

Hükümetin aldığı bu karar üzerine halk, bayram, düğün ve cenaze gibi münasebetlerde mutluluklarını ve üzüntülerini birbiriyle paylaşmak için internet üzerinden sanal dünyaya yöneldi.

- Geçici değişiklik

Yermuk Üniversitesi'nde Psikoloji Profesörü Muhammed Savalha, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ürdünlülerin, hükümetin salgınla mücadele kapsamında aldığı kararlar nedeniyle düğün ve cenaze törenlerinde uyguladıkları gelenekleri geçici olarak terk ettiklerini söyledi.

Cenaze ve düğün gibi herkesin bir araya geldiği münasebetlerde ev sahibi ve davetliler için ekonomik, sosyal ve psikolojik yorgunluğa neden olmasından dolayı atalardan miras kalan geleneklerin birçok olumsuzlukları bulunduğunu ifade eden Savalha, birçok kişinin, herkesin toplandığı düğün salonu, cenaze evi ve taziye çadırı gibi yerlerde olumsuzluklara tahammül etmek zorunda kaldığını ve davetlilerin gelmemesinin de ev sahibinde psikolojik baskıya neden olduğunu dile getirdi.

Kovid-19 dolayısıyla ortaya çıkan durumu desteklemesine rağmen daha önce yaşatılan geleneklerin insanlara birbirleriyle tanışma fırsat sunduğunu vurgulayan Savalha, şöyle konuştu:

"Sosyal medya salgın döneminde münasebetlere katılma aracı haline geldi, ancak virüsün ortadan kaybolmasından sonra sosyal medyanın devam etmesine ihtimal vermiyorum. Kovid-19 bittikten sonra ters tepki olacak ve insanlar eski geleneklerine özlemle bu tür münasebetlere yoğun ilgi gösterecek, ancak kısa sürede normale dönecek." dedi.

Salgının gelenek ve görenekler üzerindeki etkisiyle ilgili olarak ise Savalha, "Kovid-19, daha önce var olan bazı gelenek ve göreneklerde bir tür iyileştirmeye yol açacak." diye konuştu.

- Sosyal dokuyu zayıflatma

Mute Üniversitesi Sosyal Bilimler Profesörü Hüseyin Mehadin, insanın, doğası gereği sosyal olduğunu ve bir sosyal düşüncenin aynı anda birden fazla rol veya görevi yerine getirdiğini söyledi.

Mehadin, bireyin toplumun bir parçası ve güvende olduğunu hissetmesi, değişik münasebetlerde duygu alışverişinde bulunulması ve bunların farklı yollarla ifade edilmesinin, dolaylı olarak ev sahibinin sevinç ve üzüntülerdeki konumuna işaret ettiğini dile getirdi.

Profesör Mehadin, aynı zamanda bu adetlerin, hediyeleşme veya düğünlerde takı takma aracılığıyla sonradan geri ödenecek olan bir borcu temsil eden ortak yaşam rolü oynadıkları için ekonomik olarak çok yönlü bir zorluk teşkil ettiğini aktardı.

İlmi araştırmaların, geleneklerin de belirli bir ömrünün olduğunu, gerekçelerinin ortadan kalkması ya da zayıflaması halinde insanların ona alternatif üretme yoluna gittiğini ortaya koyduğunu belirten Mehadin, "Teknoloji ve Kovid-19, iller içinde veya dışında bir yerden başka bir yere seyahat etmek gibi insanların yaşadığı birçok zorluğu kolaylaştırdı." dedi.

Mehadin, bu değişimlerde belki de en önemli şeyin, iki tarafın yeni yöntemleri benimsemede karşılıklı çıkarları bulunduğunu hissetmeleri olduğunu ve bu nedenle bireylerin ve toplulukların kendilerine ait alt kültürün özelliğine göre değişim hızında da farklılıkların görüldüğünü ifade ederek, Ürdün'de çöl, kırsal bölge, şehir ve kamp kültürü olmak üzere dört alt kültür bulunduğunu kaydetti.

Buradan hareketle, büyük şehirlerin dışındaki insanların çoğunun Kovid-19'a rağmen neden hala eski alışkanlıklarını uygulamaya bağlı kaldıklarının ve bazen kendilerini riske attıklarının anlaşılabileceğini belirterek, "Teknoloji, Ürdün toplumunda bireysel değerleri derinleştirdi ve bu nedenle şehirlerde bu geleneklerin bir tür solmasına tanık olmaya başladık." diye konuştu.

Pandemiyle birlikte gelen uygulamaların devam edip etmeyeceği konusunda ise Mehadin, Ürdün'deki tüm alt kültürleri kendisine has özelliği içinde değerlendirmedikçe ortadan kalkacağı veya devam edeceği sonucuna varılamayacağını belirtti.

Mehadin, bu tür yeni geleneklerin sosyal dokuyu zayıflatacağını ve insanları yabancılaşmaya yönlendireceğini söyledi.

- Sanal yakınlaşma

Ürdün Üniversitesi'nde Elektronik Pazarlama ve Sosyal İletişim Profesörü Rami ed-Duveyri de vatandaşların sosyal münasebetlerdeki durumunu şöyle özetledi:

"Selam vermek için beğeni, sohbet etmek için yorum yazmak ve düşünceleri ifade etmek için de sosyal medyada bir şeyler paylaşmak sosyal medyanın gerçeği oldu. Kovid-19 bizi sosyal mesafe koymaya mecbur bıraktı ve buna karşı en uygun alternatif sanal yakınlaşma oldu."

Duveyri, insan doğasının fiziksel temastan vazgeçmediğini ve bir içgüdü olarak unutabilme yeteneğine sahip olduğunu vurgulayarak, Kovid-19'un sona ermesiyle yeni yöntemlerin ortadan kalkacağı öngörüsünde bulundu.


Yorumlara Git

Merz'den ABD açıklaması! Bekledikleri füzeler gelmeyecek

Trump'tan Hürmüz Boğazı hamlesi! Bugün başlıyor

ABD basını gerçek tabloyu açıkladı! İşte ABD'nin aldığı zarar

Bosch'un sapkın reklamı tepki çekti! RTÜK harekete geçti

İspanya Başbakanı havada dehşeti yaşadı! Arıza yapan uçak Ankara'ya acil iniş yaptı!