Aktüel
Hindistan'da 2020'ye protestolar ve sınır komşularıyla anlaşmazlıklar damga vurdu
Hindistan'da Vatandaşlık Yasası'ndaki değişikliğe karşı protestolarda 51'i başkent Yeni Delhi'de olmak üzere 79 sivil hayatını kaybetti - Muson döneminde meydana gelen doğal afetlerde 1400'ün üzerinde kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi yerlerinden oldu - Hindistan ile Çin askerleri arasında 15 Haziran'da Ladakh’ta yaşanan çatışmada 20 Hint askeri öldü - ABD’nin ardından en çok Kovid-19 vakası görülen Hindistan’da salgın 10 milyon 180 binden fazla kişiye bulaştı, 147 binin üzerinde kişi yaşamını yitirdi - Kovid-19'u yaymakla suçlanan Müslümanlar nefret suçlarıyla karşı karşıya kalarak, hastanelere, eczanelere ve marketlere alınmadı - Babri Camisi'nin 1992'de yıkılmasıyla ilgili çeşitli suçlardan yargılanan 32 kişi beraat ederken, caminin arazisine yapılacak tapınağın inşa çalışmaları başladı - Cammu Keşmir'de 1 milyon 850 binin üzerinde Hindistan vatandaşına yerliler gibi mülk edinme, ikamet ve çalışma hakkı tanıyan yerlilik sertifikası verildi
İSLAMABAD (AA) - MUHAMMET NAZIM TAŞCI - Hindistan'ın 2020 gündeminde protestolar ve sınır komşularıyla yaşanan ihtilaflar öne çıktı.
Hindistan'ın çeşitli eyaletlerinde 31 Aralık 2014'ten önce ülkeye giren gayrimüslim göçmenlere vatandaşlık verilmesine imkan tanıyan, ancak aynı durumdaki Müslümanları kapsam dışı tutan düzenleme 9 Aralık 2019'dan mart ayının ortalarına kadar protesto edildi.
Protestoların en şiddetli yaşandığı yer ise ABD Başkanı Donald Trump’ın Hindistan’ı ziyaret ettiği sırada patlak veren Yeni Delhi’deki gösteriler oldu.
Yeni Delhi’de 23 Şubat'ta başlayan ve yaklaşık 5 gün süren protestolarda bir emniyet amiri ve istihbarat görevlisinin yanı sıra 51 sivil hayatını kaybetti.
Başkentin dışında ülkenin farklı bölgelerinde yaşanan protestolarda 28 sivil yaşamını yitirirken, Hindistan genelinde 79 kişi gösterilerde hayatını kaybetti.
Temmuzda devlete bağlı Delhi Azınlıklar Komisyonu tarafından 130 sayfalık "2020 Şubat Kuzeydoğu Delhi Ayaklanmaları Araştırma Komitesi Raporu" yayımlandı.
Raporda, şubattaki şiddet olaylarıyla ilgili Müslümanlara uygulanan ayrımcı politikaların yoğun insan hakları ihlallerine yol açtığına dikkat çekildi.
- Göçmen işçilerin binlerce kilometrelik dönüş yolculuğu
Öte yandan tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) Hindistan'da da çeşitli önlemlerin alınmasına yol açtı.
Salgınının yayılmasını önlemek amacıyla Hint yönetimi, 25 Mart’ta ülke genelinde sokağa çıkma yasağı uygulamaya başladı. Yasak nedeniyle ülkenin çeşitli bölgelerinde mahsur kalan göçmen işçilerin evlerine dönme mücadelesi ölümcül hal alarak insani krize dönüştü.
Yasağın ilk başladığı günden itibaren evlerine dönebilmek için defalarca yetkililere çağrıda bulunan göçmen işçiler, hükümetin geç harekete geçmesi üzerine evlerine ve ailelerine ulaşabilmek için yüzlerce kilometrelik yolları eşleri ve çocuklarıyla yürüyerek, bisiklet sürerek veya otostop çekerek kat etmek zorunda kaldı.
Hükümetin, yasağın ilan edildiği 24 Mart'ta milyonlarca göçmen işçinin eve dönüşüyle ilgili herhangi bir plan hazırlamaması ise bu kişilerin trajedisini daha da artırdı.
Günlük yevmiye ile geçimlerini sağlayan göçmen işçilerin haftalar boyunca çalışmaması, parasızlık ve açlıkla sonuçlandı.
Kendileriyle ilgili düzenlemelerin yapılmasını talep eden binlerce göçmen işçi ülkenin çeşitli eyaletlerinde çok sayıda gösteri düzenledi. Gucerat eyaletindeki gösterilerde polisle çatışan yüzlerce kişi gözaltına alındı.
Jawaharlal Nehru Üniversitesinden araştırmacılar, bu süreçte ülkede eyaletler arası hareket eden 65 milyonun üzerinde göçmen işçi olduğunu açıkladı.
- Çiftçi protestosu
Öte yandan ülkede eylülde kabul edilen ve tarım sektörüne serbestleşme getiren iki yasa, taban fiyatı ve destekleme alımı politikalarını sona erdireceği, aracı şirketlerin fiyatları düşürerek sonunda kendilerini topraksız bırakacağı gerekçesiyle çiftçilerin protestolarına yol açtı.
Kasım sonu itibarıyla ülke çapında gösterilere başlayan çiftçiler, başkent Yeni Delhi çevresindeki oturma eylemlerini hala sürdürüyor.
- Doğal afetlerde yüzlerce kişi can verdi
Ülkede haziran-eylül yaşanan muson döneminde meydana gelen sel ve toprak kaymalarında yaklaşık 900 kişi hayatını kaybederken, on binlerce kişi doğal afetler dolayısıyla yerlerinden oldu.
Bihar ve Uttar Pradeş eyaletlerinde mart-ağustos aylarında aralarında çiftçi, işçi ve çobanların bulunduğu 500'ün üzerinde kişi yıldırımlar dolayısıyla yaşamını yitirdi.
- Nepal ile anlaşmazlık
Hindistan, 7 Kasım 2019’da sınır komşusu Nepal ile ihtilaf yaşadığı Lipulekh, Limpiyadhura ve Kalapani bölgelerinin Hint topraklarına dahil olduğunu gösteren yeni haritayı mecliste oy birliğiyle kabul etti.
Bu tarihin ardından iki ülke arasındaki söz konusu mesele ilişkilerin zaman zaman gerilmesine sebep oldu.
Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh'in 8 Mayıs’ta, Lipulekh'te, Hint hacıların Çin'in Tibet Özerk Bölgesi sınırları içerisindeki Kailash Mansarovar bölgesine gidiş sürelerini kısaltmak için yeni bir yol inşa edildiğini açıklamasıyla, iki ülke arasındaki tansiyon yeniden yükseldi.
Nepal’de ise haziranda Hindistan ile tartışmalı bölgeleri ülke sınırları içerisinde gösteren yeni siyasi harita, parlamentonun her iki kanadında oylanarak kabul edildi.
İki ülke arasında ihtilaflı bölgelerle ilgili anlaşmazlık sürüyor.
- Pakistan ile gerilim Keşmir merkezli devam ediyor
Pakistan ile Hindistan, iki ülkenin birer gün arayla ilan ettiği bağımsızlıklarından bu yana Keşmir başta olmak üzere çeşitli konularda anlaşmazlık yaşıyor.
İki ülke arasındaki çatışmalar hemen her yıl olduğu gibi bu sene de Keşmir Kontrol Hattı çevresinde yoğunlaştı.
Pakistan ve Hindistan, 2003'te vardıkları Ateşkes Anlaşması'nın Keşmir'de sebepsiz yere ihlal edilmesi nedeniyle birbirlerini suçluyor.
Hindistan'ın 5 Ağustos 2019'da yaptığı anayasa değişikliği ile Cammu Keşmir'in özel yönetim statüsünü kaldırması ve bölgeyi merkeze bağlı "Birlik Toprağı" statüsündeki iki ayrı idari birime ayırması, Yeni Delhi ile İslamabad arasında tansiyonu yeniden artırdı.
Pakistan, bu eyleme tepki olarak Yeni Delhi yönetimiyle diplomatik ilişkilerinin derecesini düşürme kararı aldı.
Her iki ülkede birbirlerinin büyükelçisi bulunmuyor.
İki ülke ayrıca Himalayalar'daki Karakurum Dağları’nda yer alan Siaçen Buzulu, Saltaro Dağları ve Gucerat’taki Kuch bataklıkları konusunda da ihtilaf yaşıyor.
- Çin ile Ladakh'ta çatışma
Hindistan’ın bu yıl yaşadığı en önemli sınır anlaşmazlığı ise Çin ile oldu.
Çin askerlerinin mayıs başında üç noktadan iki ülke arasında ihtilaflı Ladak bölgesine girip burada çadır ve askeri karakollar kurması Yeni Delhi ile Pekin arasında gerilime yol açtı.
15 Haziran'da Ladakh’ta 20 Hint askerinin ölümüyle sonuçlanan çatışma iki ülke arasındaki tansiyonu oldukça yükseltti.
Hint basını, 43 Çin askerinin öldüğünü veya ağır yaralandığını öne sürerken, Çin bu iddiaların asılsız olduğunu belirtti.
Bu tarihin ardından askeri düzeyde görüşmeler devam etse de iki ülke tarafından zaman zaman gerilimi yükseltecek açıklamalar yapılıyor.
Sınır anlaşmazlıklarının çözülmesi için iki ülke arasında 2003’ten bu yana 22 müzakere gerçekleştirilmesine rağmen Hindistan'ın bu ülkeyle olan sınır problemleri devam ediyor.
- Bollywood'da yaprak dökümü
Hindistan'ın ünlü Bollywood sineması oyuncularından İrfan Khan, Seyid İştak Ahmed Jaffrey, Rishi Kapoor, film yapımcısı Nishikant Kamat ve kareograf Saroj Han hayatını kaybetti.
Ayrıca 34 yaşındaki oyuncu Sushant Singh Rajput ise Mumbai’deki evinde intihar etti.
- Kovid-19 faktörü
Hindistan'da ilk Kovid-19 vakası 30 Ocak'ta tespit edildi, virüs kaynaklı ilk ölüm ise 12 Mart'ta kaydedildi. Başbakan Nerandra Modi önderliğindeki hükümet, salgının yayılmasını önlemek amacıyla 24 Mart’ta ülke genelinde sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Başlangıçta 3 hafta süreceği belirtilen sokağa çıkma yasağı uygulaması, vaka artışının sürmesi nedeniyle 14 Nisan'da, 3 Mayıs'ta ve 17 Mayıs'ta ikişer hafta süreyle uzatıldı. 30 Mayıs'ta ise yasağın bazı tecrit bölgeleriyle sınırlı olmak üzere 30 Haziran'a kadar kısmi olarak uygulanmasına karar verildi.
Genel sokağa çıkma yasağının sonlandırılması ve karantina tedbirlerinde gevşemeye gidilmesi, haziran başından itibaren virüsün yayılma tablosunu değiştirdi.
Ülkede, 29 Mayıs'ta 8 bini aşan yeni vaka sayısı, 6 Haziran'da 10 binin, 10 Temmuz'da 25 binin, 30 Temmuz'da 50 binin, 7 Ağustos'ta 60 binin üzerine çıktı.
17 Temmuz’da Kovid-19 vakalarının 1 milyonu aştığı Hindistan'da 20 günde 1 milyon yeni vaka kaydedildi.
Bugün itibariyle dünyada ABD’nin ardından en çok vaka görülen Hindistan’da salgın 10 milyon 180 binden fazla kişiye bulaştı.
Ülkede şimdiye kadar 147 binin üzerinde kişi hayatını kaybetti.
- Müslümanlara yönelik nefret suçları
Son 10 yılda Müslümanlara yönelik nefret suçlarında artışların gözlemlendiği Hindistan’da bu durum Narendra Modi liderliğindeki Hindu milliyetçisi Hindistan Halk Partisinin (BJP) 2014’te iktidara gelmesinin ardından daha sık olmaya başladı.
Mart başında Tebliğ Cemaati tarafından başkent Yeni Delhi'de düzenlenen etkinliğe katılan kişilerde Kovid-19 tespit edilmesi ve virüsün farklı bölgelere yayılması, Müslümanları nefret söylemleriyle karşı karşıya bıraktı.
Hükümet yanlısı televizyon kanalları, sosyal medya kullanıcıları, yazarlar ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu kişi ve kurumlar, Müslümanları adeta hedef tahtası haline getirdi.
Ülkenin çeşitli bölgelerinde Müslümanlar, hastanelere, eczanelere ve marketlere alınmadı.
BJP’li siyasetçilerin, milletvekillerinin Müslümanlara yönelik İslamofobik tutumları ise ülkede gündem konusu oldu.
Öte yandan, 25 Kasım'da Uttar Pradesh eyaletinde kadınların din değiştirmesini amaçlayan, farklı dine mensup kişilerin evlenmesi yasaklandı.
Uttar Pradesh eyaleti Başbakanı Yogi Adityanath, "aşk cihadı" olarak adlandırdığı evliliklerle yasa çerçevesinde mücadele etme sözü verdi.
BJP'nin iktidarda olduğu 5 eyalet, Müslüman erkeklerin, özellikle Hindu kadınlarla din değiştirmelerini sağlamak için yaptığı düşünülen evliliklerle mücadele kapsamında benzeri yasalar çıkaracaklarını açıkladı.
Söz konusu yasa, temel insan haklarını ihlal ettiği, din ve ırksal ayrımcılığa yol açtığı konusunda eleştiriliyor.
- Babri Camisi arazisindeki tapınak inşası başladı
Hindistan Başbakanı Modi 5 Ağustos'ta, Hindistan’da 1528'de yapılan ve 1992'de Hindu milliyetçiler tarafından yıkılan Babri Camisi'nin yerine inşa edilmesi planlanan Hindu tapınağının temel atma törenine katıldı. 20 Ağustos'ta ise söz konusu tapınağın inşa çalışmalarına başlandı.
Öte yandan tapınağın, 1925'te kurulan Hindutva fikrinin ve etnik Hindu milliyetçiliğinin gelişmesinde kritik rol oynayan RSS'nin (Ulusal Gönüllüler Organizasyonu) 100. kuruluş yıl dönümüne yetiştirilmesi hedefleniyor.
30 Eylül'de ise Hindistan Yüksek Mahkemesi, Babri Camisi'nin 1992'de yıkılmasıyla ilgili çeşitli suçlardan yargılanan 32 kişinin beraatına hükmetti.
Hint-İslam Kültür Vakfı (IICF), Babri Camisi davasında Müslümanlara tahsis edilen arazide yeni bir caminin yapımına 26 Ocak 2021'de başlanılacağını duyurdu.
- Cammu Keşmir'deki durum
Geçen yıl 5 Ağustos'tan bu yana sokağa çıkma yasağı ve telekomünikasyon kısıtlamaları uygulanan Cammu Keşmir'de 25 Ocak'ta düşük hızlı 2G mobil bağlantı kısmi olarak hizmete açıldı, 5 Mart'ta ise sosyal medya platformlarına erişim yasağına son verildi.
Öte yandan, Cammu Keşmir yönetimi, yüksek hızlı internet üzerindeki yasağını hala sürdürüyor.
Hindistan İçişleri Bakanlığınca kabul edilen ve Cammu Keşmir'de 15 yıl yaşamış Hindistan vatandaşlarına "yerli" statüsü tanınarak bölgede toprak edinme, ikamet ve çalışma hakkı verilmesini öngören düzenleme 31 Mart'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
22 Eylül'e değin 1 milyon 850 binin üzerinde Hindistan vatandaşına yerliler gibi mülk edinme, ikamet ve çalışma hakkı tanıyan yerlilik sertifikası verildi.
Uzmanlar, söz konusu düzenlemeyi, Cammu Keşmir'in demografik yapısının değiştirilmesi için atılan bir adım olarak görüyor.
Öte yandan Cammu Keşmir'de, 5 Ağustos'un ardından ilk defa seçim yapıldı.
28 Kasım'da başlayan ve 19 Aralık'ta sona eren Bölge Kalkınma Konseyi seçimine Ulusal Konferans, Halkın Demokratik Partisi, Hindistan Komünist Partisi, Cammu ve Keşmir Halkın Konferansı, Halkların Hareketi ve Avami Ulusal Konferansı partileri "Gupkar İttikakı" olarak katıldı.
Başbakan Modi liderliğindeki BJP ile Apni Partisi karşısındaki ittifakın başkanlığını, bölgenin eski başbakanı Faruk Abdullah yürüttü. Abdullah'ın yardımcılığını da yine bölgenin eski başbakanlarından Mehbuba Müfti üstlendi.
Seçim Komisyonu, söz konusu Gupkar İttifakı'nın, Bölge Kalkınma Konseyindeki 280 sandalyeden 112'sini kazanarak çoğunluğu sağladığını açıkladı. Bununla birlikte Bölge Kalkınma Konseyinin doğrudan seçilen üyeleri yasama yetkisine sahip değil. Üyeler sadece ekonomik kalkınma ve kamu refahından sorumlu.
- Facebook India tartışması
Wall Street Journal (WSJ) gazetesi ve TIME Dergisi'nin, Facebook'un Hindistan'da iktidardaki BJP ile bağlantılı kullanıcılar için nefret söylemlerine karşı getirilen kuralları uygulamaktan kaçındığına dair haberleri, ülkede tartışmaları yol açtı.
Muhalefet, iktidar partisiyle bağlantılı kullanıcıların nefret söylemlerini ve şiddeti kışkırtan içeriklerini kaldırmadığı için tartışmaların odağındaki Facebook’un Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg’e 2 mektup gönderdi.
WSJ'nin 14 Ağustos'taki haberinde, Facebook'un Hindistan'daki Kamu Politikası Direktörü Ankhi Das'ın BJP'li siyasetçilere karşı nefret söylemleri kurallarını uygulamaktan kaçındığı, çalışanlarına, Hindistan Başbakanı Modi'nin partisinden siyasetçilerin söz konusu ihlallerinin cezalandırılmasının şirketin ülkedeki ticari beklentilerine zarar vereceğini söylediği belirtildi.
Söz konusu eleştirilerin ardından şirketin Hindistan'daki Kamu Politikası Direktörü Das istifa etti.
Nisanda Hint milyarder iş insanı Mukesh Ambani'nin sahibi olduğu mobil internet şirketi Jio Platforms'a 5,7 milyar dolarlık yatırım uyguladığını duyuran Facebook'un en büyük pazarı Hindistan'da 340 milyonun üzerinde kullanıcısı bulunuyor.
- Dalitlere yönelik saldırılar
Hindistan'da "dokunulmazlar" olarak da nitelendirilen ve ülkedeki kast sisteminin adeta "ötekileri" konumunda bulunan "Dalitlere" yönelik geleneksel ayrımcılık yoğun insan hakları ihlallerine yol açmayı sürdürüyor.
Uttar Pradeş eyaletinde eylül ekim aylarında dokunulmazlara mensup genç kızların üst kasttaki kişilerce tecavüze uğrayıp hayatlarını kaybetmesi, Dalitlerin ülke içerisindeki sosyal ve ekonomik konumlarının sorgulanmasının yanı sıra kast sistemi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Söz konusu saldırıların ardından sosyal medyada Dalitlerin haklarının korunmasıyla ilgili kitlesel kampanyalar düzenlendi.
- Askeri harcamalar artırıldı
ABD Başkanı Donald Trump’ın şubat sonundaki ziyaretinde iki ülke arasında Amerikan helikopteri ve diğer teçhizat satışını içeren 3 milyar dolarlık bir anlaşma imzalandı.
Hindistan Savunma Bakanlığı, temmuzda, silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesi amacıyla 5,2 milyar dolar değerinde 21 MiG-29, 12 Sukhoi Su-30 MKI savaş uçağı, füze sistemleri ve askeri ekipmanın satın alınmasını onayladı.
Hindistan, Ladakh bölgesinde, haziranda Çin ile yaşanan çatışmanın ardından Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin 10 milyar rupilik (yaklaşık 13,5 milyar dolar) silah ve cephane bütçesini 50 milyar rupiye (yaklaşık 67,5 milyar dolar) çıkarmaya karar verdi.
Hindistan hükümeti ayrıca, 13 Aralık'ta ordusuna 15 günlük "yoğun savaş durumu" için silah ve cephane stoku hazırlama talimatı verdi.
Öte yandan Hindistan, 2016'da Fransa ile yapılan anlaşma kapsamında sipariş edilen 36 Rafale tipi savaş uçağından 8'ini bu yıl teslim aldı.