Gündem
Dans ve bale de nafakaya eklendi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, boşanmada iştirak nafakası miktarına, çocuğun zorunlu eğitiminin yanı sıra dans, bale, spor, resim ve müzik gibi sosyal gelişimini sağlayacak faaliyetlerin eklenmesi gerektiğine de karar verdi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin içtihat haline gelen kararına göre, İstanbul'da tek çocuklu çift boşandı. Velayeti anneye verilen çocuk için babadan iştirak nafakası bağlandı. Çocuğun velayeti kendisinde bulunan anne, 2 yıl sonra iştirak nafakasının artırımı istemiyle dava açtı. Boşanma sonrası 2011'de aylık 400 lira iştirak nafakasına hükmedildiğini, kararın kesinleştiği 2013'te nafakanın 480 liraya çıktığını belirten anne, altı yaşındaki çocuğunun piyano, dans ve benzeri faaliyetleri nedeniyle masraflarının arttığını ileri sürerek, nafakanın aylık bin 500 liraya yükseltilmesini istedi.
Yerel mahkeme zorunlu ihtiyaç saymadı
Davaya bakan yerel mahkeme, 480 lira olan nafakanın dava tarihi 2015'ten itibaren aylık 500 liraya çıkarılmasına ve her yıl TÜİK tarafından yayımlanan yıllık ÜFE artış oranına göre arttırılmasına karar verdi.
Yerel mahkemenin kararında ‘çocuğun servis ve etüt ücreti dışında piyano, dans gibi kurslarının zorunlu ihtiyaçlardan sayılmadığı, bu nedenle nafaka ihtiyacı belirlenirken değerlendirilmesinin mümkün olmadığı’na yer verildi.
Yargıtay kararı bozdu
Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kararı bozdu.
Dairenin gerekçesinde özetle şu ifadeler yer aldı: "Çocuğun yaşı, eğitime devam ediyor olması, kurs ve benzeri masrafları, müşterek çocuk için hükmedilen nafakanın 2013'te karara bağlandığı da nazara alındığında mahkemece yanılgılı değerlendirme yapılmıştır. Çocuğun servis ve etüt ücreti dışında piyano, dans gibi kurslarının zorunlu ihtiyaçlardan olmadığı ve bunların nafaka ihtiyacı belirlenirken değerlendirilemeyeceğinden bahisle düşük oranda artışa karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Çocuğun yaşı, eğitimine devam etmesinin yanı sıra spor, sanat ve benzeri sosyal gelişimini sağlayacak nitelikteki faaliyetlerinin de nafaka miktarının belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği nazara alınarak, daha uygun miktarda nafaka artırımına hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir."