İSLAM
Kerahat vakti ne zamandır? Kerahat vakti hangi saatler arasına denir?
Kerahat vakti ne zamandır? İslam dinine göre bu vakitlerde namaz kılmak mekruhtur. Hadis kaynaklarında yer alan bilgilere göre Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) kerahat vakitlerinde namaz kılmayı yasakladığı belirtilmiştir. Peki, Kerahat vakti hangi saatler arasına denir?
Dinimize göre bazı vakitlerde bazı ibadetlerin yapılması yasaklanmıştır. Örneğin namazı uygun olmayan zamanlarda kılmak mekruhtur yani dinen yapılması hoş karşılanmamaktadır. Kerahat vakti bu vakitlere verilen isimdir. Kerahat vakti, güneşin doğuş, batış ve tam tepede bulunduğu vakit olarak ifade edilmektedir. Kerahat vakti, güneşin doğuş, batış ve en tepede olduğu zaman dilimine denir. Dinimizce kerahat vaktinde namaz kılınması mekruhtur.
Kerahat vakti hangi saatler arasına denir?
Kerâhat Vakti, güneşin doğuş, batış ve tam tepede bulunduğu vakte denir. İslam dinine göre kerahat vakitlerinde namaz kılınması mekruh'tur. Farz ve Nafile bütün namazların kılınmasının mekruh olduğu vakitler üçtür.
Bir hadis kaynağına göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur;
"Resûlullah (s.a.s.) bize üç vakitte namaz kılmayı ve ölülerimizi defnetmeyi yasakladı: Güneşin doğmasından itibaren bir veya iki mızrak boyu yükselmesine kadar, güneşin gökyüzünde tam dik oluşundan batıya yönelmesine kadar ve güneşin sararmasından itibaren batmasına kadar." (Müslim, Müsâfirîn, 293; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 55; Tirmizî, Cenâiz, 41)
Yukarıdaki hadiste yer alan bilgiye göre o üç vakit şöyle;
Bu hadiste belirtilen üç vakitte hiçbir namaz kılınamaz. Bu vakitlerin başlama ve bitiş zamanları şöyledir:
Sabah Kerahat Vakti: Güneşin doğmasından itibaren, 40-50 dakika sonrasına kadar,
Öğle Kerahat Vakti: Güneşin, tam tepede bulunduğu vakit (Öğle vaktinin girmesine yaklaşık 10 dakika kalmasından öğle vaktinin girmesine kadar),
İkindi Kerahat Vakti: Güneş batmazdan önce, gözleri kamaştırmaz hâle gelmesinden, batmasına kadar olan vakit (Güneşin batmasına 40-50 dakika kalmasından itibaren akşam namazı vakti girinceye kadar olan zaman) (Merğînânî, el-Hidâye, I, 265-269).