Medya
TV Ekranlarında ahlaksız evlilik seyansları!
Editör Yazar Ziya Gündüz, “TV ekranlarında evlilik programları adı altında, toplumumuzun ahlaki değerleri tahrip ediliyor. Bu şekilde toplumun mahremiyetine bilinçli bir şekilde darbe vurulduğunu” hatırlattı…
Dünyanın her yerinde insanlar, birlikte yaşamaktadırlar. İnsanoğlu toplumsal bir varlıktır. İnsanın tek başına yaşamını sürdürmesi imkânsızdır. İnsan, her çağ ve mekânda başka insanlara muhtaçtır. Bilindiği gibi insanlar bir araya gelerek, toplumları, toplumlarda devletleri oluşturmaktadırlar.
TV’lerde Ahlaksızlık Pazarlanmakta
Toplum olarak günümüzde maalesef bir ahlâk bunalımı ile karşı karşıyayız. Modern hayat, modern teknoloji, kitle iletişim araçları, insanların ahlâkını kuşatmış durumda. İnsanlar sınır tanımaz olmuş. TV ekranlarında toplumun ahlâkını bozan diziler almış başını gidiyor. Yine TV ekranlarında, evlilik adı altında, hiçbir mahremiyet tanımayan programlarla dolu…
ATV ekranlarında Esra Erol’un Evlilik programının şovmenlerinden olan, sözde başörtülü olan Nevruz hanımın kendisine hediye edilen, Tarkan albümünü öpüp başına koyması ve ilginç bir şekilde ağlaması gerçekten toplum açısından rencide edici bir durumdur. Bu tür programlar sadece bununla sınırlı değil, birçok mahrem konular normalmiş gibi konuşulabiliyor, tartışabiliniyor. Özelliklede bu tür programlarda başörtülü karakterlerin ön plana çıkartılması tamamen bilinçli olarak yapılmaktadır. Başörtüsü üzerinden, toplumun dindar insanların ahlakına darbe vurulmak isteniyor. Acaba yetkililer bunun farkında mı? bu rezillik daha nereye kadar devam edecek?
Bir Ahlaki Kural Yok
Bu tür programların eskisiyle, insanlara ekranlarda, sokaklarda, parklarda, ahlâk dışı davranışlar neredeyse normal gelmeye başladı. Çevreye saygı yok. Kitle iletişim araçlarında, her hangi bir ahlâki kural yok!
Kötü olan bir ahlâki davranışa, insanlar çare aramıyorlarsa, bilin ki o kötü huy, davranış artık toplumda normal karşılanmaya başlamıştır. Kötü alışkanlıkların normal görünmesi, o toplumun intihar etmesi demektir.
Ahlâksızlılığın Çaresi İslâm
Eğer toplumu oluşturan insanlar; iyi, ahlâklı, güvenilir, sorumluluk sahibi iseler, o toplum huzurlu ahlâklı bir toplum olur. Yok, eğer o insanlar kötü huylu, kötü alışkanlık sahibi iseler o toplum huzursuz olur. Aynı şekilde insanlar, İslâm üzere yaşarlarsa, bulundukları toplum İslâm toplumu olur. İslâm’ın olmadığı bir toplumda ise huzurdan, ahlâktan söz etmek imkânsızdır. Müslümanlar olarak eğer huzur arıyorsak, huzurun Batı’da batının kriterlerinde değil, İslâm’da İslam’ın ölçülerinde olduğunu unutmayalım.
Şunu unutmayalım ki, mutlaka her şeyin bir ahlâkı var. Çay içmenin dahi bir adabı edebi vardır. Ahlâk çok geniş bir kavramdır.
Şunu hatırlatmak gerekir ki, her alanda ahlâklı insanlar, ancak ahlâklı bir toplumu meydana getirebilirler. Bunun içindir ki ahlâk üzerinde mutlaka çok durmalı ve çok okumalıyız. Şimdi İslâm ahlâkını kuşanıp, örnek olma vaktidir.