Gündem
Dilipak Boğaziçi Üniversitesi'ndeki olayları değerlendirdi: 'Gezi'nin tadı birilerinin damağında kaldı'
Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak, Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşanan olayları değerlendirerek çok önemli tespit ve uyarılarda bulundu.
Taha Emre ÖZDEMİR yeniakit.com.tr
Yeni Akit Youtube kanalına konuşan Gazeteci Abdurrahman Dilipak, Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşanan olayları değerlendirdi. "Gezi'nin tadı birlilerinin damağında kaldı." diyen Dilipak, "O hayalle başka yerlerde yeniden o süreci başlatmak istiyorlar. Aslında Boğaziçi'ndeki olay bir rektör atamasına karşı öğrenci hareketi gibi başlamıştı. Arkasından 'Üniversitede polişs istemiyoruz kampanyasına dönüştü. AK Parti'ye karşı bir hareketmiş gibi görünürken bir anda LGBTİ'ye dönüştü." ifadelerini kullandı.
'İslam'a saldırı, LGBTİ tartışması'
Tarışmanın ana merkezinde LGBTİ'lilerin olduğuna dikkat çeken Abdurrahman Dilipak, "Herkes LGBTİ'ye odaklanınca işin içine birden Kabe girdi. Yani İslam'a karşı bir saldırı ortaya çıktı. Diğer yandan da üniversitelilerin özerklik tartışması devam ediyor. Bu tartışmaların hepsini bir araya getirip onların soyal medyası üzerinden dünyaya aktardığınızda ortaya bambaşka bir manzara çıkıyor." dedi.
Sosyal medyada bir anda gündem olabiliyorlar!
Abdurrahman Dilipak sözlerine şöyle devam etti:
"Aklı selim insanların tepkileri sosyal medyada pek yer bulmuyor ama bunların bir kampanyası bir anda 2 bin kişi ile gündem olabiliyor. Bu olaya verilen tepkiler görünmüyor ya da görmezdsen geliniyor. Sadece bu olay için geçerli değil. Mesela Siyonizm'e karşı bir kampanya başlatsanız da görünmeyecek. LGBTİ trollerin de araya girmesi ile bir anda gündem olacaktır."
'Çok bilinmeyenli bir denklemle karşı karşıyayız'
"Boğaziçi Üniversitesi'nde başlayan kargaşayı diğer üniversitelere taşıma çabası içindeler. CHP ve FETÖ zaten bu süreçte yangına körükle giden bir tavır içinde. Üniversitelerin bu olaylara nasıl tepki vereceklerini şu anda bilemiyorum. Medya ise kendi içinde sorunları olan bir yapı. Siyasi partiler içinde de çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Yani çok bilinmeyenli bir denklemle karşı karşıyayız. Zaman ve mekan şartları Gezi şartları kadar yeterli değil. Olayların bütününe baktığımızda ortada can sıkıcvı bir durum var. Bir yandan İslamofobi diğer yandan LGBTİ tartışmaları ve öte yandan üniversitelerde özerklik isteği. Dikkatli olmamızda fayda var. Herşey göründüğünden ibaret değil. Sanki birileri düğmeye bastı. Siz yoksa bu gösterileri sadece bir üniversitede özgürlük tartışmas mı sandınız?"