AKİT MENÜ

Gündem

Boğaziçi'nin 'dindar' öğrecileri: Eylemdeki 'ev' zencileri!

28 Şubat'ın yasakçı zihniyeti tarafından pohpohlanarak sözde 'özgürlük' mücadelesinde boy gösteren Başörtülü Şeyma Altundal ve dindar arkadaşlarının mücadelesi, ABD'de yaşayan siyahilerin 'özgürlük' mücadelesini hatırlattı.

Güncelleme Tarihi:

Boğaziçi provokasyonunda emniyet güçleri tarafından gözaltına alınırken şiddet gördüğünü ifade eden 'başörtülü' Şeyma Altındağ, 'Yerlerde sürüklediler, başörtüm açıldı, başörtümü takmama bile izin vermediler' demiş ancak Emniyet Genel Müdürlüğü yayımladığı görüntülerle bu ifadeleri yalanlamıştı. Videoda Altundal'ın gözaltına alınırken polis aracına elleri cebinde gittiği görülmüştü.

'Şeyma kızımızın Erdoğan'a üç teşekkür borcu'

Başörtülü Şeyma Altundal'ın sözde 'özgürlük' eylemlerinde Boğaziçi provokatörleri ile boy göstermesi, 28 Şubat'ın yasakçı zihniyetinin oldukça hoşuna gitmiş, bir dönem başörtülü Müslümanlara zulmeden çevreler bir anda Şeyma Altundal'ı sahiplenmişlerdi. Altundal ise gördüğü bu 'sahte' ilgiye aldanarak provokatörlere destek vermeye devam etti. Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, bugünkü köşe yazısında başörtülü Şeyma Altundağ'a, ona özgürlüğünü kazandıranları hatırlattı. 'Şeyma kızımızın Erdoğan'a üç teşekkür borcu' başlığını kullanan Karahasanoğlu, yazısında şu mesajı verdi: "Şu an sana alkış tutan. Senin 'İnsan hakları' diyerek birlikte görüntü verdiğin o arkadaşların. (Tabii ki bizzat kendileri değil. Onların kafasındaki anne-babaları.) 28 Şubat sürecinde, evlerindeki kediye, köpeğe gösterdikleri sevgiyi, şefkati, senin başındaki örtüyü taşıyan kızlara göstermediler, Şeyma kızım."

Hilal Kaplan'ın Boğziçi anıları

Sabah yazarı Hilal Kaplan da Boğaziçi provokasyonuna destek veren 'başörtülü' öğrencileri köşesine taşımış ve Boğaziçi Üniversitesi'nde Yüksek Lisans yaptığı döneme anılarını paylaşmıştı. Yasakçı zihniyetin 2007-2010 yılları arasında da devam eden baskıları yüzünden, okula saçlarını örtecek şekilde özel diktirdiği bone ve üzerine taktığı şapkayla girdiğini belirten Kaplan, "Kimseye görünmemek için ana giriş kapısı yerine Bebek kapısını kullanarak, dik ve uzun bir yokuş yolu tırmanıp bölümüme gidiyorum. Bölüm içinde başörtülüyüm ama ne o meşhur yemyeşil çimlerin ne kantinin keyfini çıkarabiliyorum; güvenlik görevlilerine görünmeden eğitimimi tamamlamaya çalışıyorum." demişti.

Eylemdeki 'ev' zencileri!

Eşinin de dindar bir insan olması sebebi ile iki üniversitedeki eğitimini tamamlayamadığını hatırlatan Kaplan, dindar gençlere ABD'deki siyahilerin 'özgürlük' mücadelesini örnek vermişti:

"Siyahların üniversiteye girmesi, on yıllarca yasakmış. Sonra bir lider, tam 11 yıllık uzun mücadeleden sonra sadece 7 yıl önce siyahlara da okul kapısını açmış. Ancak siyahların hoca olması kâğıt üzerinde değil ama zımnen hâlâ yasakmış. O lider, buna da son verme ihtimali olan yasal bir atama yapmış. Ama üç-beş siyah, beyazlarla birlikte 'özgürlük istiyoruz' diye bağırmaya başlamış. Özgürlüklerinin önündeki engelin o lider olduğunu sanıyorlarmış. O liderden önce öğrenci olarak giremedikleri, o lider olmasa hoca olarak da giremeyecekleri korunaklı kalenin bekçisi olmaya gönüllü yazılmışlar. Adına da 'özgürlük' demişler. 'Ev zencisi' kavramını bize kazandıran Malcolm X'e rahmet olsun!"

 

Yorumlara Git

"Mutabakat bir kriz sürecine girmiştir" Sorumlusu ABD’dir

MASAK'tan, FETÖ'nün para akışına sıkı takip! Uyuyan hücrelerin mal varlığına darbe

Erdoğan, “namussuz, ahlaksızlar” demişti! Haluk Levent'ten sonra sıra bunlarda mı?

Şamil Tayyar’dan kritik “AHBAP” mesajı! “Haluk Levent’e koruma zırhı oluşturanlar da kendini sorgulamalıdır!”

Zeki Bahçe: 5816'dan yargılansınlar: Ahbap'tan Atatürk maskeli soygun!