Yaşam
‘Kadınlar ayrılık kararını bir anda ve tek seferde asla açıklamamalı’
Artan kadın cinayetleri nedeniyle ve özelliklede ayrılmak istedikleri erkekler tarafından ölümün eşiğine gelen kadınlara yönelik destek amaçlı bir öneri geldi.
İstatistiki verilere göre, kadın cinayetlerinin genellikle ayrılmak ve boşanmak istenen eşler tarafından işlenmesi sebebiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi TBMM TV Haber Spikeri Handan Musaoğlu Kasa moderatörlüğünde Ali Yüksel ve Ahde Vefa Platformu Başkanı Nuran Kırlak’ın da katılımı ile online bir panel programı düzenlendi.
Kademeli ayrılma yöntemi üç aşama üzerinden, stratejik bir metod (Duygusal soğutma, Hissi isteksizlik, İçsel uzaklaştırma) ile uygulandığı bilgisinin verildiği panelde,”Bu uygulamalar ile duyguların öncelikle karşı tarafa empoze edilerek, yavaş yavaş tetiklenmesi sağlanacak ve ayrılmak istedikleri eşlerini duygusal anlamda, kendilerinden böylelikle uzaklaştırabilecek. Bu vesileyle kısa bir süre içinde kadınlarımız, boşanma ve ayrılma girişimlerini de sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebileceklerdir. Günümüz toplumundaki kadınlar eşlerine sadece eş değil, aynı zamanda arkadaş ve hatta bazı eksik yanları tamamlamak için bazen anne gibi mukaddes olan roller de üstleniyor. Bu nedenle boşanılmak istenen erkeklerde sadece eşini değil, aynı zamanda arkadaşını ve hatta sanki annesini de kaybediyormuş gibi bir hisse kapılarak, boşanmayı göze alamıyor. Böylece boşanılmak istenildiğinde de eşler büyük bir tepki veriyor. Kaybetme korkusu ile bu defa şiddete meyil ediyor ve cinayet gibi her türlü kötü olan eylemleri yapabiliyorlar. Dolayısıyla kadınlar, boşanma ve ayrılık kararını bir anda ve tek seferde asla açıklamamalı” denildi.
Panelde, eşlerin evlilikteki karı-koca olma rolünün dışında, diğer duygusal bağların ve farklı faktörlerin ortadan kalkması sağlanarak, yaşanılacak olası kötü eylemlerin böylece önüne geçilebileceği belirtilirken, ’’Bu uygulamalar sayesinde olumlu sonuçların elde edildiğini danışan ailelerimizin olumlu dönüşlerinden de gözlemliyoruz. Kademeli ayrılma yöntemi stratejisi ile kadın cinayetlerinin azalmasını ve mümkünse de artık bitmesini arzu ediyoruz.’’ denildi.
Panelde, konuşan Ahde Vefa Platformu Başkanı Nuran Kırlak:”Boşanma süreci, eşlerin ilişkilerinde hissettikleri güven duygusunu, kişilerin kendilerinin ne kadar sevilmeye değer olduklarını ve çevrelerinden gelecek olan tepkilerin ne kadar güvenli olduğuyla doğrudan orantılıdır.” dedi.
Kırlak, sözlerine şöyle açıklık getirdi:
”Bu süreçte kadınlara şiddet uygulayan erkeklerin, güvenlik duygusunda azalma, düşük benlik algısı, kendi davranışlarını inkar, küçümseme ve anormal düzeyde kıskançlık görülebilir. Boşanma kararını kabul etmemekle birlikte, acı ve kaygı yaşayabilir. Kişi kendi acısının sorumluluğunu aldığı zaman iyileşme başlar. Kaygısı ve acısıyla baş etmesi gerekir.”
“Öfke, korku ve çaresizlik gibi olumsuz duyguların yoğun olduğu bu dönemlerde, zihinde birçok bilişsel çarpıtmalar oluşabilir.” diyen Ahde Vefa Platformu Başkanı Nuran Kırlak, “Bu sebeple zihninde oluşan bilişsel çarpıtmalar saptanarak, bu olumsuz düşünceler yerine daha sağlıklı bir algılayış, düşünce ve beceriler, kazandırmak adına psikolojik destek verilebilir.” diyerek sözlerini tamamladı.
Dinimizde boşanma süreci ve duygu geçişleri nasıl olmalı?
“Evliliğe artık devam edilemiyor ve ayrılık düşüncesi de kesinlik kazanmış olsa bile, bazı his ve duygu geçişlerine dikkat edilmelidir.” diyen, Diyanet emeklisi ilahiyatçı Ali Yüksel sözlerine şöyle açıklık getirerek, “Evlenme gibi evliliğin sona erdirilmesi hukuki olduğu gibi aynı zamanda manevi de bir eylemdir. Böyle bir konuda duyguların tamamen devre dışı kalması mümkün değildir. Boşanma olayının tabiatı gereği gelinen noktanın oluşumunda daha çok hisler ve duygular etkilidir.” dedi.
“Evliliğin bitmesi kararının verilmesi, bütün iplerin kopması anlamına gelmez!” diyen Yüksel:”Tam aksine boşama ile ayrılmanın da bir takım icapları, taraflara yüklediği vecibeler vardır; vecibenin yerine getirilmesini beklemek de diğer tarafın hakkıdır.” vurgusunda bulundu.
“Bu hususlar; Talak Suresinin 1-7. Âyetlerinde inanç ve ahlâk ilkelerine göndermeler yapılarak meselenin detayları ilmek, ilmek örülmüş.” diyen, diyanet emeklisi ilahiyatçı Ali Yüksel, "8. âyet ve devamında da; ilâhî buyruklara karşı gelenlerin acı akıbetleri, peygamber ve kitap göndermenin amacı, bu bildirimlere uyanların kazanacakları ebedi mutluluk ve hiçbir şeyin Allah'ın gücü ve bilgisi dışında kalamayacağı gerçeği hatırlatılmış, böylece bu önemli konunun, kuru bir hukuk ilişkileri yumağı olarak algılanmaması ve manevi değerlerinde olduğunu bilmek gerekir" diyerek sözlerini noktaladı.