Gündem
Bakan Gül'den yeni anayasa açıklaması
Adalet Bakanı Gül, yeni anayasa ile ilgili yaptığı açıklamada, "Bu anayasayı milletimizle beraber yapacağız. Meclis'ten ne çıkarsa çıksın milletimizin onayına sunacağız." dedi.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Türkiye'de her kesimin "Bu, benim anayasam", "Evet, benim ruhum var" diyebileceği bir anayasayı yapmanın birinci görevleri olduğunu söyledi.
Bakan Gül, TRT Haber'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Yeni anayasa açıklaması
Yargı reform paketinde hangi aşamaya gelindiği ve ne zaman açıklanacağına ilişkin soru üzerine Gül, AK Parti'nin kendi varlığının vesayete, statükoya karşı en büyük reform olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyaset tarzının da reformun bizatihi kendisi olduğunu belirtti.
Adalet Bakanı Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni anayasa çağrısını neden şimdi yaptığına ilişkin soru üzerine AK Parti'nin yeni ve sivil anayasayı sürekli dile getirdiğine işaret etti.
1982 Anayasası'nın yürürlüğe girdiği günden itibaren tartışılan bir metin olduğunu vurgulayan Gül, bu konunun, siyasetlerinin temel hedeflerinden birisi olduğunu anlattı.
"Bu anayasa Türkiye'nin gerisinde bir anayasadır"
Demokratik, hukuki reform denilen konunun en nihai noktasının "anayasa" olduğunu dile getiren Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu insan hakları eylem planı olsun, hukuk reformu, demokrasi reformu olsun, bunun bir anayasayla taçlanması lazım. Dolayısıyla çalışmalarımızın merkezinde bu yer aldı. Siz ne kadar değişiklik yaparsanız yapın, anayasadan kaynaklı birtakım değişiklikler olmadıkça bunlar da eksik kalacaktır. Türkiye'de her kesimin 'Bu, benim anayasam', 'Evet, benim ruhum var' diyebileceği bir anayasayı yapmak bizim birinci görevimiz. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı, bu konudaki anayasa ile ilgili vurgusu, siyasetin, demokrasi anlamında daha da özgürlükleri, demokrasiyi güçlendirme anlamında bir çağrısıdır.
Yeni bir yüzyıla giriyoruz, yeni bir yüzyıla girerken artık bu anayasa Türkiye'nin gerisinde bir anayasadır, milletimizin gerisindedir. Milletimiz bu anayasanın ilerisindedir. Türkiye, bu anayasanın önündedir, gençlerimiz bu anayasanın önündedir, yeni yüzyıla girerken bu anayasa bizi taşıyamaz. Yeni yüzyıla daha çoğulcu, daha herkesin 'Benim de ruhum var, benim de orada beklentilerim yansımış' diyeceği bir anayasa, siyasetin çözmesi gereken ve başarması gereken bir konudur. Dolayısıyla bu konunun, sivil anayasanın yapılacağına ilişkin inancımız da tamdır. Bu, bir siyasetin en önemli ödevlerinden biridir."
"Bu anayasa değil 'amayasa' olmuş"
Bakan Gül, yeni anayasa çalışmalarının Cumhur İttifakı öncülüğünde nasıl yapılacağına ilişkin soru üzerine, "Anayasa, hakları veriyor, sayıyor, sayıyor, 'Ey amca, teyze, esnaf, öğrenci kardeşim, sana şu hakları veriyorum ama...' diyor. Bu anayasa değil, 'amayasa' olmuş, amalarla sınırlandırılan. Oysa anayasalar, insanı ve haklarını genişletir, devlete der ki: 'Ey yöneticiler, sizin sınırınız budur, vatandaşın bu haklarını koruyacaksınız.' Elbette bu, sınırsız bir hak, özgürlük değil, bunun çerçevesi de belli olacak ama bu hususta genel bir çalışmayı anayasalar ortaya koyar ve demokratik, hukuk gibi reformdan bahsediyorsak da anayasa olmadan bu hayatta geçmez." değerlendirmesinde bulundu.
"Toplumsal sözleşme ise toplumun her kesiminin orada yansıması lazım"
Anayasanın içeriği ile yapım sürecinin de bir anayasa kadar sivil ve demokratik olmak zorunda bulunduğuna dikkati çeken Gül, şunları dile getirdi:
"Bu süreçte Cumhurbaşkanımızın da çağrısı, 'Gelin, hep beraber yeni bir anayasa yapalım, sivil bir anayasa olsun.' Peki nasıl? Tüm siyasi partiler çünkü siyasi partiler demokrasinin temel unsurları. Herkes görüşünü sunsun ve bu görüşünü tartışmaya açsın, milletin hakemliği önünde, öyle merdiven altı, gizli kapaklı değil çünkü anayasa toplumsal sözleşmedir. Biz istiyoruz ki toplumun 2023 sonrasında yeni yüzyılda bir ortak kaderini, ortak geleceğini, gençler nasıl bir gelecek istiyor, yüz yıl, iki yüz yıl sonra da bu ana felsefe ile bu süreç tamamlansın. Toplumsal sözleşme ise toplumun her kesiminin orada yansıması lazım, dolayısıyla bir sınırlama yapmadan bu çağrı çok önemli ve değerli. Ben tüm siyasi partilerin de bu süreçte katkısını, görüşlerini sunacağına inanıyorum. Nasıl olacak, komisyon mu kurulur, nasıl yapılır, bunlar önümüzdeki süreçte belirlenecek."
"Bu anayasayı biz milletimize beraber yapacağız"
Gül, CHP ile İYİ Parti'nin masaya oturmadığı takdirde anayasayı, AK Parti ve MHP'nin, toplumun bütün kesimleri ile konuşup Meclis'e taşıma ihtimali olup olmayacağına ilişkin soruya da "Bir defa bu anayasayı biz milletimize beraber yapacağız. Yani Meclis'ten ne çıkarsa çıksın, milletimizin onayına sunacağız." yanıtını verdi.
Ne olursa olsun bu konuda asla geri adım atmadan, milletin önüne tekliflerini götüreceklerini vurgulayan Gül, "Biz Türkiye'nin 2023 sonrasında ilerici bir anayasaya, daha ileri bir demokrasi anlayışına milletimizin layık olduğu bu anayasayı, milletimizle beraber yapma irademizi paylaşacağız, değerlendireceğiz. 360 referandum için, 400 anayasa için gerekli bir çoğunluk ama ne olursa olsun yine milletimizin onayına sunulacak. Biz Türkiye'nin gelecek tasavvuru anlamında da toplumsal sözleşme önerimizi milletimizle paylaşacağız ve milletimizin çizdiği bu siyaset belgesini, toplumsal sözleşmeyi milletimizin hakemliğine sunacağız." ifadelerini kullandı.
Diğer partilerle uzlaşı sağlanamazsa millete birden fazla teklif sunulmasının söz konusu olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Gül, bunu mümkün mertebe uzlaşı ve müşterek zemini çoğaltarak, güçlendirerek yapmak istediklerini dile getirdi.
Milletin önünde tartışılıp son tahlilde milletin karar vereceğini ifade eden Gül, bu sürecin olabildiğince katılımcı, çoğulcu bir yaklaşımda olmasının önemine dikkati çekti. Bunun siyasi partiler üstü, ülkenin ortak paydası anlamında bir metin olduğunu vurgulayan Gül, "Ümit ederim ki bu konuya destek verilecek." dedi.
"2023 ve sonrası anayasasını hedefliyoruz ama ruhumuz bu Anadolu'dur"
Bakan Gül, 1921 Anayasası'na ilişkin tartışmalar ve "21 Anayasası ruhu" söylemlerine ilişkin soru üzerine de 1921 ruhunun Milli Mücadele'yi ve Kurtuluş Savaşı'nı kazanan "kutsal bir ruh" olduğunu söyledi.
1921 Anayasası'nın kabulünde Meclis'in Kurtuluş Savaşı'nı yönetirken aynı zamanda da ülkenin kuruluş manifestosunu ortaya koyduğunu anlatan Gül, şunları kaydetti:
"Egemenlik, kayıtsız şartsız millete aittir ve toplumun tüm kesimleri ile beraber toplumsal sözleşme yapma anlamında yoksa anayasa tekniği anlamında üniter yapımızı güçlendiren, koruyan ve temel niteliklerimizi, devletin ve Cumhuriyet'in temel niteliklerini bu anlamda daha da koruyan hususlarla ilgili, devletin varlığı, milletiyle bölünmezliği, bütünlüğü konularında elbette ki hiçbir tartışma yok. Bunları, üniter yapıyı, temel nitelikleri koruyacak. Kuvvetler ayrılığını yine koruyan ama orada bir ruh çok değerli, çok anlamlı anayasa tekniği anlamında. Biz, 2023 ve sonrası anayasasını hedefliyoruz ama ruhumuz merkezimiz, bu Anadolu'dur, bu coğrafyadır, vatanın bağımsızlığıdır ve milletin egemenliğidir. Ana çatımız bu, buna yönelik bir şey ortaya çıkacaktır."