Gündem
Gara bölgesi Batılı ajanların üssü idi
Gara harekatını Akit’e değerlendiren emekli Albay Mithat Işık, “1995-1998 yılları arası Özel Kuvvetler alay komutanı olarak Gara Dağı’na 10’un üzerinde operasyon yaptım. Bu bölge yardım kuruluşu adı altında faaliyet yürüten Batılı ajanların terör örgütü PKK ile buluştuğu ve askeri birliklerimizin yerleri hakkında bilgi verdiği bölgedir” dedi.
Çok iyi bildiğim bir dağ
Bölgenin 1970 yıllarından 1991’deki Birinci Körfez Savaşı’na kadar Barzani peşmergeleri tarafından Saddam’a karşı direniş harekatında üs olarak kullanıldığını, 1992’den sonra ise terör örgütü PKK tarafından kullanılmaya başlandığını belirterek, şunları söyledi: “Özel Kuvvetler’de (Bordo Bereliler) Alay Komutanlığı yaptığım 1995-1998 yılları arasında Gara Dağı’nda, peşmerge güçlerini de kullanarak 10’un üzerinde operasyon yaptım. Bu dağ üzerinde boydan boya operasyonlar yaparak geçtim. Çok iyi bildiğim bir dağ kütlesi. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKYB) bölgesinde çok sayıda onlarca yardım kuruluşu adı altında cirit atan, yerli ve yabancı ajanlar var. Bunlar kuzey Irak’ta en riskli yerlere girerler, çıkarlar. Mayınlara basmazlar, pusuya düşmezler. Çünkü teröristlerle açık ve örtülü iş birliği yaparlar. İlaç götürürler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bulunduğu bölgeler hakkında teröristlere bilgi taşırlar. Bölgedeki yaralı ve hasta teröristleri bölgedeki hastanelere sivil konumunda götürürler. Örgüte ilaç ve ilk yardım malzemesi taşırlar. Gara, bölgede bulunan yerli yabancı ajanların terör örgütü PKK ile buluştuğu noktaların başında gelir.”
Rehine kurtarmada en riskli yerler mağaralardır
Yapılan harekatın bir rehine kurtarma operasyonuna dönüştüğünü belirten Işık, “Burada bütün yol ve yöntemler denenmiş ve netice alınamamış ise bu operasyonun yapılması doğrusudur. Çünkü bu insanlar 6 yıldır teröristlerin elinde bulunuyordu. Gara’da yapılan da tahkim edilmiş mağaradan bir rehine kurtarma operasyonudur. Rehine kurtarma operasyonları uçakta, gemide, binada ve trende yapılabilir. Bu operasyonlar içinde en riskli olanı dağlık bir bölgede olan mağaradan rehine kurtarmaktır. Bu operasyonlarda teröristler tamamen teslim olmadıktan sonra, rehinelerin sağ kurtarılması hiç kolay değildir. Teröristler kaçamayacaklarını anladıkları an rehineleri öldürür” değerlendirmesinde bulundu.
En güçlü ülkeler bile ağır kayıplar verdi
Bu tip operasyonlarda rehineleri kurtaracak tim veya timlerin hedefin çok yakınına helikopterlerle indirildiğini anlatan Işık şöyle devam etti; “Buna hücum indirmesi denir. Bu tip operasyonlarda helikopterlerini ve askerlerinin tamamını kaybeden ülkeler vardır. Bu duruma ilişkin şu örnekler verilebilir; 3 Ekim 1992'de ABD komandoları Somali'de teröristlerin bulunduğu binaya operasyon yaparken bozguna uğradı. Bir Black Hawk yani Karaşahin helikopteri düştü. 19 ABD askeri, 1 Malezya, 1 Pakistan askeri öldü, 73 ABD askeri yaralandı. Bir ABD askeri esir düştü. Bu olay ‘Kara Şahin Düştü’ adıyla film oldu. Bir diğer örnek vermek gerekirse; 2002 yılında Moskova'da bir tiyatroya baskın düzenleyen 50 Çeçen milis 850 kişiyi rehin almıştı. 5 gün sonra Rus özel kuvvetleri kurtarma operasyonu düzenledi. Eylemcilerle birlikte 177 Rehine öldü.”