Gündem
İstanbul Boğazı donar mı? İstanbul Boğazı ne zaman dondu?
Küresel ısınmanın zararları tüm dünyada etkisini göstermeye devam ediyor. Küresel ısınmanın etkileri çoğu zaman kuraklık, çoğu zaman depremler, çoğu zaman aşırı yağışlar ve bunun sonucunda da sel baskınları olarak görülürken, kimi zaman ise mevsim kaymaları olarak insanoğlunun karşısına çıkıyor. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, küresel ısınma ve soğumanın etkisini önümüzdeki senelerde Türkiye’de daha aktif bir şeklide görüleceğini söyledi ve İstanbul Boğazı’na ilişkin donma iddiasında bulundu. Peki İstanbul Boğazı donar mı? İstanbul Boğazı ne zaman dondu? İstanbul Boğazı mı donacak?
Dünyada küresel ısınma nedeniyle iklim değişikliğinin birçok olumsuzluğa yol açtığı konuşulurken; DEÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, asıl tehlikenin sanılan aksine ısınma değil, küresel soğuma olduğunu kaydetti.
İstanbul Boğazı mı donacak?
Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Soğuma demek, kuraklık demektir. Soğuma demek, kıtlık demektir. Bu nedenle, soğumadan korkacağız. 90'lı yıllardan beri hep şunu söylerim; 2020'lere kadar küresel ısınma artarak devam edecek. Tıpkı 900'lü yıllarda olduğu gibi. Ama 2022, 2023 veya 2024 olur. Bu dönemlerde biz, mini soğumaya gireceğiz. Sıcaklık mola verecek. Bu molada, İstanbul Boğazı'nın donduğunu göreceğiz. İstanbul Boğazı'ndan karşıdan karşıya yürüyerek geçilecek. En son 1929 yılında geçildi. 2- 3 yıla kadar tekrar bekliyorum" dedi.
Küresel soğumanın zararları neler olacak?
Küresel soğumanın getireceği sorunlara değinen Prof. Dr. Doğan Yaşar, "En önemli sorun kuraklık olur ve yağışlar çok düşecektir. İkinci olarak tarım ürünlerinde çok ciddi düşüşler olacaktır. Anadolu için bu durum, muhteşem avantajlı bir dönem olabilir. Düzgün bir tarım politikasıyla, biz cari açığımızı kapatırız. Çünkü bu dönemde buzullar, Orta Avrupa'ya kadar inecektir. Kuzey Avrupa'da hiçbir şekilde tarım yapılamayacaktır. Bizde de verimlilik düşecektir. 10 kilogram yerine 3 kilogram alacağız. Ama bizde yine de bir verimlilik olacaktır. Az da olsa alacağız. Ürettiğimiz tarım ürünleri değer kazanacak" dedi.