AKİT MENÜ

İSLAM

Tarih bilinci

Bizler Müslümanlar olarak, tarihi bilme mükellefiyetini Kur’an-ı Kerim’den öğreniyoruz. Zira kitabımız Zikr-i Hakîm bize geçmiş medeniyetlerin hallerinden bahsedip ibret almamızı ister.

Tarih bir milletin hâfızasıdır. Arşividir, kadîm sermayesidir. Teselli ve ilham kaynağıdır. İbret ve hikmet menbaıdır. Tarih, istikbâlin tohumudur. Yeni yetişen nesil için yegâne miras ve yaşanarak yazılmış kitaptır tarih. Tarih, birilerinin heva ve hevesine göre anlatımı, kalem ve mürekkep israfı değildir. Bir kısım insanı memnun etmek için uydurulmuş, hakikatten çok uzak, menfaate dayalı anlatı hiç değildir. Tarih kitapları kalemle yazılabilir ama tarihin kendisi bedel olarak ödenmiş, insanların kanları ve kemikleri üzerine yazılmış bir milletin kimliğidir.

Tarih bilinciyle yetişen nesiller daha tedbirli, mûtedil ve temkinli davranma alışkanlığı edinir. Bu bilinçle hareket etme ve irade terbiyesi adına Peygamberimizin; “Sevdiğini, dostunu ölçülü sev, çünkü bir gün gelir o dostun düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü buğz-nefret et, çünkü düşmanın bir gün olur da dostun olabilir” hadis-i şerifini hatırlıyoruz. 

Bizler Müslümanlar olarak, tarihi bilme mükellefiyetini Kur’an-ı Kerim’den öğreniyoruz. Zira kitabımız Zikr-i Hakîm bize geçmiş medeniyetlerin hallerinden bahsedip ibret almamızı ister. Ne hazindir ki bugün geldiğimiz noktada çocuklarımızı ibret, hikmet ve rahmet vesikası olan tarihimizden bîhaber yetiştirerek yalnızca geleceğe hazırlama ve gelecekte var olma kaygısı bu kaygı uğruna da kadîm sermayemizi kurban verdiğimiz âşikârdır. Tarih bilgisinin sadece okullarda birkaç saatlik dersten ibaret olduğunu zannetmek tarihi yanlış okumaktır. 

İnternet çağıyla birlikte bilginin hızlı ulaşımı, toplumların hızla değişmesi, ahlak, kültür ve yaşama tarzlarının süratli bir şekilde adeta mutasyona uğraması hemen bütün dünyayı etkileyen bir kültürel erozyona sebep olmuştur. Müslüman uyanık olmalıdır! Varsa dedesinin veya babasının hatası onu görecek ve tekrardan kaçınacaktır. Tıpkı Peygamberimizin “Mümin, aynı delikten iki defa sokulmaz” hadis-i şerifinde buyurduğu gibi. Bu hadis-i şerif, sadece bireysel hatalar olarak görülmemeli, nesillerin de aynı hatayı tekrar etmemeleri gerektiği anlamını da taşır. 

Bizler Müslüman Türk milleti olarak gerek yakın gerekse uzak tarihimizi unutmamız; sadece bu aziz milletin ecdâdına değil dünyanın kadîm tarihine de ihanet olacaktır. Din-dil-tarih şuuru olmadan olmaz. Bizler Sultan Alparslan’ların, Sultan Fatih’lerin, Sultan Selim’lerin, Sultan Abdülhamid’lerin, Mustafa Kemal’lerin ve Necmettin Erbakan’ların bu aziz millete neler yaptığını unutursak elimiz dilimiz kuruyacaktır! 

Bizler, sırf Kur’an okuduğu/okuttuğu için idam sehpalarında şehit olanları, başörtülü okumak için eğitim hakkı elinden alınanları unutamayız. Her zaman zalimin karşısında, mazlumun yanındayız. Bir Müslüman için tarih okumak mecburiyettir! Selam ve dua ile.
Salih KIRMIZI

Yorumlara Git

MGK Genel Sekreteri Okay Memiş, Hasan Turan’ın acısına ortak oldu

3 yaşındaki kızın ölümünde ‘ateş düşürücü’ şüphesi!

Halk TV için 4 gün önce ne demişti? Kılıçdaroğlu’nun sözleri yeniden gündemde

Halk TV soruşturmasında yeni adım: Kanalın yönetimine TMSF atandı

10 yıl sonra bir ilk! GKRY lideri Türkiye’ye geliyor