AKİT MENÜ

Gündem

Kaos lobisinin hedefi erken seçim

Son dönemde Türkiye’ye yönelik gerçekleştirilen ‘kur’ operasyonlarını ve kamuoyunda tepkiye yol açan skandal yargı kararlarını değerlendiren uzmanlar, “Kaos lobisinin ekonomi ve siyasi ayağı, toplumun iktidara olan güvenini sarsmayı ve ülkeyi erken seçim krizine sürüklemeyi amaçlıyor” dedi.

Bir taraftan sağlam temeller üzerinde yükselen ekonomimizi hedef alan operasyonları, diğer yandan Moğultay döneminden kalma yargı mensuplarının birbiri ardına verdiği skandal kararlar, ülkemizde kaotik bir ortam arayışı içinde olanların ekmeğine yağ sürüyor. ABD Başkanı Biden’in ‘Türkiye’deki muhalefeti destekleyeceğiz’ açıklaması sonrası sürekli olarak erken seçim çağrısı yapan CHP, İP ve HDP üçlüsü de kriz ortamı oluşturabilmek adına olağanüstü bir gayret gösteriyor. Adalet Bakanlığı’nın bütün iyi niyetli çabalarına rağmen, yargı içerisindeki bir klik ise hukuku ayaklar altına alan hükümleriyle küreselcilerin işlerini kolaylaştırıyor.

Erken seçim ülkeye ihanettir

Uzmanlar ise Türkiye’de kaotik bir ortam oluşturma çabalarının güçlü siyasi irade tarafından akamet uğratılacağını kaydetti.

Ekonomist CFO Mustafa Özbay, şu değerlendirmede bulundu: “Erken seçim söylemi ekonomiye sinsi bir saldırıdır. Pandemi sürecinde tüm dünyanın yaşadığı ve ülkemizde de yaşanan ekonomik sıkıntıları tetikleyici bir etki oluşturacak olan olası ekonomik ve finansal saldırılar sürmektedir. Nitekim ABD Başkanı Biden’ın ‘Erdoğan’ın seçimleri kaybetmesi için muhalefetin desteklenmesi ve cesaretlendirilmesi gerektiğini’ dile getirmesi söyleminin arka planında, ‘finansal saldırı’ beklentisine girmemek son derece masumane bir davranış olur. Olası bir erken seçim ekonomiyi son derece olumsuz etkiler.”

Ekonomik sıkıntılar saldırıdan

Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sıkıntıların saldırı kaynaklı olduğunu kaydeden Özbay, şöyle devam etti: “Yeni sistemin yapısından dolayı bu olumsuz etkinin büyük ölçüde ortadan kalkacağı, siyasi istikrarın sağlanmasıyla ekonomik istikrarın da sağlanacağı görüşü tüm ekonomi çevrelerinde kabul görmektedir. 2021 ve 2022 yıllarında kademeli olarak atlatılacağı görüşünün hâkim olduğu bir ortamda bu kritik dönemleri seçim atmosferinde geçirmek ekonomimize vurulabilecek en büyük darbe olacaktır.”

Hukuki değil, siyasi kararlar

Hukukçu Yakup Alar da, şunları ifade etti: “Mahkeme kararlarının siyasi görüşe göre değil demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları doğrultusunda olması gerekirken itibarsızlaştırmaya, klavye kahramanlarını cesaretlendirmeye ve toplum nezdinde küçük düşürmeyi sağlayacak bir silah olarak kullanılması toplumun adalete olan güvenini derinden sarsar. Bu tür kararlarla toplumda koas ortamı hazırlayarak, muhalefetin erken seçim isteme çağrılarına adeta davetiye çıkarma girişimi olup bu tür ideolojik ve toplumda infiale sebep olabilecek karar veren hakimler hakkında HSK gerekli adımları atması gerekmektedir. Adalet Bakanlığı’nın bütün iyi niyetli çabalarına rağmen yargı içerisinde klikler var. Bu yapıların temizlenmesi gerekir. Aksi takdirde adalete olan güven sarsılmakta ve kaos ortamı oluşacaktır.”

Yorumlara Git

Tarihi deneyin nedeni ortaya çıktı… NASA Ay’da ateş yakacak!

Orman yangınlarında kundaklama şüphesi! 32 şüpheli gözaltına alındı

Uçakta facianın eşiğinden dönüldü: Kabin camı yerinden çıktı! Yolcu son anda kurtarıldı

Ne güzel işte sarhoşlar başka kapıya! Türkiye tatilde ucuz alkolde pahalıymış

Bize bir şey olmaz kafası! Sahile vuran İHA’yı alıp eve götürdü