Gündem
Kıbrıs’ta Kur’an kursları yasalandı mı? KKTC Anayasa Mahkemesi Kur’an kursu karanı ne oldu?
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’nin, aynen 28 Şubat karanlık zihniyetinin yaptığı yaparak, laiklik adı altında Allah’,a, İslam’a, peygambere, Kur’an’a savaş açma küstahlığında bulundu. KKTC Anayasa Mahkemesi’nin hadsiz kararına Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anayasa Mahkemesi Başkanı bu yanlışından süratle dönmelidir. Dönmediği taktirde atacağımız adımlar farklı olacaktır.” eleştirisi geldi. Peki KKTC’de Kur’an kursları kapatıldı mı?
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, ülkedeki Kuran kurslarının laiklik ilkesine karşı olduğu gerekçesiyle kapatılmasına karar verdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Anayasa Mahkemesi'nin, Kur'an kurslarının kapatılmasıyla ilgili kararı Türkiye’de tepkiyle karşılandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Anayasa Mahkemesi’nin Kur’an düşmanlığını içeren karana tek göstererek, “Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın laikliğin ne olduğunu öğrenmesi lazım, açıklaması kabul edilebilir değil. Tavır değişti değişti, değişmediği takdirde biz özellikle Kuzey Kıbrıs'ta inanç özgürlüğü noktasında Kur'an eğitimi noktasında eğitime teşkil edecek adımların atılmasına müsaade edemeyiz. Kuzey Kıbrıs, Türkiye'deki uygulamalar neyse bunları safhasına geçirmek durumundadır. Din düşmanı sendikaların attığı adımları kabul etmemiz mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi Başkanı bu yanlışından süratle dönmelidir. Dönmediği taktirde atacağımız adımlar farklı olacaktır.” dedi.
‘Tarar Kıbrıs Türkleri’nin varlığına ve birliğine yönelik bir tehdittir”
İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un alınan kararla ilgili yaptığı açıklama şöyle; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’nin Kur’an kurslarının kapatılmasıyla ilgili almış olduğu karar ideolojik ve dogmatik bir aklın ürünüdür. Laikliği bu denli sığ ve yanlış bir şekilde yorumlamak temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik bir adımdır. Laiklik, din özgürlüğünü teminat altına alır, din eğitimini yasaklama aracı olarak kullanılamaz. Ancak jakobenler, laikliği dini değerleri ve kültürel zenginliklerimizi baskılamak için kullanırlar.
Akdeniz’in ve özellikle Kıbrıs sorununun, Türkiye’nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle uluslararası alanda daha hakkaniyetli bir şekilde tartışmaya açıldığı böylesi kritik bir dönemde alınan bu yanlış karar Kıbrıs Türkleri’nin varlığına ve birliğine yönelik bir tehdittir.
Demokrasinin teminat altına aldığı din ve inanç özgürlüğüne vurulan bu yargı darbesi asla kabul edilemez. Bu kararın zamanlaması manidardır. Hangi amaca hizmet ettiği akıllarda ciddi şüpheler uyandıran bu karara tepki göstermek demokrasiye saygı duyan herkesin görevidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tüm gücü ve kudretiyle Kıbrıs Türkleri’nin yanında olmaya devam edecek, tarihinden aldığı ilhamla Kıbrıs Türkleri üzerinde oynanan bu tehlikeli oyunu yine Kıbrıs Türkleriyle el ele vererek bozacaktır.”